Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '15

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
592
 

Acır be dostlar hem de öyle bir acır ki!

Acır be dostlar hem de öyle bir acır ki!
 

“Elleme o perdeyi, camı da mıncıklayıp durma, yeni sildim! Otur bir sayfa “A” bir sayfa da “B” yaz! Hem sonra ne var sokakta? Başına bir şey gelirse o deli babana hesap veremem ben! Senin annen öldü çocuk, emanetsin sen!”


Sokağa salmazdı halam beni… Benim yerim pencere önüydü. Oturur benden yaşça büyük kuzenlerimin oyunlarını seyrederdim. Akşam olunca ışıklar yanardı Haliç’in karşı yakasında…


Midemin üstünden ciğerlerime yansıyan bir sızı…


“Orası İzmir değil Alibeyköy, alık çocuk! Merak etme zamanı gelince gideceksin İzmir’ine! Dayama burnunu cama, kirleniyor! Hiii! At elinden o sineği, git çabuk ellerini yıka! Sokakmış! Pöh! Anan da gidecek zamanı buldu! Başımdakiler yetmezmiş gibi bir de sen! Otur oturduğun yerde, emanetsin sen!”


Bir sızı ki titretirdi beni!


Bir türlü kavrayamazdım “emanet” olduğumu… Halam sık sık “Senin annen öldü çocuk” dedikçe içimi bir suçluluk duygusu kaplardı… Sadece sokak değil, avaz avaz ağlamak ve hıçkırmak da yasaktı bana!


Acırdı içim!


Ve ben hiç yalan söylemedim bu konuda…


Ne acımı belli ettim ne de “acımadı ki” diyebildim!


Çok daha sonraları oturup mektuplar yazdım beni bırakıp yıldız tozlarına karışana:


“Necibe Hanım;


Siz çekip gittiniz, yokluğunuz ayağımda pranga…


Aşkınız, sevgiliniz, eşiniz… Yani benim babam…


Her ne kadar kuyruğu dik tutsa da “şefkat” dilenirdi benim için!


“Annesi yok efendim, annesiz büyüdü efendim…”


Acırdı içim!


 Ve beni alırdı karşısına…


“Annemiz yok biliyorsun, bir sıfır geridesin, bir sıfır geridesin, bir sıfır geridesin…” derdi sık sık!


O böyle dedikçe avazım çıktığı kadar haykırmak isterdim:


“Acımadı kiiiiiii! Acımadı kiiiii! Acımadı kiiiii!”


Ama diyemezdim zira acırdı içim!”


Haa! “Acımadı ki” diyen yalan söyler!


Ama böyle bir yalana da ihtiyacı vardır insanın!


Günümüz, ömrümüz “acımadı ki” diyerek geçiyor zaten!


Canımız fena halde acıdığı halde!


Fazla söze gerek yok!


Değerli dostlar ortaklaşa bir kitap çıkartmışlar temalı…


Ellerine, yüreklerine sağlık!


Henüz görmedik, sağlık sorunlarından dolayı ilgilenemedik ve henüz okumadık ama…


İş yapar bu kitap!


Zira ismi “Acımadı ki!”


Şu orostopol dünyada canı yanmayan var mı ki?


Hayırlı uğurlu olsun efendim!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eh n'palım, biz de hep böyle karşılıklı birbirimize sürekli "tavsiye eder" dururuz o zaman:) Aslında mesela “bu konu”nun yeri, böyle bir yazının altı değildir! Ama işte size “yanlış”larınızı nasıl anlatmak gerekir..?? ZOR!!! Zaten sizinle bütün meselemiz de budur. Siz maalesef ki ruh dünyanızda kendinizi, sanki insanların çok üzerindeymiş gibi bir konuma yerleştirmiş aslında yazı filan eleştirmiyorsunuz, direkt insanları rencide ediyorsunuz! Benim hareket tarzımın ise, kendimce “doğru” ve haklı nedenleri vardır ve bunu “belirleme hakkı” da bana aittir, size ait değildir! Yani, birilerinin birilerini eleştirebilmesi ve hele ki bir de üstelik “uyarması” filan için, önce kendinin-kendi yaptıklarının bir uyarı gerektirmeyecek vasıfta olması gerektir!! Ve ben sadece -o da ancak eminsem- ahlaksızları muhatap alma(yabiliri)m, bunun dışında herkesi, “icap eder” muhatap alırım. Çünkü insanlar ancak birbirlerini muhatap alarak anlaşabilir ve sorunları çözümleyebilirler!! Sağlıcakla..

Filiz Alev 
 08.05.2015 10:27
Cevap :
Peki, Filiz Hanım,siz haklısınız! Saygılar.  08.05.2015 16:13
 

Vay be Ümit Culduz. Nasıl da içinden geldiğince yazıyorsun. Zevkle okudum yine abicim.

Solohan 
 06.05.2015 5:57
Cevap :
Eyvallah Kemal, selamlar.  10.05.2015 21:28
 

Asıl benim içim rahat Ümit Bey. Ama size göre, herkes yapacak edecek, ben ise susacak sineye çekecektim öyle mi? Yazık. Halâ kendinize yontuyorsunuz demek. Ve ben yine bile kimseye karşı asla saygı ve edep sınırını aşmadığım gibi hiçbir yazımı-yorumu-öyle ki msjları dahi silmem, hakkımı teslim edin, buradaki en şeffaf üyeyim. Yanlışları olanlar silerler ve sildiler de nitekim! Zaten atladığınız ve bilginiz dışında da kalan daha öyle çok detay var ki.Ama yine de neyin ne olduğunu anlamak için benim sayfalarım açık ve yeterli! Bence siz geriye dönüp salim kafayla bir tekrar incelemelisiniz. Zira yanılıyorsunuz. Evet yazık, çünkü iyi niyetlerin yetmediğini görmek üzücü tabii. Oysa beni.. ve hem kendinizin hem de diğerlerinin yanlışlarını, hatta ayıplarını-suçlarını anladığınızı düşünmüştüm.Fakat görülüyor ki anlaşılmamış demek! Neyse benim açımdan farketmez sizler düşünün; demekki bu dünyada halledemeyeceğiz, biz de gerçeklerin ve Allah'ın hakemliğinde ahirette görüşürüz artık.Esen kalın.

Filiz Alev 
 06.05.2015 1:41
Cevap :
Evet "herkes yapacak, edecek" Filiz Hanım! Bayağılığın başladığı yerde ise şalteri indirmeniz gerekirdi sizin. Muhatap gördünüz ve yanıt vermeye çalıştınız. Sizin hatanız burada! Bahsettiğim konunun benimle alakası yok, biliyorsunuz. Sizinle "düşük düzeyde" diyaloglarımız olmadı, ki olamaz da zaten. İnsan kendini bazen "susarak, yanıt vermeyerek de" savunabilir. Bazen öyle gerekir. Ben sizin "yazı tarzınızı" sadece eleştirdim. Ve bu bir üye olarak benim en tabii hakkım.Ama benden "cesaret" alanlar işin resmen mokunu çıkardılar. "Sorumluluk" duymam ve sizi mesaj yoluyla uyarmam bu yüzdendir. O silmediğiniz yorum ve mesajları bir daha okumanızı tavsiye ediyorum size. Selam ve saygılarımla.  06.05.2015 21:40
 

Bakışlarınızdaki hüzün, duruşunuzdaki meydan okuyuş, ruhunuzdaki naif ama bir o kadar da protest, sanatsal ve sıradışı hem coşku, hem sukunet hem atalet, sizin de başkalarını acıtmanız ve hırçınlıklarınız, hepsinin kendinizce böyle haklı nedenleri de var işte.Son zamanlarda eni konu duygusal kendinizi de paylaşıyor ve sanki hem geçmişle hesaplaşıyor hem de günah çıkarıyor da gibisiniz. Aslında çok kolay affettim sizi.Ama işte yüreğinizdeki bu acıklı yaralanmışlıkları-etkilenmişlikleri hissedip farkettiğim içindi zaten ve pek tabii sizin de hatanızı anlayıp, bana yapılanlardaki payınızla ilgili vicdanınızın sızlamasının ve bunu büyük bir içtenlik-dürüstlük ve samimiyetle beyan edebilmenizdeki yürekliliğin-duyarlılığın-mertliğin de payı büyük kuşkusuz. Yazınızdaki içerik ise, bence bırakalım acılar acıdıkları kadarıyla ve acıttıkları yerde onarılsınlar, sonraları da onları tekrar tekrar kanatmanın ne gidenlere ne de kalanlara hiçbir yararına rastlamadım bugüne kadar.İçten sevgilerimle..

Filiz Alev 
 05.05.2015 9:58
Cevap :
Ben sadece yazım tarzınızı hedef almıştım Filiz Hanım, sizi değil. Bu bakımdan müsterihim. Daha sonraları konu genişledi ve benim yörüngemden çıktı. (Bazı üyelerle))Hoş olmayan diyaloglarınıza şahit oldum. Kantarın topuzu kaçmıştı biraz. Benim özel mesajlar yazarak devreye girmem ve sizi uyarmam ne sizi haklı kılar, ne de beni haksız. Elin oğlu karşısında bir "KADIN" olduğunu unutuyor işte. Gerektiği yerde frene basmıyor "Culduz" gibi. Hoş değildi o dıyaloglar ve ben de kendimi "SORUMLU" hissettim ve devreye girdim. "Bağışlanacak" bir kusurum olduğunu zannetmiyorum. Silmediyseniz eğer "yorumlarım" sayfanızdadır. Umarım bazı üyelerden aldığınız (Ve beni sizin adınıza oldukça rahatsız eden" yorumlar da duruyordur. O sürece sizin de hatırı sayılır katkılarınız oldu, bunu kabul edin lütfen. O tür diyaloglara girmeyecektiniz! Muhatap almayacaktınız o kişileri. Biraz "özeleştiri" lütfen. Selam ve saygılarımla.  05.05.2015 19:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1567
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster