Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '15

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
92
 

Acı nimettir aştır aşıktır

Acı nimettir aştır aşıktır
 

Acı; umutların, yeniliklerin başlangıcıdır ve değişimin ta kendisidir.


İki bin on altı yılı değişim yılı olacak ve olmalı. Arsız ve dikişsiz sözlere cevap olmak için yenilenmekti. Günü geldiğinde en nadide çiçekleriyle süslenecek ve öyle gelincikler açacak ki baharımıza. Bir son bahar mevsimi dahi gelse ilk günkü gibi ilkbahar gibi gözükecek gözlere. Yenik düşmeyecek zarif ve naif düşleriyle. Biraz daha güçlü biraz daha emin adımlarla yükselecek. Ve kurduğu hayali kimseler dokunamayacak kıyılarına dahi.

Aşk nedir deseler ben diyecek ve o aşkla kusursuzca büyüyecek. Köhne bir hayatın içinden ve çöl gibi düşlerinde yaşayıp tek tek tomurcuklanıp açacak. Tıpkı Hz. Hacer’in çöldeki sabrı gibi bir bir Hacer aşkıyla dört köşe bucak yayılacak kokusu. Her duyan duymak isteyecek ama içler acısıyla donup kalacak bilirim.  

Ve kuruluruz bir yayın gibi o rolü üstlenip en helal düşleriyle aşk pazarının sokağından geçecek. Âmâ kaybedenler durgun ve katı, biraz da çekingen; uçmayı henüz beceremeyen kuşlar gibi öksüz kalacak.

Ve öyle bir yürek ki kıpır kıpır atan kalbimizden ve o düşlerimizin aynasında yansır yarınlara. Sürükleniriz aşka sonsuzluğuyla. Severiz, seviliriz de. Ne zaman ki duyguların olgunlaştığı ve bu dünyanın bize bahsettiği oyunlarını bitirirsek işte o zaman aşkla uyanırız. Bir de bakarız ki kendi yanımıza çekmiş almışız o kaderi.

Gün gelir belki de gam kusarız o düşlere. O mazlum ve mahcup aşla hicranın elinden süzülür canımız. Ama nice yağmurlar var temizlenmek için karlar yağar üzerimize süslenmek için. Baharlar gelip geçer gönül sokaklarımızdan. Sokaklar bile değişip unutur acılarını, yalnızlığını, kendini. Seni sevmek ve sana aşkla yoğrulmaktı her an! Yoğun bir duyguyla yol almaktı belki de başarının kapısına. Ellerimiz cebimizde biriktirdiğimiz umutlara uzanırken gökyüzü masmavinin içinde bulutla yüklü aşkımızı çizerdi.

Güneş elbet doğacaktı buz tutan acılarımızı eritmek için.

Ama güneş aydınlığın ve geleceğin verdiği bir acıyla büyütmekti yüreği. Her nefes alışında san ki onu solmaktı damarlarında.  Yepyeni düşlere aşkla yol almak ve aşkla o nimete uzanmaktı. Aşım, ekmeğim aşkın bereketi olacak ve bilirim ki ölümsüzlüğün nimetiydi. öyle çiziyorum günlerimi nedir deseler senim derim.

İçimde biriken ukdeler sensiz çığlılarımın eseridir. Gecenin zifirinde gözyaşlarımın tanığıdır. O sanık sandalyesinde aşkın kıyameti koparken sen kendi kuruntuların peşinden giden bir katildin. Ben isem aşk için mahkûm edilmiş yalnızlığa ömür boyu müebbet kesilmiş kaderimle yol alıyordum.

Acı;  umutların, yeniliklerin başlangıcıdır ve değişimin ta kendisidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1259
Kayıt tarihi
: 12.06.09
 
 

İnsanlar için en güzel hediye, hiçbir masrafa ihtiyaç göstermeyen tatlı bir  gülümseyiştir. Hz. S..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster