Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '18

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
615
 

Adalar'a Gittim, Gitmez Olaydım!

Adalar'a Gittim, Gitmez Olaydım!
 

Seray ve Gülay


2 hafta önce arkadaşlarımla Büyükada'ya gittik. Hep merak ederdim, hep duyardım namını sonunda gitmek nasip oldu. Ayak basar basmaz koku sarıyor etrafınızı. Afedersiniz de at pisliği kokuyor. Böyle turistik, böyle güzel bir yerin kötü kokması ne acı! İnsan buna bir çözüm bulur dedim ya. Hayvanları gördüm, ağızlarında gem bulunan atlar gördüm ve o sıcakta hayvanların üzerine binmek için sıra bekleyen insanlar... Pardon insan dedim!
 
Neden, ne uğruna? Zevk için. Ya afedersiniz de zevkiniz batsın! Açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Çünkü ben Büyükada'yı hiç böyle hayal etmemiştim. Atlara binildiğini, eziyet edildiğini zaten biliyordum ama yakından görmek başka! İnsanın içi acıyor. Biz bilmem kaç derece sıcakta bisikletle o dik yokuşları çıkmazken hayvanlar nasıl dayansın? Üstelik kırbaçlarla kamçılanırken... Yazık değil mi o hayvanlara onların canı yok mu, her kırbaç darbesinde canları acımaz mı? Bu nasıl bir bencillik, inanın aklım almıyor.
 
O gün bile kendi kendime düşündüm. Şu dünyada insan kadar bencil bir yaratık daha var mı acaba?! Hepimiz adına insanlığımızdan utandım. Siz kimsiniz ya? İnip yürüyemiyor musunuz? Yürümeyecek, bisiklete binmeyecekseniz neden geldiniz oraya? Faytona binmeye mi? Faytonunuz da batsın! O gün nerede faytona binen birini görsem laf söyledim. Söylesen ne fayda! Anlamıyorlar ki %90’ı Arap çünkü! Ben insan dışlamam ama inanın dışlanmayacak gibi değilsiniz.
 
Ya faytonculara ne demeli? Kendilerini Büyükada'nın ağası zannediyorlar. Ben kavga etmedim ama faytoncularla atışan bir kız gördüm. Üstelik ağızları çok bozuk bir bayanla nasıl konuşulması gerektiğini bilmiyorlar.
 
At yetiştirdikleri yerleri de gördüm. Görmez olaydım!
Üzüldüm...
Yazın kavurucu sıcağında hayvanlara eziyet etmek için onları yetiştiriyorsunuz. Vicdan nasıl alır? O yetiştirme yerleri umarım en kısa zamanda kapanır! Ve faytonlar tamamen kalkar. Hem kokudan kurtuluruz, hem de hayvanlar rahat eder. İnternetten araştırdım ama hiç umudum yok. Çünkü bu zamana kadar çok söz verilmiş. Hiçbirisi de tutulmamış. Zaten sağlı sollu geçen faytonlardan bisiklet sürmek ne mümkün! Faytona binmeyince ölmezsiniz. Baktım binenlerin çoğu kilolu, bence yürüyün biraz hem yağlarınız erir!
 
Aya Nikola Rum Manastırı'nı gördüm, çok güzeldi hayran kaldım. Ama içine girip gezemedim. Vallahi ukte kaldı. Diğer bir kilise Aya Dimitri'yi de sadece dışarıdan gördüm. Dışarıdan bakmak yetmedi tabii cama yapıştım, içeriyi gözledim ama ayin vardı. Hayattaki şansım dedim oturdum aşağıya. Heyecanlandım bir de özellikle içine girmek istedim çünkü hayatımda ikinci defa kilise gördüm. Birincisi Bursa’daydı, Trilye'de ama o küçüktü. Bu Dimitri, çok büyük ve ihtişamlıydı. Valla yine Adalar'a gidersem bilin ki sırf kiliseleri ve manastırı gezmek için. Ama içine girebileceğimin garantisi yok. Yine elim boş dönebilirim. Bu riski göze alamam. Bana bir davet gönderin Adalar Belediyesi, bekliyorum!
 
Ayrıca fiyatlar çok pahalı. Tanesi 10 TL bardak mısır mı olur? Gel de laf söyleme şimdi Araplara. Yalova'da onlar yüzünden pahalı ucuz bir şey kalmadı sayelerinde...
 
12 km bisiklet sürdük o gün. Bütün adayı bisikletle dolaştık. Ter paçalarımızdan akıyordu artık düşünün. Fotoğraflar çekildik. Pizza yedik. Yeri geldi ağladık yorgunluktan. Dinlene dinlene bitirdik günü. Hiç o kadar yorulduğumu hatırlamıyorum.
 
Valla benim vicdanım rahat. Gün sonunda yorgun ama rahat ayrıldım adadan. Ne faytona bindim ne de bindirdim. Zaten kimse benim yanımda faytondan söz edemez, vururum!
Devletimiz biran önce çözüm bulmalı, hayvana yapılan bu kadar işkence yeter! Her gün atlar ölüyor, onlar da can! Bu zamana kadar giden canların hesabını kim verecek?
 
Faytona binme atlar ölüyor!
O zulmü gördüm, gitmez olaydım.
 
abdurrahman balcilar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İsmail Bey, Bir hayvan sever olarak, atların çektiği işkenceye çok üzüldüm. Tez elden Adalar Belediyesi Faytonları kaldırmalı, yasaklamalı. Herkes bisiklet binsin ya da mini elektrikli otomobiller konsun. Hem at pisliği olmaz, kokular olmaz. Bu konuda resmi kuruluşların duyarlı olmaları ve harekete geçmesini bekliyorum. İsmail kardeşim konunun takipçisi olmanızı istiyorum. Selam ve sevgiler.

abdurrahman balcilar 
 04.07.2018 12:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 202
Kayıt tarihi
: 21.07.17
 
 

"Ünlülerle röportaj yapan, röportajları yerel gazetelerde ve dergilerde yayınlanan, gazeteci olma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster