Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
143
 

Ada vakti, kararsızlık, çiğköfte

Beni az çok tanıyan herkes bilir ada aşkımı... Öyle böyle değil ama ya... Cidden hastasıyım Adaların.. Adadaki o sakinliğin, doğallığın... nostaljinin aşığıyım...

Bilenler vardır -büyük ihtimal hepiniz- Hatırla Sevgili diye bir dizi vardı... O diziyi sırf adada çekilen bölümleri var diye izlemeye başlamıştım..

Ama şunu da söylemeliyim ki ömrüm de bir kez bile adalara gitmedim... Neden diyecek olursanız yaklaşık on iki yaşında İstanbul'dan Bursa'ya taşındım... O vakte kadar hep annemle çıkardım dışarı... Hiç Adalara gidelim diye bir isteğim olmadı.. dört sene kadar Bursa'da kaldım ve aşık olduğum, dünyada nefes alabileceğime inandığım tek olan şehrime bir kez bile gelemedim..

Geçen sene bu zamanlarda döndüm şehrime... O günden beri de sürekli birşeyler engel oldu gitmeme... Ada planları yapıldı defalarca ama ya ben yataklara düştüm ya da bir şekilde arkadaşlarım sorun çıkardı... Ama bu sefer sorun çıkmayacak..

Dersane grubumla sağlam bir plan yaptık... Heybeliada'ya gideceğim önümüzdeki hafta... Önce bisikletle ada turu yapacağız.. Sonra da güzel bir piknik... İki arkadaşım adada yaşıyor... ve bu bana o kadar mükemmel geliyor ki..

Sanırım adada yaşamak için bir çok şeyden fedakarlık yapabilirim... Bakalım gelecekte inşallah =))

Gelelim başlığın ikinci kısmınaaa =) Yani kararsızlık..
Aslında çok kararsızlık yaşayan insan değilimdir... Özellikle de birine bir şey söyleyeceksem... Düşünür karar verir ve söylerim... Ama yok kardeşim bu sefer yemiyor... Olmuyor yani... Söyleyemiyorum..
Neden derseniz söyleyeceğim şey karşısında alacağım tepkiyi gram kadar bile tahmin edemiyorum.. Tahmin edemediğimden sonrasında olacakları bilemiyorum.. Oda tırsmama sebep oluyor..

Ne ara cesaretsiz cimcimeye dönüş yaptım bilmiyorum... Ama sevmedim bu halimi..
Ne var yani "benimle adaya gelsene" demekte..
Akılsızsın sen akılsız..

O değil de... benim canım deli gibi çif köfte istiyor şuandaa... Ama evin yakınlarındaki tek çiğ köfteci olan adam dükkanı kapattı =( Gecenin üçüne kadar açık olurduu =( Ben uyanır uyanır oraya gider çiğ köfte yerdiim =(
bir anda çiğ köfte krizim tutardı oraya giderdim yinee =(( Ah be adam.. niye kapattın dükkanı ? Yetmedi mi sana yedirdiğim paralar hıııı ? Benden iyi müşterimi bulacaktın sankii =(

Ayrıcaa sana çoook tesüf ettim kuşum ! Resmen çatlattın benii... Ayrıca senin yüzünden yine çiğ kötfe krizine girdiim =(


Of benim dertli başım yaa =( 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne harika bir üçlü değil mi? Ama üçüncüsü sanki diğerleriyle ters düşüyor biraz, bir de kalabalık olmasını eklersek... Bence adaya önce yalnız ya da bir kişiyle gitmek, o sizi kendine çeken özelliklerini doya doya solumak en mantıklısı. Çiğ köfteci hakkında blog yazmışsınız ama ben yorum yazamayacağım. Adalar aşkı daha güzeldi çünkü.

Güz Özlemi 
 12.09.2011 10:43
Cevap :
teşekkür ederim =)  12.09.2011 16:07
 

sabah günaydın şeklinde oldu yazınız, eğlendim okurken ayrıca sorun gitsin soruyu, kaybedecek ne var ki ! sevgiler..

Leyla Kanat 
 12.09.2011 10:07
Cevap :
aynı şeyi düşünüyorum.. Zaman kaybetmek boşuna..Sanki yeterince uzun kalabilecek miyiz bu dünyada? Sormak en iyisi =) teşekkürler =)  12.09.2011 16:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 482
Kayıt tarihi
: 05.08.10
 
 

Yazarım, çizerim... Hayalperestin önde gideniyim... Uykuya aşka aşık olduğumdan daha çok aşığım....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster