Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '08

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
2172
 

Açık Mektup

Açık Mektup
 

Şu herşeyin gelip geçici olduğu hayatta önemli olan güzelliklerle anılmayı başarabilmektir.







Uzun yıllar önceydi.

On yaşını doldurmuş küçük kız, o yıl ortaokula başlamanın heyecanı içindeydi.

Uçsuz bucaksız bir alana kurulu olan, 6 yıl boyunca orta okul ve lise eğitimi göreceği okul hem tarihi binasıyla küçük kıza çok çekici geliyordu, hem de yeni bir çevreye girmekten ötürü çekingenlik yaşıyordu.

Beş yıl boyunca birlikte olduğu ilk okul öğretmeni ve arkadaşlarından ayrılıp, yeni bir hayata başlamanın tedirginliğini fazlasıyla hissettiği bir dönemdeydi.

Onun gibi ortaokul birinci sınıf öğrencileri, değişik dersler ve değişik öğretmenlerle yavaş yavaş tanışıyorlardı.

Öğretmenlerini sevmişti küçük kız.

Hele Türkçe öğretmeni, etkileyici ses tonu, öğrencilere yumuşak ve sevgi dolu yaklaşımı ve mükemmel Türkçe’si ile küçük kızın gönlünde taht kurmuştu.

Türkçe öğretmeninin değişik bir ders anlatış biçimi vardı.

Özellikle dilbilgisi derslerinde konuyu bir hafta önceden öğrencilerine verir, ertesi hafta konuya hazır olan bir öğrenciyi derse kaldırır, önce ona dersi anlattırır sonra da kendisi eklemeler yaparak derse devam ederdi. Öğrenciler de çok memnun olurdu bu durumdan.

Bir gün, yine ertesi haftanın ödevini verdi öğretmen öğrencilerine.

Konu, “ inceltme işareti ” idi.

Küçük kız, eve gidince dersine güzelce hazırlanmaya başladı.

Konuyu önce okudu, kendi kendine notlar aldı, sonra bir kaç kere annesine anlattı, ardından oyuncak bebeklerini karşısına alarak onlara da öğretmen edasıyla inceltme işaretini anlattı.

Ertesi hafta ders başladı; öğretmen her zamanki gibi : “Konuyu kim anlatmak istiyor?” diye sorduğunda, kız derse hazır olmasına rağmen yine de çekinerek parmağını kaldırdı.

Öğretmen arka sıralardan kalkan bu çekingen parmağı gördü ve kızı tahtaya çağırdı.

Küçük kızın kalbi yerinden fırlayacak gibiydi.

Heyecan içinde tahtaya geldi ve konuyu anlatmaya başladı, anlatırken örnekler de verdi;

“ kar, kâr – hala, hâla – adet, âdet- kağıt, kâğıt ”.

Anlattıkça ve öğretmen dahil bütün sınıfın onu dinlediğini fark ettikçe heyecanı geçti.

Sunum bittikten sonra öğretmenine baktı.

Öğretmen yüzüne memnuniyet ifadesi yerleşmiş bir tebessüm içinde şunları söyledi:

“ Evet çocuklar, arkadaşınız bu konuyu o kadar güzel anlattı ki, benim bir şey eklememe gerek kalmadı. Hepinizin önünde O’na teşekkür etmek istiyorum, arkadaşınıza kocaman bir aferin.,,

Kıza ismini ve okul numarasını sordu, kız da ismini ve okul numarasını söyledi...

O gün küçük kız hayatının dönüm noktalarından birini yaşamıştı.

Kendine daha çok güvenmiş, o ürkek serçe çekingenliği azalmış, okuluna, yeni arkadaşlarına daha da alışmıştı artık.

* * * * *

Sevgili Öğretmenim;

Açık mektup nasıl yazılır bilmiyorum, tıpkı bu mektubun size ulaşıp ulaşmayacağını bilmediğim gibi.

30 yıl geçti aradan ama bazı şeyler unutulmuyor öğretmenim.

Siz beni okuttuğunuz yüzlerce öğrenciniz arasından hatırlamıyor olabilirsiniz, şunu bilmenizi isterim ki; yıllar önce derse kaldırdığınız, anlatımını çok beğendiğiniz o çekingen küçük kız, sizi hep sevgi ve saygıyla anmaya devam ediyor.

Siz yıllar önce o gün, belki de farkında olmadan, o çok bilinen “ deniz yıldızı ” hikayesindeki gibi okyanusa bir deniz yıldızı fırlattınız öğretmenim ve şimdi o deniz yıldızı da eğitim yolunda bir çok deniz yıldızını okyanusla buluşturmaya devam ediyor.

Yeni dilbilgisi kurallarına göre bazı kelimelerden kaldırılmış olsa da “ hâla ,, gerektiğinde inceltme işaretini kullanıyor.

Sizin ve sizin şahsınızda eğitime gönül veren tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.

Saygı ve özlemle ellerinizden öperim sevgili öğretmenim.

“ ÖZLEM ÖZAD

1- G 2449

KADIKÖY KIZ LİSESİ

1978 - 1979 Öğretim Yılı ,,

Fotoğraf : http://www.kadikoykizlisesi.org/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle öğretmenlerimizde var...İyi ki var...Duygu dolu satırlar ..Ve inanıyorum ki bu açık mektup öğretmeninize ulaşacaktır...Sevgiler.

papatya650 
 08.12.2008 21:37
Cevap :
İyi vardı ve iyi ki hepsi varlardı. Ben gerçekten çok iyi öğretmenlerle okudum. Kendimi şanslı görürüm bu konuda. Umarım dedğin gerçekleşir, umarım sevgili öğretmenim bu yazımı okuma olanağı bulur. Çok teşekkürler ederim güzel paylaşımın için. Sevgi ve dostluk dileklerimle...  09.12.2008 10:33
 

Geç kaldım biliyorum ama sizin de öğretmenler gününüz kutlu olsun. Yaşamımızda önemi olan bir kaç öğretmen mutlaka vardır. Umarım bizler de onlardan biri oluruz. Sevgilerimle...

moonlight1 
 01.12.2008 17:04
Cevap :
Çabamız o yönde zaten. Çok teşekkürler ederim. Sevgilerimle...  02.12.2008 7:40
 

Öyle şanslı ki 30 yıl sonra hatırlanabiliyor ve öğrencisinden kocaman bir hediye alıyor. Onun adına ben teşkkür ediyorum Özlem hanım, kocaman yüreğiniz ve duyarlılığınız için... Sevgiler...

MARTILAR ÖZGÜRDÜR 
 28.11.2008 23:59
Cevap :
Ben de teşekkür ederim sevgili öğretmenim. Sağolun iyi ki var öğretmenlerimiz. Sevgi ve saygılarımla...  29.11.2008 15:03
 

senin gibi "öğretmenler" gerek ülkemize..aydınlık ! sevgi dolu ..sevgilerimle nice öğretmenler günlerine !

aygoz Özlem Eryoldaş 
 27.11.2008 21:20
Cevap :
Çok teşekkür ederim arkadaşım. Ne güzel sözler bunlar. Kocaman sevgilerimle Ata'yı ve seni kucaklarım...  29.11.2008 15:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 158
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1228
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster