Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '09

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
5687
 

Açlığı bastırmanın yolları

Açlığı bastırmanın yolları
 

YARASIN...


Evet, bu yazımızda açlığı bastırmanın yollarını birlikte arayacağız.

Bu yazılanları uygulamış birisi olarak sizlerle paylaşmakta yarar olduğunu düşünerek, kaleme alıyorum.

Her zaman diyete başladığımızda, bir süre sonra açlığımıza yenilip diyetimizi yarıda bırakırız.

Siz de bırakıyor musunuz?

Eğer cevabınız evetse;

İşte size Reader's Digest'ten açlığınızla baş etmeniz için 10 tavsiye:

1- Kendimize meyve hediye etmek: Evet, açlığınızı kontrol altında tutabildiğiniz zamanlarda, kendimize gerçek bir hediye olarak taze meyve ya da içecek almakla işe başlayabilirmişiz. Taze içecek ve meyveler fazla tatlı olmasın.

2- Bir miktar fındık açlığımızı bastırabilir: Tıpkı Prf .Dr. Mehmet ÖZ’ün de dediği gibi… Eğer yeme arzumuza yenilirsek ve bir kutu şekerleme ya da diğer tetikleyici gıdalar alırsak kendimizi kötü hissederiz. Bu tür yiyecekler, malum yerlerde birikir ve karşımıza yağ olarak bize dönüp gülümser. O nedenle o şekerleme yerine küçük bir avuç fındık yemek, o isteklerimizi bastırmada bize yardımcı olur. Ve oluyor da. Sonra birde reklamlardaki malum konu var!

3- Sert kabuklu yemiş yemek: Günde 2 bardak su içip ve bir miktar kabuklu kuru yemişlerden yiyerek, 20-30 dakika içinde bu vücut kimyamızı değiştirerek açlığımızı ve iştahımızı bastırabilirmişiz. Bastırıyoruz da!

4- Şekerleme yerine içecek bir şeyler denemek: Kafein açlığımızı bastıramaz, fakat kafein iştahımızı bastırıp bizi kaloriden kurtarır. Eğer kendinizi gerçekten aç hissediyorsanız, şekersiz veya az şekerli bir kahve için. Açlığınızdan uzun süre eser kalmayacaktır. Denemekte fayda olduğunu deneyince göreceksiniz.

5-Stresten uzak durmak: Stres açlığın en büyük tetikleyicisiymiş. Stresle baş etmenin yolunu öğrenirsek, potansiyel olarak günde yüzlerce kaloriden kurtulabiliriz. İşe derin derin nefes alarak ya da gözümüzde sakin, durgun sahneler canlandırmaya çalışarak başlayabiliriz.

6- Kısa şekerlemeler yapmak: Yorgun olduğumuzda, açlığımız da açığa çıkar. İş yerindeyseniz kapınızı kapatıp, gözlerinizi bir süre kapatın ve enerji toplayın. Tabi biri gelirde ne yaptığınızı sorarsa, gözlerinizi dinlendirdiğinizi söylersiniz!

7- Dişlerimizi fırçalayıp, gargara yapmak: Temiz ve ferah bir ağza sahip olduğumuzda bir şeyler yiyerek bunu bozmak istemeyiz. O nedenle de açlığımızı zorda olsa bastırırız.

8- Kendimizi meşgul edecek bir şeyler yapmak: Eğer canınız dondurma isterse, bu açlık değil, nefistir. Nefsin 10 dakika içinde sona erdiği bilim adamları tarafından düşünülüyor. Bunun ayrımını yamak ve aklımızı başka tarafa çevirerek, bir arkadaşımızı arayabiliriz. Veya blog yazabiliriz! Veya; müzik dinleyip ya da egzersiz yaparak, açlık hissimizi yenebiliriz.

9- Sınırlar dahilinde kendimizi biraz şımartmak: Aslında en kötü olan da bu. Bu şımarmayı bir abartırsak, yandı gülüm keten helva! Evet şimdi şımarma zamanı. Gidin ve şımarma bedeli olarak bir dondurma alın, ancak küçük bir külahta olsun. Eğer bardakta alırsanız, şımarmayı abartmış olursunuz. Küçük çikolatalar, yer fıstığı ya da tuzlu krakerler yiyip, bunları yedikten sonra yapacağımız 15 dakikalık bir yürüs 100 kalori ya da daha fazlasını yakmamızı sağlarmış. O zaman niye yiyoruz? Diğer maddeleri uygulamak en güzeli değil mi?

10- Pastane ürünleri ya da pizzalardan kaçınmak için rutinimizi değiştirmek: En zoru da bu! Karşı konulamaz bir doğum günü pastasıyla karşılaşacağımızı biliyorsak, başka yiyeceklerimizden kısarak diyetimize pasta için yeterince kalori ayırarak doğum gününe gidebilirmişiz. Haydi izin çıktı. Ancak fazla yememek şartıyla.

Eğer şu anda kendinizi aç hissediyorsanız. Ya yukarıdaki maddelerden birisini uygulayın. Ya da…

Afiyet olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3301
Toplam yorum
: 5759
Toplam mesaj
: 303
Ort. okunma sayısı
: 1504
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Günlü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster