Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '19

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
27
 

Acı Bir Bekleyiş

Peki ben, kim ve ne için vardım bu hayatta...

Neyi değiştirebilir ya da neye anlam katabilirdi ki varlığım.
Kendine dahi pek hayrı olmayan bir ruhun varlığı, kainata, insana ne gibi bir anlam katabilirdi ki .

-Sakin olmalısın !

Bana sakin olmamı söyleme, sakin olmaktan ve sakin kalmaktanda yoruldum artık.
Neyden korkuyorum, çıldırmaktan mı !Bir adım daha öteye gitsem ne olur, ne kaybedebilirim ki.
Ne acı bir bekleyiş bu, tıpkı Godot'yu beklemek gibi . Ne zaman bitecek, yüreğim ne zaman çocukluğumdaki gibi rahat bir nefes alabilecek. Zaman geçiyor, ruhen daha fazla katılaştığımı ve sertleştiğimi fark ediyorum. Bunu bilmek can sıkıcı.

-Sakin olmalısın, lütfen !

Yorgunluğumu göremiyormusun! Ellerime bir bak, gözlerime de...
Artık tahammülüm kalmadı, kendime bile, neyi beklediğim hakkında en ufak bir fikrim bile yok .Fakat ciddi bir bekleyiş içindeydim, düne kadar.
Dün bitti, artık bugündeyim. Fakat ruhumun karanlığında kalmış bir takım acılar gün ışığı gibi düşüyor önüme . Bunu hissedemiyor olmamın, imkanı yok. Bunu görmezden gelebilmemin imkanı yok. İnsanın sınırları vardır öyle değil mi, peki benim neden olmasın!
Diğerleri gibi değildim, bunu en iyi sen biliyordun. Onların zevk ve sefa sürmekten hoşnut olduğu bir yeryüzüne ait değildim. Hiç bir zamanda olamadım, üstelik kendimi kandırmayı denediğim anlarda bile!

-Sakin kalmalısın, lütfen, en azından benim için yap bunu!

Bana bitiş tarihini söyleyebilseydin keşke, buradaki çekmekte olduğum tüm acıların.
Gördüğüm, şahit olduğum, okuduğum, düşündüğüm, içine adeta hapsolduğum tüm gerçeklerimin ötesine geçebileceğim bir yer olduğunu söyleyebilseydin . Aynı günlerin, aynı gecelerini yaşamaktan yoruldum, mideme her gün yiyecek bir şeyler sokmaktanda öyle. İşe yaramaz olmak mı daha zordu, yoksa işe yarar olduğunu bildiğin halde bu fırsattan mahrum bırakıldığını anlamak mı! En işe yarayanları bile, vaktiyle yeryüzünden çekip gitmediler mi!  En ala filozoflar, en ala doktorlar, en ala yazarlar, düşünürler, en ala bir anne, bir baba, bir evlat ve bir insan.
Hepsi yok olup gitmedi mi ...

-Lütfen, kendine haksızlık ediyorsun, bunu yapma , yapma !

Bir insan en üst bilinç seviyesine ulaştığını anladığında, fişi çekebilme, butona basabilme imkanı verilmeliydi eline. Bunların hiç biri yok burada .En azından inananlar için.
Ve sen inandığımı biliyorsun, bunca azabın sebebide bu inanış şekli değil miydi . Yanılıyor olabilir miyim? Ama elbette şunuda anlayabilirim, mücadele vermek zorundayız, en doğru şeylere ulaşabilmek için . Bilemiyorum, en doğru şeyleri hak ettiğimden bile emin değilim . Peki sonunda kazanacağımı bilseydim, ruhumdaki tüm bu hüzün ve acılar silinse bile, düşüncelerim değişecekmiydi. Aynı şekilde düşünüyorken, nasıl farklı bir mutluluğa erişebilirdim ki . Tekrardan ben olarak var olmam, ne acı, ne azap verici, ne yorucu olurdu kimbilir . Yoruldum, düşünmekten, beklemekten, bilememekten ...

-
...

-Edibe Toğaç-

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 103
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 477
Kayıt tarihi
: 14.02.12
 
 

28.05.1988 Adana doğumluyum ve Adana'da yaşamaktayım! Üstad Nazım Hikmet ''iyimserlik'' adlı şiir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster