Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1097
 

Acınız acımızdır

Acınız acımızdır
 

Takımımızla ilgili yaptığı bazı yorumlar ters gelse bile bize, severdim Kazım Kanat'ı. Yıllardır kansere pabucunu ters giydirmesiyle örnek olmuştur, umut olmuştur içinde bu illet virüsü barındıranlara. Kulağındaki küpesiyle kendine has bir duruşu vardı Kazım Abi'nin. Zatürre teşhisiyle kaldırıldığı hastanede aramızdan ayrıldı malesef geçtiğimiz hafta içi. Tabiri caizse; kanser okyanusunu aştı, fakat zaturre deresinde boğuldu ne yazıkki. Merhuma Tanrı'dan rahmet, kederli ailesi ve sevenlerine sabır ve baş sağlığı dileyerek başlayayım Sivas deplasmanımızı kendimce yorumlamaya.

Bu maç öncesi kafalarda; Volkan'ın 2 maçlık cezasının tahkimce indirime gidilip gidilmeyeceği sorusu vardı. Bu sorumuz Perşembe'nin gece yarısında, saat 23.30 sularında haber ajanslarına düşen "İndirim" haberiyle cevaplanmış oldu. Oysa Sivas maçı Cuma akşamıydı. Başkanın özel uçağıyla, maç günü Sivas'a getirilebileceği söylentilerine; "Hayır gerek yok, ben Babacan'a güveniyorum. Kalemizi yine o koruyacak." diyerek noktayı koydu Aragones kendinden emin bir şekilde. Bu gerçekten çok yerinde bir karardı. Tüm hafta boyunca gerek fiziksel, gerekse psikolojik olarak kendini bu maça şartlandıran Babacan'dan formayı her ne olursa olsun almak doğru olmazdı.

Takımımız, devresini 1-0 önde kapattığı maçın ikinci yarısında, rakibin etkili futbolu karşısında çaresiz kalarak yediği gollerle 2-1 mağlup ayrıldı sahadan. Ama önemli olan kaybederkende kazanabilmektir bazı değerleri. Evet maçı kaybettik ama yepyeni, kendine güveni olan genç bir kaleci daha kazanmış olduk. Yediği 2 golde de hatasızdı Babacan. Gollerden önce kurtardığı 3 net pozisyon, maçın yıldızları arasına ismini yazdırmasına neden oldu. Birden aklıma, Rüştü'nün takıma ilk geldiği yıl geldi. Hatırlarsanız; Engin'in talihsiz sakatlığının ardından kaleye geçmiş ve bir daha da kolay kolay bırakmamıştı kaleyi. İşin özeti; gerçekten de Babacan'ın geleceği parlak. Uygun gördüğü bazı maçlarda Volkan'ı dinlendirip, eldivenleri Babacan'a gönül rahatlığıyla teslim edebilir Aragones.

Gaziantep yenilgimizi ilk maç sendromumuza, Hacettepe mağlubiyetimizi sentetik çime, Porto hayal kırıklığımızı da çok sayıdaki eksiklerimize bağlamıştım. Sivasspor'a karşı alınan bu mağlubiyet gerçekten endişelerimizin ayyuka çıkmasına neden oldu. Ne akılların Kiev maçında olması, ne yanlı hakem düdükleri, ne devre arasındaki Bülent Hoca'nın bilgisayar ortamındaki analizleriyle takımımızı tahlil etmesi, ne de yanlış kadro tercihi. Hiç bir bahanesi olmamalı bu yenilginin. Yoksa Aragones ile kan uyuşmazlığı mı söz konusu? Açıkçası defansa uygulattığı çağ dışı ofsayt taktiğinin ileriki maçlarda, özellikle de Şampiyonlar ligi ve derbilerde başımıza ciddi sorunlar açmasından korkuyorum.

Yine iş biz 12'nci adama düşmekte. Belki erken konuşmaya, ama belli ki takımımız puanları bol keseden dağıtmaya devam edecek bu sezon. Bize sırtımızı dönüp küsmek yerine, takımımızı her zamankinden daha çok sarıp sarmalayıp sevmek düşer. İlk icraatımız salı gecesi mabedi doldurmak olsun. Kiev maçı skoru aleyhte bitse bile, avuçlarımızı patlatırcasına alkışlayarak bağrımıza basalım takımı. Unutmayalım ki geçen yılın çeyrek finalisti bu takım. Aramızdan ayrılanlara rağmen takımın iskeleti muhafaza edilmiştir. İslam Çupi'nin kulaklarımıza küpe ettiğimiz malum sözlerini kanıtlama zamanıdır şimdi.

Yazıya taziye ile başladık madem, yine taziye ile bitirelim. Amansız bir rekabet vardır aramızda ezeli rakip Galatasaray'la. Hatta bu rekabetin ucu zaman zaman şiddete dayanır malesef tasvip etmesekte. Unutuverilir bazen ezeli rakiplerin aynı zamanda ebedi dost oldukları. Her ne kadar karşılıklı olarak atışmalar olsa da, birimizden bir can yitip gittiğinde, paylaşılır acılar. Bu hafta sonu Bursa'da geçirdiği trafik kasası sonucu aramızdan ayrılan ultrAslan kurucusu Alparslan Dikmen hepimizin yüreğini yakmıştır. Merhuma Tanrı'dan rahmet, kederli ailesine ve ezeli rakip, ebedi dost Galatasaray camiasına baş sağlığı dilemek yakışır bize. ACINIZ ACIMIZDIR...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

de bizim baş tacımızdır.Yazınızda ne kadar güzel ifade etmişsiniz iki klubün değil sporun dostluğunu.Yüreği engelli olan insanlara anlatmak gerek,bir zamanlar Fenerbahçeli ve Galatasaraylı taraftarlar nasıl kolkola maç seyrediyorsa yine aynı şekilde maç seyretmelerini düşlemek gerek,konuk takımı skor ne olursa olsun maç bitiminde alkışlamak gerek,Avrupa maçlarımızda kenetlenmek gerek.Ben ilacı olmayan hasta bir Galatasaray taraftarıyım,en iyi dostum Fenerbahçeli,ama böyle düşünen milyonlar olsun,siz bize 6 atın biz size 5 atalım,ama kavgasız kolkola seyredilen maçlar için sağlam bir köprü kuralım.Elinize,yüreğinize sağlık.MAZİNDE BİR TARİH YATAR,YAŞAAA FENERBAHÇEEEEE.Saygılarımla.

Bekir Fatih DEMİRAĞ 
 29.09.2008 21:35
Cevap :
Bir Galatasaraylı tarafından okunmak çok güzel birşey. Çok teşekkür ederim. Tüm cümlelerinize imzamı atarım. Son cümledeki jestiniz için extra teşekkür ederim. Sevgiler...  29.09.2008 22:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 109
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 737
Kayıt tarihi
: 05.12.07
 
 

İlk önce şunu belirteyim; yürüme engelliyim fakat hayata pamuk ipliği ile değil, LACİVERT YÜREĞİM..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster