Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '07

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
517
 

Acı patlıcana sam vurmaz

Acı patlıcana sam vurmaz
 

13 kişilik ailemizden bir kişi hayal oldu 27 Ağustos 2007 sabahı. Babamın anısına bir yazı yazmaya karar veren ben ancak bugün toparlayabildim kendimi.

Hastanede 22 gün süren Azrail’le savaşında 23. gün yenik düştü. Ayağıyla gitti hastaneye, dönemedi geri.

Bilseydik… Bile bilseydik; o gün son çıkışıydı yuvasından, bir revani yapmaz mıydık, menemen, kabak meftunesi, pekmezli yumurta, haşlama…

Bilseydik… Bile bilseydik; o gün son bakışıydı evine, sevdiği resimleri asmaz mıydık duvarlara, sevdiği filmleri açmaz mıydık?

Son bir türkü dilemez miydik o güzel sesinden(Fincanın etrafı sarı, ben ağlarım zarı zarı), çağırmaz mıydık en sevdiği dostlarını, sarılmaz mıydık doyunca.(İnsanlar sevdiklerine doyamamaya mahkûm!)

Koklaşmaz mıydık, ağlaşmaz mıydık, gülüşmez miydik acı acı…

Bilseydik… Bile bilseydik; o gün son giyişiydi ayakkabılarını, sevdiği yerlerde dolaştırmaz mıydık?

Bilseydik, hastanedeyken hemen her gün sayıkladığı torunlarını o gün son görüşüydü, içine sokarcasına kucağına itip saatlerce koklatmaz mıydık? Bekârlarını hemen o gün evlendirip, üç aydır görmediği asker oğlunu, “Tek doktor izin verilemez” laflarını takmayıp, son bir öpüş son bir koklayış için (ne de olsa ilk göz ağrısı) ne yapıp edip çağırtmaz mıydık?

Gidiş o gidiş… Dönemedi geri…

Güçlüdür dedik, eski toprak, gelecek inşallah, yerinde oturacak dedik… Dönemedi geri.

—Baba, çok sigara içiyorsun!

—Baba, bu kadar tuz iyi değil!

—Baba, kendine bakıcan, bakıcan ki aramızda biraz daha kalasın!

“Boş verin! Acı patlıcana sam vurmaz!”

Acı patlıcana sam vurmaz!

Acı patlıcana sam vurmaz!

Acı patlıcana sam vurmaz!

Dedin… Dedin… Dedin…

Seni bizden alıp toprağa katanda vakti belirsiz bir SAM YELİ değil miydi? Kimin gücü yeter o rüzgâra? Kimin yetmiş?

Son dakikalarını, son soluklarını yaşarken düşünüyorum seni. En son hangi kareydi hafızanda saniyelerle beraber siyaha dönüşen? Torunların mıydı? Evlatların mıydı? 40 yıllık emektarın mıydı?

En son ne yemek istedin? Nerelere gitmek? Neler söylemek?

(Peki, seni en son üç ay önce görmüş olan asker oğlunun hafızasında donan “baba resmi” nasıldı, ne şekildi?)

El sallayacak, vedalaşacak vaktin bile olmadı sevenlerine.

Bak adını “Uyku Düşmanı” bıraktığın kanaryamızda ötmüyor daha. YASTA!

Dilerim ki; torunlarının hayali uğurlamış olsun seni. Torunlarının kokusu.

Bizi başıboş bıraktın gittin. Yerin hiç dolmayacak kadar boş ve belli.

Dedeydin, babaydın, eştin… Tek başına ne çok şeydin.

BİR DAĞ DEVRİLDİ!

Tek tesellimiz; “Berat” gecesi toprağa verilmiş olman. Dileriz ki, tüm günahlarından da beraat etmiş olasın.

“SENİ SEVİYORUZ. İYİ UYKULAR VE TATLI RÜYALAR!”

Kızından ayrı tutmadığın gelinin RABİA.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Lavinya, Babanıza Tanrı'dan rahmet size de sabır diliyorum. Evet bilemiyoruz gerçekten hangisinin son bakış olacağını, ölüm anında kişinin usunda ne olduğunu ve belleğinde bulanıklaşıp kararan son kareyi... Ama bu yaz sıcaklarda yakın bir şey yaşadım ölüme. O anda sanırım sadece yaşama içgüdüsünün mücadelesi var. Başka hiç bir şey yok. Aniden elektrikler gittiğinde kapanıyor perde. Benim babamın ünlü sözü de "acı patlıcanı kırağı çalmaz" olurdu içtiği sigaralara karşı çıktığımızda.Ama çaldı işte. Gencecik gitti... Ne oldu şimdi ben ondan daha fazla tiryaki oldum. sevgiler

Ezgi Umut 
 13.10.2007 13:36
Cevap :
Aslında haklısınız,ölüm anında insan öleceğini belkide hiç düşünmediğinden,nasıl sağ kalabilirim çabasına giriyor.SEVGİLER.  13.10.2007 13:59
 

Ben kayınpederimi görmedim hiç... Eşim de hatırlamıyor pek fazla, hafızasındaki baba imajı ile sararmış fotografları dışında. Diyarbakır'da şehit vermiş bir abbanın oğlu ile evliyim ben. Kıskandım yaşadıklarınızı garip ama. Benim sevebileceğim bir K.Pederim olmadı, eşimin başını kimsecikler şefkatle okşamamış, torunlarını görmemiş rahmetli BABAM. TC. Silahlı Kuvetleri mensubu (ast subay) olarak gittiği Diyarbakır'dan bir tabutta dönmüş yalnızca. Kayınvalidem dnya iyisi ama içinde yaşanmamamışlıklarıyla. 29 Yaşında dul kaldıktan sonra hala KOCASI ile evli, Kocasını işe yollamak için hala her sabah erkenden kalkan bir kayınvalideden öğreneceğim çok şey var aslında... ALLAH BABANIZA RAHMET EYLESİN. Berat Gecesi gibi mübarek bir gecede ebediyete göç etmek her kula nasip olmaz. Başınız sağ olsun.

Pınar Yeşiltay SEVİM 
 12.10.2007 4:27
Cevap :
Bu etkileyici ve geniş yorumunuz için çok teşekkür ederim.Garip ama yorumunuzdan sonra bazı bakış açılarım değişti hayata dair.SEVGİYLE KALIN.  12.10.2007 13:34
 

Başın sağolsun,Allah rahmet eylesin. Şimdi anlaşıldımı yaksa,Bloglara ara vereceğim diyordun Bu nedenlemiydi. Arada sayfanı ziyaret ediyordum ama anlamamışmıyım. K.Pederini sevdiğin de belli oldu, Artık o seni sevmesin. Blog da harkulade (edebiyat), Güzel günler dileğiyle.

Nariçi 
 09.10.2007 22:49
Cevap :
Uzun bir aradan sonra yeniden dönmek güzel.Yorumunuz için teşekkürler ve de baş sağlığı dilekleriniz için.SAYGILAR.  10.10.2007 12:14
 

Başın sağolsun,Yüce Rabbim mekanını cennet eylesin.Sevgiler...

sessiz-çığlık 
 09.10.2007 17:53
Cevap :
Çok teşekkürler.AMİN.  09.10.2007 17:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 622
Toplam mesaj
: 104
Ort. okunma sayısı
: 1732
Kayıt tarihi
: 14.05.07
 
 

1975 ANKARA DOĞUMLUYUM, 15 YAŞIMDAN BERİ YAZARIM(yazmak fiilinin geniş zamanlı kullanımıyla) evli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster