Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
815
 

Acem(i) işi uçak kaçırma

Acem(i) işi uçak kaçırma
 

Sait Faik gibi başlıyorum söze: Yazmazsam çatlayacaktım…
Aynen öyle. Ben bir Onpunto’cu olarak her yerde gözüm kulağım vardır hesabıyla bu uçak kaçırma olayını yazdım.

Yazmasam çatlardım. Çünkü okurken gülmekten çatladım !

SABAH SAAT 5.30

Atlas jet Akdeniz semalarında uçuyor. Hava güneşli ve berrak. Yükseklik 10 000 feet. Aşağıda gökyüzünü kıskançlıktan delirtecek kadar mavi Akdeniz . Belki yeniden doğacak o sulardan Afrodit…

Uçağın içi. Pilot kabini.


1.Pilot

-Abi otomatiğe aldım. Ben biraz uyuyacağım. Bir şey olursa uyandır.

-Ne gibi bir şey kaptanım?

-Canım ne bileyim, hani hava boşluğu uzun sürerse, şu parlak hava birden loşluğa dönerse, ha bir de korsan morsan olursa…hah hah

-Tamam kaptan. Ama korsan kapıyı kıramaz. Şifresi var. Neydi ya, tamam hatırladım… 8-9-10; alanı bulamazsan git komşunun damına kon ! Sen rahatına bak.

-horr horrr

Otomatik pilot:

-Yahu kim demiş pilotluk zor. Bütün iş bende. Geçen gün levyeyi çekmedi, alana pas geçti. Ankara’ya inecekti, Afrika’ya indi. Allahtan yardım uçağıyız dedik, artan yemekleri açlara verip kurtulduk…

Uçağın içi…Yolcu kabini:

Küçük bir kız annesine sesleniyor. Azıcık cilveli ve de nazlı tabi.

- Annecim oyun hamurum nerde. Hani oynim diye aldıktı Uçakta uslu durayım, cici kız olayım diye ?

-Ay, şuraya koymuştum ayol. Hem de rengarenkti. Bolca aldımdı. Ay Refik çocuğun hamurunu gördün mü.

- Ne bileyim karıcım. Bu kız benim hamurumdan değil ananın hamurundan. Uçağa bindik bineli car car konuşuyor, aynı o valla…

-Anne bana car car dedi.

-Refik anamı karıştırma yine. Car car filan anlamam, cart diye yırtarım ağzını. Hamuru bul, Üstüne oturmuşundur; şortuna yapışmıştır.

-Hanım ben bilmem mi ne yapıştı mabadıma. Sinir ettin yani…

-BİLMEZSİN TABİ. Plajda yengeç girmişti mayona. Yan yan yürüyünce anladık neler olup bittiğini.

İKİ SIRA ÖTE…ŞÜPHELİ İKİ ŞAHIS

-Ula el Habibi, çaldın mı küçük kızın hamurunu?

-Çaldım el Yezit. Şimdi onu elimde bomba yapıyorum.

-Al şu çiviyi, bomba bu el Habibi. Olmalı bir de pimi.

-Haklısın el Yezit. Ben şu bıçağı da arakladım tepsiden. Bıçak ve Bomba. Bizi götürür bunlar anavatan İran’ a.

-Bismillahirrahmanirrahim. Ben gidip kokpiti açacağım. Pilotları esir aldık mı tamam. Ver elini Tahran!

-Gazan mübarek olsun el Yezit. La ilahe illallah; hani olursak şehit mehit.

-Ağzından yel alsın, yalelli olsun el Habibi. Şehit olursak adımız olsun El Niyazi.

Uçağın içi. İKİ ERKEK YOLCU

- Abi anamdan emdiğim süt burnumdan geldi. Necla tutturdu cumartesi toplantı olur mu diye. Bi de çantamda küpeleri buldu. Bilirsin işte manitaya hediye. Ne yapacaksın karıya kaptırdık. Sana almıştım dedim. Yutmadı ama; küpelere de tav oldu. Olan tavaya oldu.

-Tavaya noldu Remzi abi?

-Yanlışlıkla kafama vurdu. Raftan indirirken. Ben de yutmadım ama, sustum. Abin kaçın kurdu…heh heh

-Remzi abi bak bak…şu adam kokpite koşuyor. Yav n’oluyor

-Oğlum merak etme. O uçakta görevlidir. Bir küçük kızın oyun hamurlarını alırken gördüm. Yani hamur mamur, basınç alır kabarır, hava yastığı gibi suratımıza vurur.

-Ya Remzi abi herif omuzluyor kapıyı…

Yolculardan biri:
-Hoop noluyo yav, adam gibi çalsana. Duyar açarlar, siz kapısız köyden mi geldiniz?

Yolculardan bir başkası:

-Sen korsansın, eyvah uçak kaçırılıyor. Biri polise telefon etsin…

Yaşlı bir kadın

-Ay benim damadım polis. Dur cepten arayayım…

YAŞLI KADININ YANINDA İLLAKİ SELLOCAN:

-Ara ninecim. Bu Türkcell. 10 bin feette de çeker.

Türkcell. Kavuşsun sevenler!

HOSTES:
-HANFENDİ cep tel uçağın rotasını şaşırtır. Kapayın lütfen!

YOLCULARDAN BİRİ:
-İyi ya bu telefon rotayı değiştirirse doğru rotaya geçeriz. Ben uçak mühendisiyim. Bilirim.

BİR BAŞKA YOLCU:
-Ay şimdilerde herkes İran’ la bağlantı halinde; bu millet yanlış rotadan doğru rotayı çıkarsaydı o zaman anlardı?

KORSAN EL Yezit:

-Kapı açılmıyor el Habibi. Sen hostesi rehin al. Kapıyı açmazlarsa ben arka kapıyı açarım, aşağıya atarız.

El YEZİT:

-OLMAZ EL HABİBİ. Biz insanız üstelik islamız. Kimse korkmasın. Hostesi atmayacağız.

Piloooot ayva dersem kapıyı aç, armut dersem açma. EYYVAA !

Pilot KABİNİ:

2. PİLOT:

-Şifreyi bilmiyor, AYVA diyor. Ama biz de ayvayı yemek üzereyiz… Kaptanım ne yapacağız. Ah paraşüt olsaydı hemen kaçardık şimdi mecburi iniş yapacağız.

1.PİLOT:

-Kaptan pilotunuz konuşuyor. Merak etmeyin. Yüksekliğimiz on bin feet. Ulan korsan, itoğlu it. Ulan bizi mi buldun kaçıracak. İran Air’ e bineydin ya. Paran mı yoktu. İsteseydin verirdik yezit. Din kardeşiyiz.

YEZİT:

-SEN TAHRANA ÇEK. Bak elimizde bomba var. Bi de sustalı. Sustalı seni susturur, bomba da yolcuları.

1.PİLOT:

-Kaptan pilotunuz konuşuyor. Yüksekliğimiz 9 bin feet. Hava sakin. Sizde sakin olun. Bir boşluğa girdik. Bu korsanlar da bir boşluktan yararlanıp girmişler. Korsanlar beni dinleyin: Benzin bitti. Antalya’da benzin almamız lazım. Sonra İran’a gideriz. Yoksa İran diye İncirlik’ e ineriz. Bir çuval inciri de berbat ederiz.

OTOMATİK PİLOT:
-Bizim başımıza çuval geçirirler ama siz çuvallarsınız yani. Hem biz Atlas Jetiz. Ve de Kıbrıslıyız. Sokullu Mehmet paşa demiş ki: Atlas jet in perdeleri atlastan. Kim aldıysa Kıbrısı odur kol kopartan…tan…tan..tan..

1.PİLOT

-Otomatik pilot arızaya geçti. Merak etmeyin. Yağ sızıntısı ondan. Yağ kaçırdı altına… Korkudan… Heh heh!

Allahın sopası yok, dalga geçer misin böyle olur işte…

EL HABİBİ

-Tamam. Öyleyse kurşunsuz benzin al. Çevreye zarar verme. Otomatik pilotun altını değiştir. Belki lazım olur.

EL YEZİT:

-Hosteees, bez getir! Otomatik amel olmuş, tez getir ! Biz insani korsanız. Kimse korkmasın. Size zarar vermeyiz, icap ederse bu bombayı yutarız.

KÜÇÜK KIZ:

-Aaa o bomba değil ki benim oyun hamurum. Ben hamurumu isterim, ben hamurumu isterim

ANNE:

-Yok yok korsan bey, siz ona bakmayın. Onun oyun hamuru değil o; benim mantı hamurum. Güle güle kullanın. İşiniz bitince size bir mantı da açarım.

KÜÇÜK KIZ

-HAMURUMU İSTERİİİİM… HAMURUMU İSTERİİİM

BABA:
-Sus kızım. Bunlar korsan amcalar. Bak bizi İran’a götürecekler oradan sana bir barbi bebek daha alırım. Çarşaflı, türbanlı. Birini çıkarır, ötekini takarsın.

ANNE:
- ay Refik manyak mısın ? Ya kızımız da Barbiyi taklit ederse?.. Barbisinin adını EL BARBİ koyarsa … O da komşunun oğlunun uçaklarını kaçırırsa... Oyuncak moyuncak, her şey böyle başlar...

-İstemem ben hamurumu isterim. Onlara barbi bebeğimi verim hamurumu versinler.

HABİBİ:

-Bana bak küçük kız. Bu bomba. Yolcuları saptırma. Bak çivisi de çıkmış, yani pimi. Bu pimi çekersem bommm. Havaya uçarız.

YAŞLI TEYZE:

-AA korsan evladım, zaten uçuyoruz.

TÜRKCELL SELLOCAN:

-Nereye uçarsanız uçun, Türkcell ile anında bağlantı. Cennete uçsan bile. Ara sevdiğini Türkcell’e.

ERKEK YOLCU:

-Valla Remzi abi senin hanımın ahı tuttu. Tava yetmemiş anlaşılan..

-Yok yok bunlar iyi korsan. Hanımın ahı tutsaydı bizi Ahmed-i Necat kaçırırdı. Herif gerçek mezar kaçkını. Hem o ellerindeki bomba değil canım hamur. İşte alçalıyoruz. Sus ve bekle. Özel tim yollarlar. Özel timler her korsanı mimler.

ANNE:
- aa indik işte. Canım kadınlarla çocukları bırakın. Refikler kalsın. Pardon erkekler kalsın!

REFİK

-Bence sen kal biz gidelim. Sen bi İrana git de kadınların halini gör, kıymetimi bil.

HABİBİ:

-Kadınlarla çocuklar insin. Yan kapıyı açıyorum.

ERKEK YOLCU:

-Bak BEN DE ARKA KAPIYI AÇTIM. Koş kaçalım. Biz miyiz Allahın enayisi? Hem Titanik zamanındaymış kadınlarla çocukların önden gitmesi…

- Öyle be Remzi abi. Hem küresel ısınma olsaymış batmazmış. Leanardo di Caprio da o yavruya dalmazmış… AA Bak şu kaçan atlı mıdır yoksa bizim pilotlar mıdır?

-Pilotlar elbette. Yahu onlar kokpitten tüymüşler.

Helal olsun. Biz de canımızı bunlara emanet ettik. Karada kaçan havada da kaçar.

-Remzi abi, şu pilotları takip eden robot neyin nesi?

- O da otomatik pilot oğlum. Gerçeği kaçarsa otomatiği otomatikman kaçar.

-Atla Remzi abi… Aaa bir tek ambulans bile yok. Ya bu kadar yolcu kaçışıyor. Bir gelen yok mu ? Hadi bunlar angut; peki hani Akut !

-Kaç oğlum kaç. Kimseyi arama. Onlar gelene kadar bu herif çıkarır silahı; bakarsın bi tarama…herkes mefta..

UÇAĞIN İÇİ

Küçük kız:
-Korsan amca hamurumu ver.

HABİBİ:

-Çivisi var eline batar. Bak sen şimdi şu kaçan amcaları takip et. Onlarda yiğitlik hamuru var. Yiğitlerin onda dokuzu kaçar !

YEZiT:
-BAK BİR TİM GELİYOR. Who are you… Siz kim yani?

TEKNİK SERVİS YETKİLİSİ:

-Biz teknik servisiz. Uçakta arıza varmış tamir edeceğiz. Siz yolcuları indirin. Tamir bitsin, geri çağırırız.

-Uçakta arıza yok biz korsanız. Bak bu da bombamız!

TEKNİK SERVİS yetkilisi:
-ÖYLEYSE SİZİN BOMBA ARIZALI. Böyle patlamaz bu. Bak ben biraz barut getirdim, Bu da kibrit. Siz bombayı bu şişeye koyun. Üstüne de biraz votka Smirnof. Al sana Rus işi kokteyl Molotof…

EL HABİBİ:

-SİZ VAR ÇOK MİSAFİRPERVER. VE ÇOK GOOD, YANİ İYİ. BİZ OLMAK HEM ACEM HEM DE ACEMİ.

TEKNİK SERVİS Yetkilisi:

-Öyleyse teslim olun. Zaten pilot yok artık uçakta. Yolcular dönse belki otomatik pilotu razı ederiz ama o da güvence ister. Otomatik ama aklı var. Şimdi Momomatiğin bile aklı var. Bak ne diyor kirlenmek güzeldir. Kirlen ki Momomatik alasın. Ha bire yıkayasın. Elbisen temiz koksun, bütçen çamura batsın.

EL HABİBİ:

- Tamam, biz var teslim. Zaten bu da bomba değildi. Bu da sustalı değil bak plastik bıçak. Bu plastikle olmaz adam bıçaklamak.

EL YEZİD:
-Ancak bu konserve açacak… Belki hara kiri. Ama biz olmak İslam. Yaparsak biz hara kiri. Çin işi Japon işi; Cennette sormak bir ulu kişi: Madem Japon’dun gelirken niye getirmedin biraz Suşi…

TEKNİK SERVİSÇİ

-Tamam Siz teslim olun. Yeter… El Kaide misiniz yoksa?

Kaidelere çok bağlısınız da ?


İKİSİ BİRDEN:
- Bismillahirrahmanirrahim. Bizim başkanımız Usame bin Ladin. El kaide örgütünün başı. Yüzü safi sakal. Gördüğün iki delik gözü, üç kıl da kaşı..Yaşasın Usame…

-Yahu bu USAME SİZE BİR HELİKOPTER DE Mİ VEREMEDİ. Atlasa attı sizi…

Yaşasın El kaide…yaşasın Usame.

-Yahu açlıktan gebereceksiniz. Hala Usamelere tapınmaktan usanmadınız.

İKİSİ BİRDEN:

- Olabilir. Allah EL kuvvet ve el azim versin Usamelere… Biri gitse öteki gelir; bak bin tane.

TEKNİK SERVİSÇİ:
-Siz de devam edin böyle müsamerelere… Hadi bakalım şimdi doğru merkeze…

-Türk halkından özür dileriz. Bismillahirrahmanirrahim.

Bi uçağı kaçıramadık, Allah cezamızı verecektir bizim.

-Yahu bu İbonun sözü.

- İboyu çok severiz. O olmak bizim de imparator. Bir daha onun uçağını kaçıralım el Habibi. İnene kadar bir uzun hava çeksin, bir yalelli… Kürtdil-i Arap ezgisi… Valla hiç güleceğim yoktu.. ha ha

YAŞLI KADIN:

-Evladım niye herkes indi? Ay ben şimdi arayayım şu polisi. Bu korsanlar ikiydi beş oldu. Sello yavrum, BU CEP burada da çeker mi? Yoksa kanata mı çıkayım?

TÜRKCELL SELLOCANI:

-Çeker çeker… Burada da çeker, İran’da da çeker, bu fanatikleri herkes her yere çeker. Medeniyete bağlayacak telefonu icat edemedi Graham Bell…

Ben SELLO; iSTER CEPTEN, İSTER KALPTEN, MEDENİYETE BİR ALO DE; BUDUR GEREKEN !

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 94
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 597
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

1950'lerden sonra doğan her dünya insanı gibi, ardında pek çok takıntıyla gelen geçmiş zamanı, bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster