Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '09

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
1869
 

Adalar'da fayton turu

Adalar'da fayton turu
 

İstanbul!
Uzun yıllar yaşadığım ve uzun yıllardan beridir ki ayrıldığım bu ihtişamlı kente en son gidişim 2005 yılının Haziran ayı idi.
O dönemden bu döneme İstanbul’da çok şey değişmiş.
Hava kirliliği, insan kalabalığı, trafik keşmekeşi ve karmaşa İstanbul’u özetleyen ana başlıklar olarak ilk göze çarpanlar oluyor.
Hele hele İstanbul’un tümü ile tersi bir noktada olan Antalya’da uzun yıllar yaşamış olan birisi için İstanbul eziyetin kenti olarak insanın zihninde tanım buluyor.

Uzun yıllardır gitmediğim İstanbul’da en büyük özlem duyduğum şeylerden birisi tarihi ve turistik mekânları bir kez daha gezmekti.
Bu isteğimi bir nebze olsun karşılamış olmama karşın çok da mutlu olduğumu söyleyemeyeceğim.
Kuşkusuz beni mutsuz eden ana neden trafik keşmekeşi oldu.
Aracınızla bir yerden bir yere gitmek tam anlamı ile bir ızdırap.
Gitmiş olduğunuz o yer her neresi ise aracınızı park edecek bir yerler bulabilmek ayrı bir dert.
Aracınızı park edecek yeri buldunuz, lakin buna karşın park bedeli hayli fahiş bedellere tekabül ediyor.
Her şey bir yana, aracınızı park etmiş olduğunuz o yerden belki de gideceğiniz yere olan mesafe birkaç km’den fazla.
İşte o birkaç km’lik yolu yürümek ızdıraba dönüşen yegâne aktivite oluyor.

Kuşkusuz aradan geçen yıllar içerisinde kimi alıştığımız ve bildiğimiz şeylerde değişime uğramış.
Adalara gitmek gibi bir düşünce ile evden çıktık ve Eminönü’ne geldiğimizde park edecek bir yer bulmadığımız için yönümüzü Karaköy’e çevirdik.
Karaköy’deki katlı otoparka aracımı koyduktan sonra tekrar Eminönü’ne yürüdük ve o her zaman Adalar’a gitmiş olduğumuz iskelenin önüne gelince Adalar vapur iskelesinin yerinin değişmiş olduğunu gördük.
Uzun zamandan beri Adalar Vapuru Kabataş’tan kalkıyormuş.
Hemen bir taksi çevirdik ve Kabataş’a geçtik.
Kabataş’ta vapura binip Büyük Ada’da indiğimizde saat öğleden sonra 15.00 olmuştu.
Yaklaşık bir saat on beş dakikalık Büyük Ada Fayton turundan sonra sahilde bulunan bir balık lokantasında akşam yemeğimizi yedik.
Adalar gezimizin en güzel yanı bu yemek oldu.
Akşam saat 19.30’da en son vapur Kabataş’a kalkıyordu ve o saate iskeleye geçtik.
Saat 21.00 sıralarında Kabataş’ta vapurdan indik ve tekrar bir taksi ile Karaköy’e geçerek aracımıza binip İkitelli’de ikâmet eden ablamın evine döndük.
Doğrusunu isterseniz pek de eğlenceli değildi.
Güzel olan bir şey varsa o da yaklaşık onyedi sene önce gitmiş olduğum Büyük Ada’yı tekrar görmekti.
İstanbul’da henüz bozulmayan nadide yerlerden birisi Adalar.
Bol miktarda yeşil ve harikulade deniz manzarası Adalar’ı bir başka güzel kılıyor.
Ulaşımın faytonlarla sağlanması ise Adalar’da gürültü kirliliğini de ortadan kaldırmış.
Adalar sonrası tekrar İstanbul trafiğinde başlayan mücadele tümü ile bir çileydi.

İstanbul’daki ilk gezintimiz Adalar'dı ve belirli ölçülerde güzel olsa da yorucu olduğunu belirtmeliyim.

Kızım mı?
İstanbul’dan adeta nefret etti.
Kendisine nereyi göstersek aldığımız yanıt “banane” oluyordu.

Ne diyelim efendim?
Çocuk haklı.
Onca cefa ve çile ile gezme ve dolaşma çabası içerisine giriyorsunuz, illet olmamak ne mümkün.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1114
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster