Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
424
 

Acı + feci acı = böyle bir yazı.

Acı + feci acı = böyle bir yazı.
 

Doğan Haber Ajansının Bursa Muhabirleri Hüseyin Tüccar ve Faruk Kahraman’ın ortak haberi, normal olan her insanı sarsacak cinsten. Haber “Babayı yıkan telefon!” başlığını taşıyor.
Normal olan her insanı sarsacak bir haber ama haberde yaşananlar normal değil.

Ayten ve Ramis Altındiş çifti 3 ay önce şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmaya karar veriyor. Anne (eş), eşyalarını alarak annesinin evine yerleşiyor. Çocuklar ise babalarıyla birlikte yaşamaya başlıyor.

Hala anne kuzusu olan küçüğü 2, büyük olanı ise 12 yaşında olan kız çocuklarından bahsediyoruz. Kendisi bakıma muhtaçken, 2 yaşındaki kardeşine bakmak zorunda bırakılan küçük kızdan… Yaşadığı acıyı artık yüreğinde taşıyamayan yavrudan... Yaşamdan hızlı bir şekilde uzaklaşmak zorunda bırakılan yaralı güvercinden… Bahsettiğimiz bir insan.

Şöyle sesleniyormuş kardeşine; Seni de kurtaracağım kendimi de.

Artık yaşanan acının şiddetini düşünün. Karşı konulması imkânsız hale gelmiş, dayanılası değil… Olsaydı, acı ölçerleri patlatacak cinsten. Öylesi.

Acıya tahammülün bittiği nokta ise duvara resimleniyor. Kurşun kalemle büyükçe bir kalp… İçerisine kendisinin, kardeşinin ve annesinin adlarının işlenmesi… Ve belki bir alışkanlık, hemen altına kimliğinin bir parçası, sınıfı ve okul numarası… Böylesine yalın, her şeyi bir çırpıda anlatır nitelikte bir acı.

<ı>Kardeşim seni seviyorum. Senin de benim gibi okula gitmeni isterdim. Ancak bundan böyle yaşayacakların sadece acı olacak. Aynen benim yaşadığım gibi. Senin, benim yaşadıklarımı yaşamanı yüreğim kaldıramaz. Senin de kaldırmamanı sağlayacağım. Beni affet.

Herhalde bunları düşünmüştür. Bunlar geçmiştir kafasından. Belki biraz daha ürkütücü, ama hep sevgiyle sınırlandırılmış kelimeleri düşünmüştür: Seni de kurtaracağım, kendimi de.

Ya o son telefonu; Kardeşimi öldürdüm. Kendimi de öldürüyorum. Mutlu olun.

Ardından, kardeşini kurtardığını düşledikten sonra, aynı bıçakla kendini kurtarmaya yüklenişi…
***
Kardeşi öldü. Kendisi yoğun bakımda, hayati tehlike devam ediyor. Dilerim kurtulur. Ancak, bu acıyla hayat denilen bu seyahati nereye kadar devam ettirebileceği kuşkulu... Kurtulsa dahi, yeni kurtuluşlar için yavrucağın başka fırsatlar kollayacağı açık. Bu noktada Devlet devreye girmeli. Sonra konuyla ilgili sivil toplum kuruluşları…

***
Anne-baba arasında yaşanan uyumsuzluklardan en çabuk çocuklar etkilenir. Ayrılmaların yaşanması mümkün olamayacak ortamlara neden olabileceğini, sağlıklı boşanmalarda eşlerin boşanmaya giden yolda ailece psikolojik yardım almalarının önemli olduğunu birileri onlara anlatmalı.

***
Öte yandan, yapılan otopsinin ardından yavrucağın cesedini çöp torbasıyla babasına teslim eden Bursa Adli Tıp Kurumu yetkililerine de ivedilikle anlayacakları dilden etik dersleri verilmeli.

Acı + feci acı = Bu öyle bir yazı.

Kaynak:
http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&KategoriID=&ArticleID=1033698&Date=29.12.2008&b=Babayi yikan telefon..&ver=12

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sırf kardeşine bakma sorumluluğunu yüklenmesinin ötesinde farklı bir neden olmalı. Ya da ruh sağlığı uçlarda bir çocuktu anladığım kadarıyla. Ah anne ah! Nereye gidersin bırakıp çocuklarını buz gibi yuvada...

vakayinüvis 
 30.12.2008 2:33
Cevap :
Ne olduğu yakında ortaya çıkar ama, ben olayı intihara giden giderilmesi imkansız ızdırap olarak niteliyorum... Çocuklarımız işte... Saygılarımla.  30.12.2008 8:27
 

Her gün biraz daha iş çığrından çıkıyor. Her şeyin bedelini o küçücük bedenlerin ödemesi çok kötü. İşte bu nedenle defalarca kereler dile getirdim, katıldığım her toplantıda anlatmaya çalıştım. Devlet içerikli bir yasayla çocukları koruma altına almalı. Gerektiğinde psikolojik destek vermeli. Ama maalesef devleti temsil edenlerde bizim içimizden insanlar. 3 gün önce yazdığım , Vanda ki çocukları konu alan yazımı 20 kişi okudu ! Orada bir çağrı vardı, ilgilenilmedi bile. Dilerim bu yazıyı ilgiyle okurlar. Devletin çocuklarımızı ne denli kaderine terk ettiğini görür biraz seslerini yükseltirler. Teşekkür ederim konuyu sayfanıza taşıdığınız için. Saygılarımla.

Nurcan Çelik Yalun 
 29.12.2008 17:30
Cevap :
Devleti yönetenlerin psikolojik desteğe ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Böyle bir haberin ortaya çıkması bile atanmışları da seçilmişleri de, seçenleri de atayanları da oturtup uzun süre düşündürmeli. Yoksa Filistin'e ağıt da yalan, yapılan yardımlar da... Sahtekarlığın kaç türü varsa, hepsi de bizde... Saygılarımla (Yazınızı okumuştum).:)  30.12.2008 8:31
 

Toplum olarak sapır sapır dökülüyoruz... İnsan kime, neye “yuh” çekeceğini, kimin suratına tüküreceğini, bilemiyor....

Ali Gülcü 
 29.12.2008 16:10
Cevap :
Aynen öyle Aliciğim. Dur durak bilmiyoruz. Her yanımızdan irin fışkırıyor...  30.12.2008 8:33
 

Bu haberi okuduğum zaman kendimi çok kötü hisettim. Ülkemizde son günlerde korkunç hatta facia denilebilecek insan dramları yaşanıyor. En çok da çocuklar zarar görüyor ya fiziksel ya da bu şekilde sonuçları fiziki şiddete dönüşen psikolojik zararlar. Bu korkunç olayların bir tanesininde yaşadığım bu şehirde olması sanki daha farklı bir acı hisettirdi bana.aynı havayı soluduğum bir şehirde biryerlerde bir çocuk yalnız yapayalnız ve çaresiz ve öfkeli. Çok üzüldüm keşke sesini duyabilecek birileri olsaydı keşke yardım edecek birileri olsaydı . Bu çocuk bu durumda iken onu duymak istemeyenler, en az annesi babası gibi onu terkedenler kadar çevresindekilerde suçludur. Bence suçlu toplumdur.

Meltem Şahin 
 29.12.2008 15:56
Cevap :
Olayın Bursa ya da başka bir kentte olmasının hiç bir önemi yok. Olması önemli. Olayın ötesinde cesedin çöp torbasıyla taşınması tam bir rezalet. Yetkililere meslek içi eğitimi kapsamında etik değerler, psikilojik yaklaşımlar ve insan nedir? başlıklarıyla dersler verilmeli. Saygılarımı sunuyorum.  30.12.2008 8:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 340
Toplam yorum
: 669
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1556
Kayıt tarihi
: 10.03.08
 
 

Basınla ilgili bir kuruluşda çalışmaktayım. Uzun yıllar basınla ilgili konularda danışmanlık yapt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster