Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
596
 

Acemi çaylak ve hemcinsler!

Acemi çaylak ve hemcinsler!
 

35 küsur yıl önceki veli toplantısın da cereyan etmiş konuşmalardan bir özetle başlasın öykümüz: “Zeki çalışkan olmuş ne yazar, bana faydası yok Hocanım! Sessiz bir asi benim evladım! 3, 5 yaşındaki kardeşinin, bizim hanımın yaptığı, karyola altına sakladığı börek çörekleri araklamasına göz yumuyor engellemiyor. Allah bilir teşvik bile ediyor.

Dört çocuklu adama kim hatun olmak ister, devlet memuruyuz ileride emeklisi var tek cazibemiz bundan ibaret.

Üvey anasına saygısızlık yapmasa da, sözünü bir yerlerine takmıyor! Havalar da gezen burnu sürtülsün, kırın şunun notunu, aklı başına gelsin!”

Hocaların hocası Şehriyar Hanım, bu isteğe burun kıvırsa da, bir dertli babanın isteğine karşı koyamayanlar oluyor! O zamanlar din dersine katılım zorunlu değil. Tek, tek hoca, hoca dolaşan çaresiz baba kanaat notu konusun da başarıya ulaşabiliyor.

Sessiz asi kız da pılısını pırtısını heybesine doldurup, çok uzaklarda yanıp sönen ışıkların peşine takılıyor dönmemek üzere!

Gün geliyor, devran dönüyor veli toplantısına gitme sırası ona geliyor!

Elinde kâğıt kalem, ziyaret ettikçe öğreticileri seviniyor evladın gidişatına. Bilgisayar eğiticisine sıra geldiğinde sevinci onu terk ediyor.

Ne tadını biliyor ne tuzunu bilgisayar onun için bir muamma; Hangi tuşa basınca civciv çıkar acaba?

Bilgisayarcının bakışları kritik sesi uyarıcı “Yani sizin evde bilgisayar yok mu?” “Hayır, efendim” “Öğrencimizin evde de pratik yapması gerek, sizin de ilgilenmeniz…”

Sessiz asi ana, soluğu özel kurslarda alıyor, önceleri utanıyor sıkılıyor gençlerin arasında!

Çevredekiler kıs, kıs gülümsüyor destek olma niyetiyle “ Nereye böyle her gün, her gün AA o şey için mi? Gerek var mı? Bu saatten sonra!

Görevini ciddiye alan veli maarifin sınavlarına da giriyor, teoride yüz üzerinden yüz, pratikte yüzün yetmiş beşini cebine indiriyor! Diplomasını eşinden başkasına da göstermiyor!

Ana oğul Ram’ca Rom’ca Disket’çe konuşa biliyorlar aralarında!

Ama eve bilgisayar giremiyor kapının darlığından!

Bir zaman sonra, ismi güzel cismi korkutan bilgili sayar evde başköşeyi kapıyor!

Evin genci artık başka diyara gidiyor daha bilgili olma aşkına!

Tanıdık gençler istifade etsinler hiç olmazsa, diyerekten izin veriliyor bilginin kullanımına.

Her şeyin bir bedeli var malum.

Posta ile gelen bildiri karıştırıyor ortalığı! 1, 5 milyar eski Türk lirası ödenmelidir net internet ücreti. Ana”N’ayır olamaz diyor elimi sürmedim ben daha koklamaktan başka. Baba” Nein benim suçum olamaz Türkçe komutlar benim için aşılamaz imkânsız, bitin yediği var bu işin içinde dışında!

Tanıdık gençler, çok iyi tanıdık taş uzaktan gelir mi?

Görevli memure göz kırpıyor çapkınca “Hani bazı siteler var ya! Evde birileri düşmüş olabilir o girdaba!

Ananın yüreği küt, küt alçak sesle”Taksit filan yapsak imkân var mı acaba? Başlıyorlar ödemeye sitenin aidatını.

Mayınlı bölge olarak gördüğü bilgisayara el sürmüyor bundan böyle kadıncağız.

İlim irfan ilerliyor, disketin modası çoktan geçiyor! Diploma ne işe yarar?

Geç vakit bir akşam, telefon zır, zır karındaşı arıyor“ İnternette bir gazetede yazıyorum, ne olur sen de katıl.”

Sessiz yorgun birazcık asi kadın”Yine mi sen bilgili sayar! Görmüyor musun benim bilgim senin hakkında yerinde sayar. Link nedir? Bana yardım et oğul, bir de şu çubuklar -E- çubuğu neden -K- çubuğundan daha uzun?

Kendini acemi çaylak gibi hisseden sadece sessiz kadın aldığı yanıt karşısında mahzunlaşır!

Ümidini kaybetmez bekleşe durur!

Dört ay dolmadan, -E- Çubuğu ile -K- Çubuğu eşit uzunluktadır!

Eş, oğul şaşkın sorarlar nedenini, şarkılar söylemenin sebebini” Uzun günler bekledim hakikat oldu rüyam, başından beri karşı cins çoğunlukta, yazılarımın yanı başında sorardım hep kendime nerede benim hemcinslerim ben onlara kıyamam! Okuyanlarım, erkeği kadını EŞİT çoğunlukta buna kim sevinmez ki” diye yanıt verir: Denge vurgunu o kadın!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilgisayarın başına oturmayı hiç istemedim; oturunca vaktimi alacağını biliyordum. Ama o "yazma eylem" i yok mu ya; onun uğruna oturdum. Oğlum bu işten hiç hoşlanmadığı için neredeyse hiç yardımcı olmadı bana, ama ben yine de öğrendim; hem klavyeyle yazmayı hem de "yazmayı". İlk başta canım sıkılmıştı; E'lerin sayısı K'lerin üç katıydı. Ve ilk başta bazı "E"lere tarzları yüzünden "gıcık" kaptım ve yavaşça ekarte ettim onları. Giderek K'lar arttı, eşitlendi ve şimdi tastamam 443 K fazla. Aslında erkeklerin yorumları çok önemli ve özel benim için; yazdıklarımın onların bakış açısıyla "nasıl" algılandığını merak ediyorum; "duygusallığımla", "kadınlığımla", "anneliğimle" ilgili yazdıklarımı özellikle. Okuyan, okumayan ama ille de yorumlarını esirgemeyen tüm günce arkadaşlarım "var" olsunlar; sevgiyle, maviyle...

derinmavi.. 
 31.10.2007 15:35
Cevap :
Oğullar konusunda aynı dertten muzdarip olduğumuzu bilmiyordum! E veya K! Bence önemli olan gerçek "O"( Okur) Kafasında tilkiler dolaşmayan, ısırmak için fırsat kollamayan, size ve yazdıklarınıza empati ile yaklaşan "O"larınız bol olsun! Selamlar sevgiler.  06.11.2007 14:52
 

Var olan dengeleri hep bozar insanoglu, döner tamire çalışır... Muamma gibi ama insanoglunun fıtratı bu ''bozmak'' .. dengeleri tam bir dünyaya.. SEVGİLERİMLE.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 27.06.2007 9:20
Cevap :
..BOZANLARIN SAYILARI, tamir etmeye gayret gösterenlerden daha fazla. TIPKI bir evde destek görmeyen tüm islerden sorumlu ana misali Yinede omuz vermek gerek DUNYAMIZIN DENGEDE KALMASI, TANRININ SINAVINI kazanabilmek icin. sizler SATIRLARINIZLA KATKI DA BULUNUYORSUNUZ insan kendini YALNIZ hissetmiyor candan sevgiler  27.06.2007 13:19
 

Hep bozulmak içindir. Dengeleri dengede görebilmek ümidiyle. ... HOŞ BİR YAZI.. ELİNİZE SAĞLIK.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 25.06.2007 9:35
Cevap :
Sayfamı ziyaretiniz beni çok mutlu etti. Yorumunuz epeyce düşündürdü, doğru anladığımdan emin olmak isterim: Dengeyi bozmak kolaydır katılıyorum, dengeler bozulmak için vardır? Beslenme dengeli değilse, ülkeler insanlar arasındaki ilişkiler değilse Havva âdem sayısı dünya üzerinde dengede değilse, böceklerin sayısı kuşlarınkini geçerse dünya ile ayın arasındaki denge devasa bir gök taşı tarafından ortadan kaldırılırsa neler olabileceğini düşünmek bile tüyleri diken, diken etmeye yeter! Dengeler bozulunca ne der insanoğlu”Bırak onu boş ver dengesizin teki” Teşekkür ederim. Not: Benim beceriksizliğimden kaynaklanmış olabilir bazı yorumlarım yerine ulaşmadı. Bilginize  25.06.2007 22:36
 

gülümsedim. ve ne iyi etmiş de gelmiş denge vurgunu o kadın dedim içimden. yüreğinize ulaştımı sesim...

beenmaya 
 23.06.2007 18:39
Cevap :
...O GÜLÜM...SEME, O ILIK SES HEP O KADININ YANINDA...  24.06.2007 0:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 846
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster