Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
969
 

Acılar,hüzünler bazı yüreklerde çadır kurar,gitmezler

Acılar,hüzünler bazı yüreklerde çadır kurar,gitmezler
 

Görsel alıntı


Neşe ile sevinç nazlı ve sitemlidirler.

Bazılarına geliş ve dönüş biletiyle birlikte gelirler.  

Bazen akşamın karanlığında veya sabahın seherinde yola çıkar giderler.

Bazılarına da dönüşsüz ömür boyu bağlarında lale, sümbül, mormenekşe, kardelen gül olurlar.

Bazıları içinde arsız acılar ve hüzünler daimi kalıcıdır. Yüreğin tam ortasında çadır kurarlar kovsanız bile gitmezler.

Hayat böyledir. Kiminin gönlü neşe ve sevinç duvarlarıyla örülüdür. Onlar acıları, hüzünleri bilmez, görmezler, tanımazlar.

Kiminin de çam kozalağı yüreği acıların ve hüzünlerin çadırıyla işgal edildiğinden ne neşeyi ne de sevinci bilmezler.    

Ah ölüm, ah nerede, ne zaman nasıl geleceğin belli olmuyor.  

Elbette bütün ölümler acı ve hüzün verir. Lakin bazı ölümlerin öyle halleri var ki insanın aklı durur, dili tutulur, tarifi imkânsız olur.

Aladağ’da daha önce yurt yangınında nice çiçekler yanmıştı.( Öğrenciler )

Adana Aladağ ilçesinde fosseptik çukuruna düşen biri kadın 4 kişinin ölümü Aladağlıları ikinci kez üzdü.

Ölümün meydana geldiği şekle bakınız.

Foseptik bilindiği gibi “ lağım çukuru yani atık suları ve pislikleri toplamak için kazılmış kapalı kuyu”  

Aladağ ilçesine bağlı Meydan Yaylasında Serpil Kurt misafir olduğu evin bahçesindeki foseptik çukurunun üstüne oturur.

Çukurun üstünü kapatan tahtanın ince olması ve kırılması sonucu Serpil Kurt çukura düşer.

Bunu gören ev sahibi çukurun içene girer. Serpil Kurt’u kurtaramadığı gibi kendisi de kuyunun içinde kalır.

Sonra yoldan geçen 2 genç olayı görür müdahale eder maalesef onlar da foseptik çukurundan çıkamamışlar.  

Daha sonra çukurda kalan vatandaşın kardeşini iple aşağı doğru sarkıtırlar.

İçeri girdikten sonra “Beni geri çekin, metan gazından dolayı nefes alamıyorum” demiş. Onu geri çıkarmışlar.

Sağlık ve itfaiye olay yerine intikal etmiş, iki kişinin cansız bedenini vatandaşlar, diğer ikisini ise itfaiye çıkarmış.

Bir foseptik çukuru Serpil Kurt’un, Erol Karakuş’un, Cihat Cihan’ın ve Harun Cihan’ın ölümüne neden oluyor.

Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum.  

Aladağ son dönemlerde ikinci acı olayı böyle yaşadı. Dileğimiz üçüncü bir acı olay yaşanmasın.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Burakgazi Değerli Dostum! Her gün acı ölüm zulüm haberleri ile sarsılıyoruz ve acı içinde kıvranıyoruz. Günceli çok güzel izah ettiniz sağ olunuz. Selam sevgi ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 30.06.2017 13:56
 

Bu durumda vatandaş : "Ne şehit oldu , ne gazi..." diyecektir ama biz ekleyelim, "Bir ihmale kurban gitti nice vatan evladı.." diye bitirelim. Çünkü bazı işlerimiz pamuk ipliğiyle yürüyor veya metan gazıyla. Teşekkürler Sayın Burakgazi, bize toplumumuzu bir kez daha yakından tanıttın. Saygılar.

Erdal Ceyhan 
 30.06.2017 7:53
 

Yaşam acıdan ibaret be sevgili arkadaşım... Buda böyle diyor... Sokrates böyle diyor... Asıl olan bunu kabullenip acıyı azaltmanın yolunu bulmak... Bunun yolunu da Buda şöyle gösteriyor; frenle arzunu ve hırsını öyle yaşa hele, hele sıfırlayabilirsen işte o zaman olursun bir Nirvana yerlisi ve yaşamı yaşarsın doya, doya... Ölenler Allah'tan rahmetler diliyorum... Kalın sağlıcakla...

Halil Güven (Sökeli) 
 29.06.2017 12:36
 

Değerli Burakgazi, bu acı olayı naklederken de, edebi niteliğinizi, kullandığınız üslup ve kavramlarla o kadar güzel yansıtmışsınız ki, olaydan duyulan acının anlamı biraz daha ayan olmuş. Var ve sağlıklı olunuz. Bu tür olayların yaşanması düzleminde, sebep ve kabahat konusu gündeme getirilmelidir. Daha bitirilmeyen inşaatte çatı çöker,bir kaç işçi hayatını kaybeder. Konut olarak kullanılan bir üst katın çatısı, bilinmeyen nedenle çöker ve orada yabancı uyruklu bir kadın hayatını kaybeder. Aladağ yangını, ardından fosseptik çukuru faciası. Peki bu ünitelerin kullanıma açılmasından önce, belediye ve inşaat dairesinin "uygundur" raporu intaç ettirilmesi gerekmez mi? Bu doğrultuda, sorumluluğu bulunanlardan hesap sorulması gerekli değil midir? Hakimlik mesleğini icra etmiş bir yetkili olarak, bu hususa daha anlamlı yanıtlar vereceğinizi umuyor, saygı ve selamlarımı gönderiyorum. Not; Ayrıca Aladağ yangını ile ilgili bir şiirimi, sizin mail adresinize göndereceğim. Refik

Refik Başdere 
 29.06.2017 7:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 609
Toplam yorum
: 7068
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1939
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster