Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
897
 

Açılım AKP'yi çözüyor mu?

Açılım AKP'yi çözüyor mu?
 

29 Ekim resepsiyonunda Erdoğan-Baykal yakınlaşmasındaki sohbeti erken seçim diyaloğu mu acaba diyerek sorgularken SONAR'ın araştırma raporu gündeme oturdu.

Şu bir gerçek ki Türkiye önümüzdeki dönemde seçimi daha sık konuşur olacaktır. Çünkü 22 Temmuz 2007 seçimlerinin üzerinden iki seneyi aşkın bir süre geçmiştir; Mart 2009'daki AKP'nin oylarındaki düşüş eğilimi bu beklentiyi arttırmıştır.

Ancak artık bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü paranoyasına kapılmamızı gerektirecek kadar çok tecrübemiz var. Bir kere SONAR böylesi bir araştırmayı neden yaptığını soruyorum kendime. Yani herhangi siyasi partinin bu çalışmanın yaptırılmasında bir katkısı bulunmuş mu diye... Ancak Sn. Hakan Bayrakçı'nın raporunu okuduğumda bunun bağımsız yapıldığını anlıyorum. Şirket anladığım kadarıyla bir sonraki seçime damgasını vurma amacında.

Sonuçlar oldukça ilginç ve sanırım muhalefet partilerini de oldukça heveslendirecek kadar onlardan taraf gözüküyor.

AKP'nin Mart 2009'da yerel seçimlerden aldığı %38,39 oy oranının araştırmaya göre %31,68'e kadar gerilediğini;

CHP'nin yine aynı süreçte %23,08'den, %28,21'e;

MHP'nin de %15,97'den, %19,59'a yükseldiğini görebiliyoruz.

İşin AKP açısından dramatik tarafı bu göstergeler doğruysa iktidarı kaybetmek üzere olduğunu işaret etmesidir. Büyük bir ihtimalle bu rapor sonrasında Başbakan bir başka araştırma şirketine apar topar bir rapor hazırlatmak isteyecektir. Çünkü durum gerçekten ciddi sonuçlar doğurabilir.

AKP'nin bu hızlı düşüşünün arkasında yatan gerçekler ise çok daha can sıkıcı elbette. Yaz başında başlayıp, sonbahar başında iyice şiddetlenen ve bu ay ortalarında bir grup PKK'lının Türkiye'ye gelişi ile hızlanan "Açılım" sürecinin Türkiye'de AKP iktidarına yönelmiş kızgınlığını okuyoruz bu rapordan.

Raporda göze çarpan bir başka sonuç DTP'nin kazandığı oy oranına ilişkin. Mart 2009'da Türkiye genelinde aldığı oy oranı %5,7 iken, Ekim 2009'da bunu %6,62'ye çıkardığını görüyoruz.

Yani açılımın mimarı olduğunu bildiğimiz iktidar partisi hızla oy kaybederken, açılımın karşısında şiddetle direnen iki parti ile yine açılımın şiddetle destekleyicisi ve hatta süreci PKK lehine bir kazanıma dönüştürme amacındaki DTP oylarını arttırmaktadır.

Burada yine dikkat edilmesi gereken bir denklem daha var. AKP'nin kaybettiği oy oranı %6,71 oylarını yükselten partilerin toplam artış oranı %9,67.

Bu da yapılan araştırmanın en önemli açıklarından bir tanesi...

CHP ve MHP'nin açıklanmış herhangi bir ekonomik programı yokken sadece AKP'nin yaptıklarına karşı duruş sergileyerek oylarını arttırmış olmaları çok ilginç elbette.

AKP'nin bu oy kaybının arkasında 2008'in son çeyreğinde başlayarak 2009'da olanca şiddetiyle üzerimize çöken ve 2010'da etkilerini işsizlik olarak göstereceği söylenen ekonomik krize karşı bir önlem alamamasının da etkili olabileceği hesaba katılmalıdır.

Ancak görünen o ki Türkiye'de önemli bir kesim AKP'nin yönettiği ve adına demokratikleşme dediği bir takım açılım süreçlerinden rahatsızlığını ortaya koymuştur.

Başbakan'ın da açılım sürecini askıya aldığını belirten konuşmaları ve beş ay sonra gündemi tekrardan Ergenekon-darbe eksenine çekerek tekrardan "mağdur" rolüne soyunması da çok ilginç hamleler olarak göze çarpmaktadır. Belli ki Sn. Erdoğan da bir takım sonuçların farkındadır ve önlem almaya çalışmaktadır.

Bu araştırmaya yine de mesafeli durmayı seçiyorum şimdilik. Çünkü Türkiye'de ne zaman bir şeyler farklı taraflara kaymaya başlasa birileri çıkıp gündemi değiştirmeye çalışıyor. Ancak Türkiye'nin seçim sürecine girdiği de ortada.

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim de erken seçim göstergem, IMF ile yılbaşına kadar kredi anlaşması yapılıp yapılmayacağı. Zira bu pervasız (ve bence kuyruğunu Beyaz Saray'ın elinde tuttuğu) hükümet tüm devlet kadrolarını Fethullahçı ve AKP'çi yapmadan gitMemeye kararlı görünüyor. Bunun için bir dönem daha hükümet olması ve Cumhurbaşkanını kendi içinden seçmesi gerekiyor. Bunun finansını da biz vergi mükelleflerine ve gelecek kuşaklara ödetecek. Hazinede seçime harcayacağı para kalmadığı için ya 33 milyar doları alıp harcayacak veya bulursa yeni toprak, maden veya KIT satacak. Umarım ben yanılırım ve geçen seçimde en fazla yanılan SONAR bu kez yanılmaz!

Mehmet Sağlam 
 31.10.2009 12:43
Cevap :
Demek ki herkesin bir beklentisi var. :) Oldukça sert bir yorum yapmışsınız. Bir otomobilin deposı ful dolu olsa da yerinden kalkamayabilir. Yani para her zaman çare olamayabiliyor. Göreceğiz. Saygılar...  31.10.2009 23:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2022
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1272
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster