Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
22
 

Açık Yara Kadına Şiddet

Kaç gündür aklımda Nazire Dedeman.. Benim yaş kuşağım hatırlar kendisini kuvvetle muhtemel. Oğlunu silahlı bir saldırıda kaybettiği için yıllarca bireysel silahsızlanma çalışmalarında bulundu. Kendi yaşadığı acıyı bir baska anne daha yaşamasın istemişti. Esasen iyi de yol almıştı...
 
Ve onun bu öncülüğü ile biz silahlardan kurtuluyoruz diye seviniyorduk (en azından ben). Yaşanan kötü bir olaydan iyilik doğuyordu.
 
O zamanlar silah ciddi bir tehlikeydi. Çünkü kimse kimseyi bıçakla boğazlamıyordu. Bıçaklanmama çabalarına girmek kimsenin aklına dahi gelmiyordu.
 
Zaman ileri giderken bizim ters yönde ilerleyerek ilk çağ avlanma metotlarına dönmemiz, üstelik bunu sahiplenme güdüsü ile kadın bedeni üzerinden yeşertmemiz ne acı.
Keşke Nazire hanım gibi bireysel silahsızlanma ile mücadelede edecek kadar naif kalabilseydik de bu bıçaklı zorbaları hiç görmeseydik.
Cehalet ipini koparalı beri... Çok zor, her şey çok çok daha zor.
 
Maalesef kadın bedeni üzerinden tekrar namus çizelgeleri oluşturuluyor. Erkek şiddeti bu çizelgeler üzerinden meşrulaştırılıyor.
En kötüsü ise bunlara zaman içerisinde alıştırılmamız. Artık kız çocuklarını, genç kızları kıyafetleri ve tavırları için uyarma gereği duyuyoruz. Sadece onları koruyabilmek adına.
Mini eteğin, askılık t-shirtün cinayet için hafifletici bir neden olduğu cânım yeni kültürümüzde, onlara özgürlüklerinin sınırlarını çiziyoruz mecburen. 
 
Bir başka kıtada; özgürlükleri, kadınları, ağaçları ve hayvanları, düşüne düşüne izlerken, hüzün bulutları muson yağmurlarını döküyor içimde. Özgür olduğumuz, korkmadığımız, sevdiklerimize, mahalle komşularımıza, esnafa güvendiğimiz günleri özlüyorum.
 
Oysa şimdi  her gün yeni bir kadın dalından erken koparılmış bir çiçek gibi vakitsiz toprağa düşüyor.
Onun yerine hayatını yaşıyor, günlerden keyif alıyor, belki çocuğunu seviyor, belki annesiyle dertleşiyor, dostuyla iyi vakit geçiriyor, ne bileyim belki kitabını okurken huzur buluyor olmalıydılar. Kahvelerini yudumlayıp buradaki yazıları okuyor, "iyi ki kadınım" diyor olmalıydılar. Gurur duymalıydılar kendileriyle, mücadeleleriyle, var oluşlarıyla.
Ya da mesela dünyayı keşfetmeliydiler... Ben de bunu yapıyorken, onları böyle geriye bıraktım diye üzülmemeliydim. 
"Oh be özgürlük" diye düşünmeliydi her biri, çıplak ayakla toprağa basmalı, dans etmeliydi belki de, yaşasın hayat diye haykırmalıydı.
Güzel bir dünyada oldukları için mutluluk duymalı, yarınların heyecanını hissetmeliydiler.
Ama ölmemeliydiler.... Vakitsiz, nedensiz ve haksızca ölmemeliydiler..
 
#kadınaşiddeteson

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1110
Kayıt tarihi
: 18.03.12
 
 

Edebiyatı, okumayı ve yazmayı çok seviyorum... Günlük hayata ve kavramlara dair söyleyecek sözüm ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster