Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
40
 

Acılarla iç içe...

     Acılarımız arka arkaya geldi...Elazığ – Malatya depremiyle ve Suriye’de şehit olan askerlerimizle yüreğimiz yandı…

Bu acıları yaşarken, Van- Bahçesaray’da arka arkaya yaşadığımız çığ düşmeleriyle ve Sabiha Gökçen Havaalanındaki uçak kazasıyla acılarımız daha çok arttı…

Toplum olarak acılara karşı çok duyarlıyız… Acılara karşı bir bağışıklığımız da var…

Bu gibi durumlarda hemen yardımlaşmaya yönelik davranışlarımız devreye girer. Bir birlik ve beraberlik duygusuyla hareket ederiz…

Bu güzel yönümüze karşın, yaşadığımız bu kazalardan ne yazık ki; ders çıkarmayız… Kaza sürecinde çok şeyler yazılır çizilir. Siyasiler gerekli tedbirleri alacakları yönünden demeçler verirler… Tüm bunlar yeni kazalara, felaketlere kadar unutulur ve bu durum kısır bir döngü olarak devam eder…

     Tüm bu yaşadıklarımızı kaderci bir anlayış yerine bilimsel verilerle açıklamamız gerekir. Kaderci anlayış, kazalara gel gel diye davetiye çıkaran bir anlayıştır… Her türlü tedbirinizi bilimsel verilerle alırsınız ama sonrasında bir kaza yaşarsanız buna diyecek bir şey yok... Kendi hatalarımızı, tedbirsizliğimizi, bilimsellikten uzaklaşmışlığımızı Tanrıya yükleyemeyiz…

     Japonya örneğinde olduğu gibi çok şiddetli depremi yaşayan ülkelerde, binalar kolay kolay yıkılmıyor ve insanlar ölmüyor… Çünkü evlerini depreme dayanıklı yapıyorlar…”Deprem öldürmüyor, sağlam yapılmayan konutlar öldürüyor.  Çığ bir doğa olayı ama çığ düşecek yerleri bilmek o kadar zor olmasa gerek… Yol yaparken bu gibi çığ düşmeleri, toprak kaymaları dikkate alınmalıdır elbette… Bu gibi durumlarda yolların açılması, açılamıyorsa yolun trafiğe kapatılması gerekmez mi?

Havaalanı, karayolu, baraj, gölet, yaparken bilimsel verileri uygulamaz,  deneyimleri göz ardı ederseniz sıkıntı yaşarsınız…

     Şehitlik kavramına çok fazla bir kutsiyet yükler, şehit olmayı teşvik eden açıklamalar yaparsanız tedbirsizliği, savunmayı,  korunmaya yönelik içgüdüyü tehlikeye düşürürsünüz…

Bu kutsallığı siyasetiniz için kullanır, bu konuda diğer siyasileri hedef gösteren davranışlar sergilerseniz öncelikle iç barışı tehlikeye düşürür, şehitliğin kutsiyetine de zarar verirsiniz…

Askerlerimiz şehit olmasın… Analar ağlamasın…

     İnsanımız depremlerde, çığ düşmelerinde, uçak kazalarında, iş kazalarında ölmesinler… Biz, bilimsel verilerle her türlü tedbirimizi alalım. Her türlü önlemin alındığı bilelim ve ölüm gerçekleşirse “elden bir şey gelmedi diyelim”

Unutmayalım kaderci anlayışımız kazaları tetikliyor… Tedbirsizliklere, bilimsellikten uzak davranışlara, siyasi hatalara bir kılıf hazırlayan davranışlara kutsallık yüklemeyelim… Kazaların nedenleri ve sorumluları bulunmalıdır. Kazalardan önemli dersler çıkarmalıyız ve bir daha yaşamamak için gayret sarf etmeliyiz…

      Şehitlerimize ve kazalarda hayatlarını kaybedenlere rahmetler diliyorum… Ülkemizin başı sağolsun…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1404
Toplam yorum
: 1906
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1033
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster