Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1430
 

Acemi cadı Aygün

Acemi cadı Aygün
 

Neden bir hanım çevresindeki tüm insanlar ile mükemmel anlaşır ama sıra hayatını paylaşacağı kişiye gelince O'na kök söktürür, bunu neden yapar? Dünyanın en şeker, en sevimli insanlarından biri olan Sevgili Aygün'ün nasıl bir anda cadıya dönüştüğünü okuyacaksınız bu yazıda...

Sevgi dolu, mantıklı, ağır başlı bir insandır, karşı cinsiyet ile kesin bir ölçü dahilinde samimi olur. Öyle yere bakan yürek yakanlardan değildir, yere bakar ama işini yapanlardandır. Bugüne kadar patronundan bir "aferin" almış olmasa da genellikle işini en güzel şekilde yapar. Hata da insanlara mahsustur tabii... ama patronu bunu pek bilmez ve anlamakta da zorlanır.

Malum, bu dünya tatlısı kızımızın birçok taliplisi vardır. Bunların pek azına izin verir yanına yanaşabilmeleri için. Sonuçta O da bir seçim yapmak zorundadır, yuvasını kurup çocuklarının annesi olmak için. Pek belli etmem ama çok hoşuma gider bu davranışı...

Geçtiğimiz aylarda bir kişi vize aldı kızımızdan, arada bir işyerine geliyor ve görüşüyorlar. Havadan sudan falan işte. Gel gelelim kızımızın çocuğa etmediği kalmıyor, kapris ki ne kapris. Onu beyenmem, niye öyle dedin, ne demek istedin, O kim oluyor, neden bana sormadın, neden fikrimi almıyorsun gibi ahiret sorusu kıvamında ve taciz atışı formatında plansız taaaruzlarda bulunuyor. Sadece bu kadarla kalsa iyi, tafralar, kaprisler, hele bir surat yapıyor ki bazan benim bile zoruma gidiyor, halbuki bana ne ki !... İçimden "RAHAT BIRAK KARDEŞİM ŞU ÇOCUĞU" diye haykırmak gelse de üzerime vazife olmadığını bildiğim için kendimi dizginliyorum.

Delikanlı da garibim, başı önüne eğik bir şekilde cevapladığı sorulara "tamam, olur, hallederiz, şimdi niye kızdın, burada haksızlık ediyorsun" gibi sözü alttan alan formatlarda yanıtlar veriyor ve gelen sert darbeleri farklı yönlere savuşturan savunma tekniklerini sergiliyor. Savunmasını akılcı, saygılı bir şekilde belirli bir teknik ve ahenk dahilinde icra ediyor. Çünkü bu savuşturmalar sırasında karşısındaki acemi cadıya zarar vermek istemiyor...

Kırk kere söyledim, bak yavrucum. Sen böyle yaparsan O da köprüyü geçene dek "ayı ya dayı" der, nikahtan sonra ayı yer değiştirir O olur, sende ayıya yem olursun. Bugün bu adama eziyet edersen ileride de eziyet bulma ihtimalin yüksektir lakin istemeden bu tür tacizler insanın içine birikir, yuva yapar. Ve bir gün senin için hiç uygun olmayan bir zaman ve mekanda yaptıklarının sonuçları ile yüzleşmek zorunda kalabilirsin. Aileden sorumlu Sayın Bakan Nimet Çubukçu'nun söylediği gibi "erkekleri nerede yakalarsak orada eğitiriz" gibi çıkışlarla gaza gelme sen. O devlet bakanı, sen havaya bakansın, onun tuzu kuru, seninki sırılsıklam...

Dünyalar güzeli... Aşka inanmam, bana göre aşk yoktur ama sevgi, saygı ve sadakat gerçektir, vazgeçilmezdir. Tüm canlılara, en azından hak ettikleri kadar saygı göztermeyi çok görme ve onlardan da sana en az hak ettiğin kadar saygı göstermelerini iste... İste ama sözlerinle değil, gözlerinle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Erkeklerin sevimli cadıları sevdiği kanısındayım, Aygün kızımızın tam gaz arkasındayım:) Köprüyü geçene kadar ayıya dayı- evet bu geçerli bir atasözü gibi , ee etme bulma dünyası , eğer Aygün kantarın topuzunu iyi ayarlayamassa sonuçlarına da katlanacaktır ; ama ne olursa olsun naz yapmak güzeldir diyorum( Belkide hayatım boyunca anneme bile naz yapmadığım içindir)... ESEN KALINIZ...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 14.03.2007 15:53
Cevap :
Selam sıla... Seninle aynı fikirde olduğum pek söylenemez. Naz yapmak güzeldir ama bilirsin "fazla naz aşık usandırır". sen de zaten bu konuya değinmişsin... Samimi yorumun için teşekkürler...  15.03.2007 18:59
 

Sevgili kardeşim, Bu saydığın davranış tipinde ben neler buldum kendimce; 1- genelde memeleketim kadınları -özellikle bu yaşlardakiler- niyeyse erkeklere böyle davranıyorlar, sonrada " vay evde kaldım , vay kahfe falı, adama gibi adam nerede" diyerek dolanıyorlar, 2- Umumiyetlede memleket erkekleri de alttan alan, saygılı - nikaha yada nişana kadar- davranıyorlar. Yani genelde bir roller var, kadın ve erkek rolleri.Kimse kendisi gibi olmayınca doğal olarak " köprü, ayı ve dayı" atasözü/nasihatimizi haklı çıkaran yada gerçekleyen sonuçlar çıkıyor. Buradan sesleniyorum! Köprü yok, köprüyü geçmek de yok, ne ayı ne dayı deyin kimseye! Sevin , kendiniz olun kendisi gibi olan da sizi sevsin. Böyle yapmayan da ayıdır.

erol erol 
 22.01.2007 14:42
Cevap :
Sevgili Dostum. İnan ki bugün ilk kez gülümsedim yorumunu okuyunca, çok yaşa emi !... Sevgi değil mi geçek olan, gerçek sevgi, katkısız...  22.01.2007 17:21
 

Ne güzel anlatmışsın; dereyi geçince ayıyla,dayıyı ellerine sağlık, kendine iyi bak sevgilerimle..

Mehmet EREN 
 18.01.2007 22:00
Cevap :
Teşekkürler dostum. Elimden geldiği kadar konuyu benzetmelerle aktarmaya çalıştım ama yine de bu bölüme oğlumuz biraz kızmış... :)  19.01.2007 9:44
 

Merhabalar Sevgili Levent, Aygün hanım, Mülayim beyini bulmuş... sevgi ve saygılar.

Latif 
 17.01.2007 20:49
Cevap :
:)) Beni çok güldürdün sevgili dostum. Sanırım öyle ama enişte bu yazıya çok kızmış. Ben defalarca okudum ama niye kızdığını hala anlayamadım. :)  18.01.2007 1:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 125
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 4607
Kayıt tarihi
: 09.09.06
 
 

1968 yılı Ocak ayında Bursa'da doğdum. Çiftçi bir babanın iki erkek çocuğundan biriyim. Askerliğim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster