Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
311
 

Adalet...

Adalet...
 

Son günlerde, özellikle ergenekon kapsamında silahların bulunması ile birlikte, bir kısım yazar derin devletin sorgulandığı, faili meçhul bir çok olayın meydana çıkacağı, devletin gizli delhizlerinin temizleneceği, hakkın, adaletin geri getirileceği, hukukun yeniden üstün kılınacağı bir sürece doğru gidilmeye başlandığından bahseder oldular. Ne güzel düşünceler. Kim böyle olmasını istemez ki? Acaba durum gerçekten öyle midir? Bu tartışılır.

Olayların şoku bir nebze de olsa geçtiği için serin kanlı olarak bir inceleme yapalım. Her davanın bir sonucu vardır. Bir gün, ölmez sağ kalırsak, ergenekon davası da sonuçlanacaktır. Sonuç ne olursa olsun insanlar ne kadar inanacaktır? Çünkü gerçek mahkumiyet ve beraat insanların içindedir. O insanlar ki, bu gün sizin mahkum ettiklerinizin yarın heykelini diker. Mahkum edip ortadan kaldırdığınız bir kişinin düşünceleri, yarın binler milyonlar olarak karşınıza çıkar. Gerek çevremizden gerekse medyadan gördüğümüz kadarı ile bu davanın kendisine (olası sonuçlardan vazgeçtik) inanan sayısı pek fazla değildir. Neden mi?

Hukuk ihlal edilmiştir.

a) Modern hukukta delilden sanığa gidilir. Yani kuvvetli delilleriniz olur, kişiyi göz altına alırsınız. Oysa burada önce kişiler gözaltına alınmış, sonra deliller toplanmaya başlamıştır.

b) Son derece gizli olması gereken arama ve gözaltılar, bir kısım medya eşliğinde yapılmış, o kişilerin suçlu olup olmadıkları bile belli değilken, alenen teşhir edilmişlerdir.

c) Soruşturma ve davanın selameti açısından gizli olması gereken bir çok bilgi ve belge, bir kısım basına servis edilmiş, bu medya kesimi kendini yargıç yerine koyup o insanlar hakkında hüküm vermiş, bu durumların önüne geçmek için yetkili makamlar bir çaba göstermemiştir.

d) Adeta bando eşliğinde yapılan bu gözaltılar nasıl bir tesadüfse (!) hep iktidarın önemli bir konuda sıkıştığı anlara rastlamış, gündemi değiştirmiş, dolayısı ile büyük bir kesimin gözünde değerini yitirmiştir.

e) Dünyada ilk defa 2400 sayfalık bir iddianame hazırlanmış, (ek iddianeme yazılacak) bu da kafalarda, davanın bir an önce sonuçlanıp adaletin dağıtılma isteğinin olmadığı gibi bir düşünce yaratmıştır.

***

Hukukun üstünlüğünü göstermesini istemiyor muyuz? Bu satırların yazarı belkide, devletin neresinde yuvalanmışsa yuvalansın, hangi mevkiye sahip olursa olsun, suç işlemiş herkesin, ama HERKESİN kanun önüne çıkarılıp yargılanmasını gönülden isteyenlerden biridir. Çünkü adaletin olmadığı bir toplumda hiçbir değerden söz etmek mümkün değildir. Eğer hukukdan, adaletten bahsatmek istiyorsak, bu kavramların herkez için eşit olduğunu kabul etmeliyiz. Bir kısım insanlar sırtlarında mahkemelerce düzenlenmiş dosyalarla dokunulmazlık zırhını bürünüp dolaşacak, dahası emrindeki bir kısım görvliye de dokunulmasını önleyecek. Sonrada oturup hakdan, adaletten konuşacağız. Ne kadar da inandırıcı.

***

Yazımıza ergenekonla başladık onunla bitirelim. Her ne hikmatse İbrahim Şahin gibi usta bir kişi sakladığı silahların, patlayıcıların, mühimmatın krokisini çizip evinde saklıyor, görevliler derhal yerini bulup yine her ne hikmetse "iş makinası" ile kazıp çıkarıyor. Bir kaza olması, patlama ihtimali olması diye bir düşünce yok. Aynı gariplikler evinde kroki bulunan muazzaf subay için de geçerli. Adam tutklanacağını anlıyor, evinde kroki bırakıp firar ediyor. Tabii bu da her ne hikmetse!!!!!

Esen kalın.

14/10/2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1640
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster