Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
659
 

Acımadı ki !!!

Acımadı ki !!!
 

Küçükken, oyun oynarken çoğu zaman, bizden büyük birileri gelir bize sataşırdı. İtiraz edersek söylediklerine ya da yaptıklarına itelerlerdi, kötü sözler söylerlerdi, vururlardı. Canımız yansa da, belli etmek istemezdik. İçine düştüğümüz durumda, kurtarmak için onurumuzu, elimizden de başka bir şey gelmediği için, ‘acımadı ki… acımadı ki..’ derdik. 

Yıllar geçti, büyüdük. Sıradan insanlar olarak iyisiyle kötüsüyle binlerce olayın tanığı olduk. Gücümüzün yettiği, yetmediği yüzlerce kişiyle karşılaştık. Yaşamın cilveleri, alın yazısı, olur böyle şeyler demek zorlaştı gittikçe. Olmamış gibi davranmak, kabullenmek zor gelmeye başladı. 

Uzun yıllar birlikte yaşadığımız arkadaşlar, gün gelip sattıklarında bizi, içimiz acıdı. Yüreğimiz sızladı. Anlamaya çalışırken onları, anlayamadığımızı fark ettik. Çünkü katılmıyorduk söylediklerine, yaptıklarını kabullenemiyorduk. Doğru bulmuyorduk olan biteni. Bazıları boş ver diyordu ama içimiz acıyordu, ‘acımadı ki’ diyemiyorduk. 

En delişmen ama bir o kadar dürüst yaşlarımızda, yalana sığındı koskoca öğretmenler. İftira attı utanmadan, suçlamalarda bulundu. Günler boyu suçsuzluğumuzu anlatmaya çalıştık büyüklerimize, dinletemedik. En temiz beyazdan daha saf, en temiz sudan daha duru iken duygularımız ve düşüncelerimiz, kurbanı olduk güç sahiplerinin. Gözyaşları dökülmedi ama gözler çakmak çakmak oldu, yumruk atılmadı ama acıtırcasına sıkıldı yumruklar. İçimiz sızladı, yürek ne kadarına izin verdiyse. Bunlar da geçer diyordu büyüklerimiz, daha neler göreceksiniz yaşam boyunca. Ama içimiz acıyordu, tutuyorduk kendimizi yutkunarak, ama ‘acımadı ki’ de diyemiyorduk. 

İş yaşamı başladı, çok iyi insanların yanı sıra kötülerini de gördük. Ünvanlarının arkasına sığınanları, gücünü oturdukları masadan alanları, geçmişlerinden gelen komplekslerini bir türlü tatmin edemeyenleri tanıdık. İleride biz onların yerine geldiğimizde böyle davranmamalıyız diye söz verdik kendimize, sözümüzü tuttuk. Ama arada geçen yıllar boyunca bitip tükenmez tatsızlıkları yaşadık, kendimizi tükettik. Özümüzü korumaya çalışarak çözümler ürettik, yeri geldi durumu idare etmek zorunda kaldık. Umursamıyordu çoğu bunları, aldırmıyordu. Ama bizim içimiz acıdı her olayda, ailemizi düşünerek sabrediyorduk , ama ‘ acımadı ki’ de diyemiyorduk. 

Yolumuz düştü birçok kuruma, çalışanlarını, yöneticilerini gördük. Haberleri izledik, gazeteleri okuduk. Neler oluyor bizim güzel ülkemize dedik, gözlerimize inanamadık. Çocuklarımızı düşündük sonra. Onların geleceklerini. Ata’yı düşündük. Hangi gençlerdi ki geleceğin emanet edildiği, bu gün bu haldeydik. Birey olarak, anne-baba olarak içimiz sızladı. Umut ışıkları gittikçe azalıyordu sanki gözlerimizde. Başımız zonkluyor, yüreğimiz sıkışıyordu. Geçer, bu günler de geçer aldırma diyordu birçokları. Ama biz aldırıyorduk, her şey yolundaymış gibi davranamıyorduk, ‘acımadı ki’ diyemiyorduk. 

Sevdiklerimiz, dost bildiklerimiz günün koşullarına uydu. Yılların paylaşmışlıklarını, anıları yok sayarak terk etti. Sevgi ve vefa, ihaneti ilk kez onlarla tanımadığı için dudak büküp geçti belki ama biz yapamadık. Şu dünyada bu kadar mı kolay hiç bir şey olmamış gibi davranmak diye düşündük. Bir hayvanın, sahibi, sevdikleri için gösterdiği vefa örneklerine baktık, bir de dostlarımızın vefa anlayışına. İçimiz sızlıyordu, koyuyordu yaşananlar, ‘acımadı ki’ diyemiyorduk. 

Geldik bu güne. Kimileri bir oyunmuş gibi yaşamla oynanan, hala ‘acımadı ki’ diyebilir çocukluğundan kalma alışkanlıkla. Yaşama gücü bulmak için yok saymaya çalışabilir acıları, sızıları, hayal kırıklıklarını. Belki o şekilde taşıyabilir umutlarını geleceğe, çaresizliğini bir anlamda itiraf ederek. Ama çözüm olmuyor ‘olgunlaştım’ demek, ‘ tecrübe sahibi oluyorum’ demek. ‘Sıkarsam biraz daha dişimi, bunlar da geçer her halde’ diyerek beklemek. Yaşamı böylesine karşılamak, sessiz. kabullenmek tüm yapılanları. 

Belki de herkes için büyümenin zamanı gelmiştir, acıtıyorsa, acıttığını söyleyerek yaşananların. Çözümü buna göre aramanın. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Günün yazısı seçtim... Sevgiler.

Esma KAHRAMAN 
 25.03.2011 12:59
Cevap :
Teşekkür ederim. O sizin güzelliğiniz. Saygılar.  28.03.2011 9:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 627
Kayıt tarihi
: 06.12.10
 
 

Bornova Anadolu Lisesi ve Sbf mezunuyum. Üniversite yıllarımda başlayan çalışma yaşamım kısa bir sür..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster