Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '12

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1551
 

Açlık sınırında ne kadar insanımız yaşıyor? Tüm dünyada ne kadar aç insan var?

Açlık sınırında ne kadar insanımız yaşıyor? Tüm dünyada ne kadar aç insan var?
 

Ülkemizdeki ekonomistler ikiye ayrılıyor. Bir bölümü iktidar yandaşı olduğu için gerçekleri görmezden gelirken, öbür kesim gerçekleri dile getirip, ekonomimizin içler acısı halini gözler önüne seriyorlar.

Ekonominin en önemli göstergeleri nedir?

Üretim, pazarlama…

Ürettiğini pazarlayıp, kazancı eşit şekilde dağıtarak, iç pazardaki talebi desteklemek ve iç pazarı canlandırarak, halkın yaşam seviyesini yükseltmek…

Genel tabloya bakılacak olursa; biz üretmiyoruz, dışarıdan ithal edip, montajlayarak yine dışarı satıyoruz. Yani ikame mal üretiyoruz. Bu da istihdama katkı yapmıyor.

İhracat rakamları ile övünenler, ithalat rakamlarını hep gizliyorlar. Cari açık ve dış ticaret açığına vurgu yapmıyorlar. Özellikle bütçe açıklarının kapanması, Cari Açığın aşağı çekilmesi için sık sık halkın ortak kullandığı ürünlere zam yapılmasını bile görmezden geliyorlar. Bunu da vergiyi tabana yaymak olarak açıklıyorlar. Dikkat ederseniz yapılan zamlar genellikle ÖTV(Özel tüketim Vergisi) yükseltilerek yapılıyor.

Bu nedenledir ki; tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanlar gittikçe yoksullaşıyor, gelir dağılımındaki adaletsizlik gittikçe büyüyor. Bu adaletsizlik büyüdükçe, halkın beslenme ve yaşam koşulları da zorlaşıyor.

Dünyanın yüzde 12’si, Türkiye’nin yüzde 16’sı yeterli gıdaya ulaşamıyor.

Buna göre Türkiye’de yaklaşık 13 milyon kişi açlıkla karşı karşıya kalabiliyor. Ekonomide mucize yaratanların ve onlara kayıtsız şartsız destek verenlerin görmezden geldikleri rakamlardan sadece biri…

Barem Research’ün araştırmasına göre Türkiye genelinde yüzde 16.2 olan ve sürekli veya ara sıra yeterli gıda bulamayanların oranı, çalışanlar arasında yüzde 12 iken çalışmayanlar arasında yüzde 19.3 seviyesinde. 

Yeterli gıda bulamayanların sayısı giderek artarken lüks tüketim kriz dinlemiyor…

Durgunluğun ekonomileri derinden sarstığı bu yıl içinde bile lüks tüketimin yüzde 10 artması bekleniyomuş.

Bain & Company’nin öngörülerine göre global lüks tüketim malları pazarı 2012 yılını yüzde 10 büyüyerek 212 milyar Avro ile tamamlayacakmış.

Lüks mallara harcanacak para, önümüzdeki 5 yılda 1 trilyon Avro olacakmış. 

Dünyada açlık ve yoksulluk geniş kitleleri vururken diğer yanda lüks tüketim baş döndürücü bir hızla büyüyor. Niye böyle olduğunu sorgulamak gerekirse, kapitalist sistemin getirisi olarak görmek en sade ve doğru tanım olarak gözüküyor.

Barem Research’ün Türkiye halkasını gerçekleştirdiği WIN/Gallup International Global “Açlık Algısı” araştırmasına göre dünya nüfusunun yüzde 3’ü sürekli, yüzde 9’u zaman zaman açlık çekiyor. Türkiye’de nüfusun yüzde 16.2’si yeterli gıdadan yoksun. Bu oran en iyi olasılıkla ortalama 13 milyon kişi demek. 

Dünyanın gündeminde bulunan Filistin ve Sudan’da ise durum içler acısı...

Biliyorsunuz bu ülkeler bizim en fazla destek verdiğimiz ülkelerin başında geliyor. Özellikle Sudan ve Filistin’in Gazze bölgesi!

Sudan halkının yüzde 80’i, İsrail ablukası altındaki Filistin’de ise halkın yüzde 52’si yeterli gıdaya ulaşamadığı için açlık çekiyormuş.

Türkiye halkasını Barem Research’ün gerçekleştirdiği WIN/Gallup International’ın, 5 kıtadan 57 ülkedeki 50 bini aşkın kişiyle yapılan “Açlık Algısı” araştırmasının sonuçları açıklandı.

Oluşturulan “Açlık Duygusu Endeksi”ne göre dünya nüfusunun yüzde 3’ü sürekli, yüzde 9’u ise zaman zaman açlık çekiyor. Açlık hissi duyanların oranı toplam yüzde 12. Zaman zaman ya da sürekli açlık hissi duyan yüzde 12, dünya nüfusunun 840 milyonunun açlık çektiğini gösteriyor. 

Araştırmaya göre; Türkiye nüfusunun yüzde 4.6’sı sık sık, yüzde 11.6’sı da zaman zaman yeterli gıda bulamıyor. Türkiye’de açlık çekenlerin oranı toplam yüzde 16.2 seviyesinde. Bu oran, yüzde 12 olan dünya ortalamasının üzerinde. Türkiye genelinde yüzde 16.2 olan ve sürekli veya ara sıra yeterli gıda bulamayanların oranı, çalışanlar arasında yüzde 12 iken çalışmayanlar arasında yüzde 19.3 seviyesinde.

Öte yandan Bain & Company’nin öngörülerine göre global lüks tüketim malları pazarı 2012 yılını yüzde 10 büyüyerek 212 milyar Avro ile tamamlayacakmış.

Dünya genelinde yapılan araştırma; lüks otomobiller, şarap ve alkollü içkiler, otel, ev ve ev dışı yiyecek, ev mobilyası ve yatçılık ürünlerinin bir önceki yıla göre yüzde 9 artışla 750 milyar Avro’ya ulaşacağını söylüyor. 

Gördüğünüz gibi rakamlar, ekonomiyi güllük gülistanlık gösterenleri yalanlıyor…

Açlık sınırının altında ve civarında olanlarımız bile dünya ortalamasından yüzde 33 daha fazla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bloğumuzda maalesef ender rastlanan araştırmaya dayalı yazılar görmek ve anlamlı sentezleriniz bizleri hem bilgilendirmekte hem de aydınlatmakta. Emeğinize sağlık mesut bey. Teşekkürler, saygı ve selamlarımla.

Ersin Kabaoglu 
 07.12.2012 1:32
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  07.12.2012 15:53
 

Dünyada açlık ve yoksulluk sürerken bolluk ve refah içinde yaşayan belli bir azınlığın tüketim çılgınlığı içinde yaşamaları her şeyden önce demokrasinin nasıl bir siyaset biçmi olduğunu gün ışığına çıkartmıyor mu? Biz demokrasiyi savunurken sizin rakamlarla açıkladığınız bu ahlaksızca düzeni savunmuyor muyuz? Yoksa bu düzeni ortaya çıkaranlar başka bir gezegenin siyasetçileri mi? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 06.12.2012 18:17
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. tüketim çılgınlığı yapanlar, hep öbür tarafı gündemde tutuyorlar. Bu nasıl bir çelişti anlamış değilim. Selamlar, saygılar...  07.12.2012 15:54
 

Merhaba Mesut bey, Lale devri de bu ülkede yaşanmadı mı? Sonu belli. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 06.12.2012 13:04
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Her devrin bir sonu vardır. Selamlar, saygılar...  06.12.2012 14:58
 

"Elektrik-siz" bloğumdaki yorumlarımla paralel bulduğum bir yazı okudum.Habire açlık sınırını hesaplıyorlar ama aç hala aç.Karnını doyurabildilermi hükümet olarak?"Sınırını belirlerim gerisi beni bağlamaz" hesabında gidiyorlar,hepsi bu.Türk-İş nerede?Sendikalar nerede?Tv dizilerine bile el atan başbakan,bu araştırma ve çıkan sonuçlara da kızmasın?Avrupada asgari ucret 1300 euro.İnsanını doyuramayan bir ülke,kalkıp zorunlu din dersi saçmalığı ile zaman kaybedecek;umurlarında değil.Dört kişilik bir ailede babanın çalışması,aç kalmamaya bile yetmiyor. Hem anne hem baba asgari ücretle çalışsa bile "yoksulluk sınırı"nın üstüne,yani aç ve açıkta kalmama sınırının üstüne çıkamıyor.Hesabın tutması için,her iki çocuk da çalışmak zorunda.Açlık sınırının bile altında asgari ücrete "eyvallah" deyip kedi gibi hükümetin bacaklarına sürtünmek sendikacılığın Türkiye'deki utancıdır.Sosyal devlet,insanını aç bırakmayan devlettir.Türkiye'de nerede sosyal devlet? Gittikçe"dilenci toplum"oluyoruz.Sevgiler.

Berra 
 06.12.2012 12:37
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. O sınırdaki insan sayısı arttıkça, bir şekilde bunu dile getirmek gerekiyor. Selamlar, saygılar...  06.12.2012 14:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3038
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster