Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
429
 

Acun Ilıcalı, Programları ve Mutluluk

Acun Ilıcalı, Programları ve Mutluluk
 

resimler internetten alıntıdır


Geçen gün bir televizyon programında  sayın Ilıcalı ile bir sohbet vardı ve kısmen dinleme fırsatım oldu. Söyleşi esnasında krizden bir yıl sonra Arjantin’e gittiğinde insanların mutsuz olduğunu ve insanların mutsuzluğunun yüzlerine yansıdığını, Türk insanının ise bugün mutlu olduğunu belirtti. Bunu sokaklarda gördüğünü söyledi. Kendisini de yaşadığı süre içinde bir yıl parasız sokakları parsellediğini ve sokakları bildiğini söyledi. Doğal olarak bu ifadeler  önemli idi ve yorumlanması gerekendi ben de yorumlamak istedim.

Önce Acun Ilıcalı‘ nın cam da görülen kısmına ve yaptıklarına bakalım. Acun Ilıcalı ‘yı ekrandan tanıyoruz. Yakın arkadaşları ve çevresi onu çok

yönüyle  tanır, çoğunluk ise benim gibi ekranda göründüğü kadarıyla tanır. Bu nedenle kişilik yapısı ile yorum yapmak  benim için mümkün değildir. Programlarına geldiğimizde insanlar hava kararınca çoğunlukla eve çekilir ve bu eve çekilenlerin çoğunluğu ekran karşısındadır. Yıllar öncesine gidelim ve geriye yönelik bir yorumla başlayalım. Cam ekran bu topluma  “Kaynana Semra” yı kafasına nakşetti. Toplumda Kaynana Semra’yı tanımayan kalmadı. Bu  olsa yine iyi de, bu cam ekran Kaynana Semra’nın oğlu Ata’nın ölümünün de başlangıcı olmadı mı?  Pekiyi  toplumsal olarak taktir edersiniz balık  hafızalı olmakla övünürüz ya  bunu hatırlayan kaç kişi var ve bir gencecik insanın yok olmasından hiç yüzümüz kızardı mı acaba. Ufak bir geçmişe yolculuk sonrası gelelim günümüze.” O Ses Türkiye, Yetenek Sizsiniz, Survivor” . Cam ekrana insanları bağlayan programlar. Pekiyi şimdi size soruyorum  bu ve benzer programlar “Sizlere herhangi bir katkı sağlıyor mu?”  Ben çok fazla cam ekrana esir olmamaya çalışıyorum. Kendime sorduğumda “toplumsal olarak  zaman israfı” olduğunu görüyorum. Televizyonlarda değişik programlar zaman içinde bir kısım insanlara spor yapmanın gerekliliğini öğretti. Bugün Sayın Ilıcalı artık ben program yapmaktan vazgeçiyorum dese ve  beş yıl sonra  bugün yaptıklarını toplumun yüzde kaçı hatırlayacaktır. Cevabı inanın o denli az olacaktır. İki yıl önce yaptıklarını hatırlıyor musunuz. Programların yapımında bir emek var ve buna saygı duyuyorum. Ekranda ki duruşuna da saygım var. Duruşu  ve insanlara yaklaşım tarzı saygı uyandırdığı aşikardır ve program yapımcı profilinde örnek olabilir. Fakat kişinin kafasını dağıtmaya yaraması harici kalıcılığı olmayan programlar. Yemek tarifi yapan kişi bile bir katkı sağlayabilir, lakin bu tür programlar zaman öldürmekten başka katkı sağladığına inanmıyorum. Bu benim görüşüm.

Gelelim toplum mutlu mu? İnsan oğlu fıtratı gereği unutmaya yatkındır ve çektiklerini yıllar sonra unutur. Sayın Ilıca ‘lı da unuttu gibi me  geliyor. Çevremize baktığımızda insanlar genel olarak  güler bir yüzle görürüz. Bu gülüş adeta ” Uzakta bir palyaçonun ağlarken gülmesi” gibidir. Lakin bu gülüş adeta bir balon gibidir. Bir iğnelik bir balon. İnsanları bir deştiğiniz de öyle hikayeler çıkar ki, bazen oturur ağlarsınız, bazen insanlığınızdan utanırsınız, bazen de kara kara düşünürsünüz. Bu toplum mutlu mu acaba? ” Antidepressif ”   kullanımının çok fazla arttığı ülkemizde  antidepressif kullanan insanlar mutlu olabilir mi? Müslüman olduğunu söyleyen bir toplum da % 67 oranında şans oyunlarından haram para kazanayım diyen ve inançlarıyla tamamen çelişirken toplum mutlu mudur ? Görüntüdeki mutluluk nedir diye baktığımızda kadercilik ve çaresizliğin kabullenilmesinden başka bir şey değildir. Sayın Ilıca ‘lı ile mutluluğa bakış açımız farklı diye düşünüyorum. Acaba zikreden ağaçlara veya sabahın seher vaktinde zikrin zirvesine varmış kuşlarla birlikte hiç zikir yaparak

 

gerçek mutluluğu yakalamış mıdır. Varlıkta yokluğu veya hiçliği tadarak mutluluğu yaşamış mıdır ? Domates tarlasında  dalından kopardığı bir domatesin buram buram kokusu ile dişleriyle ısırdığında domatesin suyunu ağzındaki tat reseptörlerine ulaştığında oluşan o müthiş hazzı acaba yaşamış mıdır? Yaşamış ise bence gerçek mutluluğu yakalamıştır. Bilir misiniz gece Paris’ te ışıklar altında  Eyfel kulesi  çok farklı gözükür. Gündüz yanına gittiğinizde demir yığınıdır, fakat yapım yılı değerlendirildiğinde bir eserdir. Son olarak mutluluk gülmek değil “huzur içinde tebessüm edebilmek”  tir. Esen kalın…

Resimlerin tamamı  internet ten alıntıdır.

www.selcukefendi.com sayfasında yayınlanmıştır
  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Acun ve programlarıyla ilgili ben de birkaç blog yazdım! Kendisi gerçekten de mert, iyi yürekli ve aidiyet duygusu yüksek bir insan. Benim onunla ve programlarıyla ilgili tek şikayetim var: Türkiye'nin en büyük kanallarından birini haftanın 3 günü 12 saat esir almasına, o programlar yetmezmiş gibi neredeyse mahalle bakkalının reklamlarında dahi oynamasına; caddelerdeki billboard'larda, gazete-mecmua reklamlarında görünmesine karşıyım. Gözümü açtığım her yerde onu görmekten bıktım! Bu yüzden TV'nin düğmesini açmıyorum; ama onun "yüzüm eskidi, eskiyor." gibi bir derdi yok! Demek ki para hırsının tedavisi yok! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 27.04.2013 18:57
Cevap :
Ata Kemal kardeşim programlarla ilgili hem fikiriz. Mert yürekli gözüküyor olabilir, lakin bu özellikteki kişi toplumu esir edercesine hareket edebilir mi. Bu bir çelişki olur. Teşekkürler ve saygılar...  27.04.2013 19:24
 

Ilıcalı, bir sihirbaz... Bir göz boyayıcı... Vahşi kapitalizmin yarattığı ve muhtaç olduğu, kitleleri avutan, oyalayan bir ekran büyücüsü... İşini mükemmel yapıyor doğrusu! Kütleler bayılıyor... Alan razı satan razı hesabı... Yozlaşmanın sonu yok. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 12.03.2013 16:21
Cevap :
Özen uzak, sadece o anı yaşayan ve sadece bu dünya kavramıyla meşgul ve sorgulamayan bir toplumda çok fazlası olmaz.Saygılarve teşekkürler...  13.03.2013 17:39
 

Sanatçıların bu şekilde eleştirilmelerine öteden beri katılmıyorum.Bunu siz yazdığınız için değil kim olursa olsun.Adamlar işini yapıyor. Ha bu arada bu konuda kendi düşüncenizi anlatmışsınız.Gerçekten güzel bir yazı saygı duyuyorum. Ama ben böyle düşünmüyorum.

Kerim Korkut 
 22.02.2013 18:17
Cevap :
Yapılan her işte emek vardır. Buna asla saygısızlık etmedim. Çünkü alın teri çok değerlidir. Fakat yaptıklarımız emeğimiz kendimize veya topluma katkı sağlamadığı sürece değersiz kalır. Zaman israfı denen kavramı bilirmisiniz. İsrafların en büyüğüdür. Bilelim ki dün yoktur. Bu programlar bir an kafa dağıtmamıza yarar fakat topluma katkı sağlamaz. Bir Hürem konusu bile insanların tarihe tekrar göz gezdirmesine neden olur bir katkıdır. Bununla onlar devletin geleceği için deselerde koltuk uğruna kardeş katili olmalarını haklı çıkarmaz. Osmanlıdaki bir çok güzellikle beraber bu çirkinliği görmemize ve tekrar düşünmemize yarar sağlar. Pekiyi Kaynana Semra' yı tanımamız bize ne sağladı. Aynı konuda Sayın Burakgazi ye yaptığım yorumlara verdiğim cevapları okumanızı dilerim. Saygılar...  23.02.2013 7:40
 

Çok önemli bir konunun altını yine kırmızı kaleminizle çizdiniz Sayın Şensöz.Mutluluk ''huzur içinde tebessüm edebilmektir. ne kadar doğru ve derinden düşünürsek ne anlamlar yükleyebiliz.''Acun'un proğramları insanlığa bir şey katmadığı gibi zaman kaybı oluyor malesef ama izleniyor,izliyoruz bende zaman zaman izliyorum hatta engelli kardeşlerimizin proğramlarında salya sümük ağlıyorum. Teşekkürler selamlar efendim.

Şennur Köseli 
 05.02.2013 17:53
Cevap :
Toplumsal olarak ne yapıyoruz diye sorgulamayan bir toplum gerçek gelişmişliği yakalayamaz. Acun ve benzerlerinin peşine takılır durur. Bu toplumu gördükçe Kur'an da Enam 32 yi hatırlıyorum . " bu dünya oyun ve eğlence dünyasıdır, takva sahipleri için ahiret hayatı daha hayırlıdır. Hala akılınızı kullanmıyormusunuz" der. İnsanlar oyun , eğlenceye o denli dalmışlar ve paranın o denli esiri olmuşlar ki doğruları görmeleri ve akıllarını kullanmaları mümkün değil. Adeta hiç ölmeyecekmiş gibi davranıyorlar, fakat günde binlerce insan doğuyor ve binlerce insanda ölüyor. Sevgi vesaygılar..  06.02.2013 18:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 550
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1170
Kayıt tarihi
: 13.02.11
 
 

Ben kimim? Ben 55 yaşında hekimlik sanatını icra eden bir kişiyim. Adım Selçuk Şensöz. Bugün için..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster