Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
597
 

Açık Mektup

(OKULLAR AÇILIRKEN

MİLLİ EĞİTİM BAKANI SAYIN NİMET ÇUBUKÇUYA AÇIK MEKTUP)

OKULLAR, ‘İŞLEVSEL OKUMAZ-YAZMAZ’ YETİŞTİRİYOR.

18 Eylül 2009/İst.

Mili Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu’ya,

15 yıl Türkçe -Edebiyat Öğretmenliğini, Okuma Araştırmasıyla birlikte yürüten bir eğitimci olarak, bakanlıktaki görevimden emekliye ayrıldığım yıl, o zamanki Milli Eğitim Bakanına da bir mektup yazmış ve bu mektup ekinde “Okullarda Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?” başlıklı bir de rapor sunmuştum… Sayın Metin Bostancıoğlu sanırım görevde çok az kaldığı için belki de bu rapora bakamadı bile. Yalnız o zaman Bakanlık denetçilerinin rapordaki bir iki önerimi genelgeye dönüştürdüklerini basından okumuştum.

Bundan cesaret alarak, okulların açılmasına çok az bir zaman kala günümüzün değer yaratıcı bilgi toplumu güçlerinin yetişmesine, Okuyan Toplum Projesi’nin yürütücüsü olarak, okuyan bir Türkiye, okuyan bir toplum için aşağıdaki satırbaşlarına dikkatinizi çekebilmeyi diliyorum.

Bakanlığınızın önceki yıl, “Türkiye’de Kitap Okuma Oranı”nın belirlenmesi amacıyla yaptığı bir çalışma raporunda, Türkiye’nin dünya ortalamasının altına düştüğü görüldü. Kitaba ortalama 1.3 dolar harcayan bir dünyada, (gelişmiş ülkelerde örneğin Norveçli 137 Dolar, Alman 122 Dolar, Belçikalı 100 Dolar, Avusturyalı 100 Dolar, Güney Koreli 39 Dolar, İspanyalı 39 Dolar harcarken) Türkler 0.45 dolar harcayarak ortalamanın bile çok altında kaldı.

Bir başka gerçek de bir ya da birkaç okul bitirip diploma sahibi olmayı, UNESCO’nun okur yazarlık için yeterli bulmamasıdır. Çünkü UNESCO, okur yazarlığın işlevsel olmasıyla da yetinmemekte, (bunun aslında işlevsel okumaz yazmazlık olduğunu kabul ettiği için) okur yazarlığın çok işlevsel(multi fonksiyonel) olmasını okur-yazarlık ölçütü (kriteri) olarak kabul etmektedir. .. UNESCOçok işlevsel okur yazarlık’ kavramından, bireyin kendini daha iyi tanıma, kendi gizil gücünü ortaya koyma, gelişmesini ve özgürlüğünü sağlayacak, ev yönetiminden, ‘toplum yaşamına katılmaya, toplumu değiştirmeye dek olanak sağlayacak biçimde, okuma yazma becerisinden yararlanmayı anlıyor. Okuma yazma becerisinden bu düzeyde yararlanamayan toplumların durumunu UNESCO, iki düzeyde tanımlıyor: okur yazarlıkta gerileme ve okumaz yazmazlık.

Bu nedenle de 8 Eylül 1978’de Uluslar arası Okuma- Yazma Günü nedeniyle bir konuşma yapan UNESCO Genel Başkanı, okumaz yazmazlığın önlenmesi için dikkatleri çekmiş, UNESCO Genel Kurulu’nun 20. oturumunda da “fonksiyonel(işlevsel ) okuma yazmazlık” kavramının çok sınırlı anlamı ve yanlış anlaşılması nedeniyle kullanmaktan vazgeçilerek bu kavramın yerine “işlevsel (fonksiyonel) okumaz yazmazlık” kavramı getirilmiştir. Bu kavram (fonksiyonel okumaz yazmazlık) toplumsal ve bireysel yönden gelişebilmek için okuma-yazma becerisinden yararlanamayan, içinde yaşadığı topluluk ve gurupta okuma yazma ile ilgili görevlerini yerine getiremeyen bireyleri anlatmak için kullanılmaya başlanmıştır. (1)

İstatistiklere göre nüfusumuzun % 90’a yakını, en az bir okul bitirme anlamında artık okur yazardır. Ama kitap, dergi, gazete okuma rakamlarına ve UNESCO’nun ölçütlerine, (kriterlerine) göre ise ne yazık ki Türkiye ‘ GİZLİ OKUMAZ –YAZMAZ’ lık (İşlevsel okuma yazmazlar ve okuma yazmayı unutanlar) düzeyinde bir ülkedir.

Sayın Bakanım,

Bu denli ‘Okumaz- yazmaz’ bir ülkede Milli Eğitim Bakanı olmaktan mutlaka rahatsız oluyorsunuzdur. Sorunu, 50 yıldır uygulanan OkuMAyan Toplum Yaratma Projesinin bir sonucu olarak önünüzde bulduğunuzu da biliyorum. Ama ne var ki Dünya, Kıtalar ve Büyük Bölgelerde, Kitap Üretimi ve Dağılımı Haritası’nda (*)Türkiye ne yazık ki karanlık bölgededir. Göreve başladığınız gün teslim aldığınız Aydınlanma Haritasındaki Türkiye’nin yeri ne yazık ki aydınlık değildir..Ve bakanlığınız bugün, belki bir Aydınlanma ‘açılımı’yla, belki bir okutma projesiyle, Türkiye’yi bu karanlık bölgeden çıkarma göreviyle karşı karşıyadır. Bana göre yapılması gereken, son 50 yıldır yapılanın tersini yapmak, Okumayan Toplum yerine, OKUYAN TOPLUM projesi uygulamak, işin uzmanlarını göreve getirmektir. Bu konuda geçmişte çok başarılı olmuş bir eğitim modeli övüncümüzdür. Ama ne yazık ki bugün eğitimimizin en acı sorunu, okulların okumayı sevdirememesi, (Daha açık söyleyelim mi?)okulların okumayan insan yetiştirmesidir. Türkiye'de eğitimle okuma ters yönde gelişiyor. Okul sayımız, bir okul bitiren nüfusumuz arttıkça kitap okuyan nüfusumuz azalıyor. Kişi başına düşen cehalette, dünya birinciliğine koşuyoruz. Kültürel cari açığımız, ekonomik cari açığımızı kat be kat aşıyor. Kuşkusuz bunda, son 20-30 yılda çok kanallı tv’lerin yaşamımıza girmesinin de rolü büyüktür. Ama bir halk bilgesi Sakallı Celali’n dediği gibi, “Bu kadar cehalet eğitimle edildi.”

Okullarımız, okumayı öğretmeye verdiği önemin yarısını, okumayı sevdirmeye verseydi, bugün Türkiye çok başka yerde olurdu. Çocuklarımızın büyük çoğunluğu, okullarını, değerli kitap ve dergilere karşı bir zevk kazanamadan bitiriyor. Birçok öğrencinin okumaktan zevk aldığı kitap ve dergilerse, çocuğu ruhça doyurmaktan çok uzak konular içermektedir.

Thomas S. Kuhn şöyle der: “Paradigma tartışmaları daima gelip şu soruya dayanır: Hangi sorunları çözmüş olmak daha önemlidir?” Türkiye’de Aydınlanma’nın, tamamlanamaması böyle anahtar bir sorundur.

Kısacası, Dünya Aydınlanma Haritasının da gösterdiği gibi tüm okuma istatistiklerinde ve en son UNESCO’ nun kriterlerine göre eğitimimiz tersine çalışıyor. Bir okul bitiren nüfusumuz arttıkça, ‘işlevsel ve çok işlevsel okur yazar’ nüfusumuz azalıyor. İstanbul’da sınırlı bazı okullarda yürüttüğüm (iki yılda 52 okulda 3200 kişiye ulaşıldı) OKUYAN TOPLUM PROJESİ’ i Türkiye düzeyinde uygulanacak olgunluğa gelmiş bir projedir. (okuyantoplum.com)

Dile getirmeye çalıştığım eğitimimizin bu en acı sorununa , mesleki kariyerinizden öte bir bayan duyarlılığıyla zaten yakın olabileceğinizi düşünerek, önyargısız yazdım.

Size bu zor görevinizde kolay gelsin der, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Saygılarımla…

Ferhat Özen

Eğitimci ve Okuma Araştırmacısı

okuyantoplum_f.ozen@hotmail.com

feratozen@hotmail.com www.okuyantoplum.com<ı>

(1) Prf.Dr. Firdevs Güneş, Okur Yazarlık Kavramı ve Düzeyleri

(2) Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye’de Okuma Oranları Araştırması

(3) İnternet Kaynakları: https://www.projectsails.org/index.php?page=home

• UNESCO : Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu

http://portal.unesco.org/ci/en/ev.php-URL_ID=15886&URL_DO=DO_TOPIC&URL_SECTION=201.html

• Gürdal, Oya, 2000. Yaşam Boyu Öğrenme Etkinliği: Enformasyon Okuryazarlığı. <ı>Türk Kütüphaneciliği, 14, s. 176–187.

(4) "Kitap okuma cezasına uymayan genç tutuklandı" başlıklı gazete haberinde (<ı>Milliyet, 31 Ekim 2006) "Sigara çaldı, kütüphaneye mahkûm oldu!" başlıklı haberde (<ı>İHA, 25 Mart 2006) Sakarya "5 yıl kitap okuyup özet çıkarma cezası" başlıklı haberde (<ı>Hürriyet, 30 Nisan 2006

Yargıdan asılsız ihbara ’roman okuma’ cezası" başlığıyla verilen haberde (<ı>Hürriyet, 6 Haziran 2006),

(*)Dünya Kıtalar ve Büyük Bölgelerde Kitap Üretimi ve Dağılımı Haritası, Ferhat Özen, Okuma Araştırmacısı altta

burada aydınlanma haritası yer alacak

HERKES OKUMAYI SEVER, İSTENİRSE,

OKULLAR SEVDİRİRSE…

OKUYAN TOPLUM PROJESİ’NDEN
burada sunumdan resimler yer alıyor

1-‘Kitaba Küs, Okumaya Gönülsüz Gençleri, Kültür Şokuyla Okumaya Kışkırtan Saydam Gösteri

2-KİTAPLA BARIŞMA SÖYLEŞİLERİ’

3-Ekran Bağımlılığından Kitap Kültürüne

İNSAN OKUR…

Daha geniş bilgi için : www.okuyantoplum.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 410
Kayıt tarihi
: 17.12.06
 
 

Okuma Araştırması alanında on beş yıldır çalışan bir eğitimciyim. Anadili eğitiminin sağlam ve iyi m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster