Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '17

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
43
 

Adalet Mitingi

Adalet Mitingi
 

 Adalet Yürüyüşü ile ilgili katıldığımız güzergâha ait izlenimlerimizi önceki yazıda belirtmiştim. Bu kez Maltepe Meydanı’nda gerçekleştirilen Adalet Mitingi ile ilgili izlenimlerimizi paylaşmak istiyorum.

9 Temmuz 2017 Pazar günü sabah saat 11.00 civarında CHP Beylikdüzü ilçesinin organizasyonunda Beylikdüzü Marina’ya hareket ettik. ( Bu arada belirtmeden geçmeyeyim; Ben ve arkadaşlarım hiç birimiz herhangi bir partiye üye değiliz.) Polis arama noktasından geçtik, isim ve telefon numaralarımızın kaydedildiği bir listeye imza attık. Gemide bizi simit ve su yığını karşıladı. Kahvaltı etmeyenler simitlerini alıp geminin içine dağıldılar. Saat 13,30 civarında gemiler hareket etti. 

Güle oynaya geçen yaklaşık 3 saatlik bir deniz yolculuğunun ardından Maltepe’ ye indik. Ortalık mahşer yeri gibiydi. Kalabalık nedeniyle yürümekte oldukça zorlandık. Binbir zorlukla saat 18.00’ civarında alana ulaşabildik. Normalde 10-15 dakikada yürünebilen mesafeyi bir saati aşkın bir sürede yürüyebilmiştik. Alanın çevresi Türk bayrakları ve “adalet” yazan döviz ve pankartlarla bezenmişti. Tıpkı Adalet Yürüyüşü’nde oldu gibi yine kolilerle su ikramında bulunuldu. (Seyhan Belediyesi adına büyük bir su aracından, gün boyunca “Seyhan’dan selam var” diyerek vatandaşlara su dağıtıldı.)

Alana girmeye çalışırken ters yöne ilerleyen çok sayıda vatandaşa rastladık. Nereye gittiklerini sormamız üzerine “Alana giremedik dışarıda bekleyeceğiz” yanıtını verdiler. Yakıcı sıcak altında duvar diplerinde, küçük ağaçların altlarında serinlemeye çalışan vatandaşlara rastladık. Çok sayıda katılımcı da deniz kenarında ya da bulabildikleri çimenlere oturmuş vaziyette CHP liderini beklemekteydiler.

Bunaltıcı sıcak ve yakıcı güneşin altında binbir zorlukla polis noktasına varabildik. Uzun bir bekleyişin ardından alana girebildik. Girebildik diyorum ama ancak birkaç metre ilerleyebildik. Zira alan tıklım tıklım doluydu. Adım atacak yer kalmamıştı. Alana girdiğimizde Zülfü Livaneli şarkı söylüyordu. Dalgalanan binlerce bayrak, Maltepe Meydanı’nı adeta kızıl bir deryaya çevirmişti. Adalet Yürüyüş’ünde açılan o meşhur 1111 metre büyüklüğündeki bayrağın yanında başka bir dev bayrak daha açıldı. Maltepe Meydanı muhteşem bir görüntüye ev sahipliği yapmaktaydı.

Bu arada unutmadan söyleyeyim; miting alanına üzerinde “İlgili Makama, Adaletin tecelli ve tesis edeceğine inanmak için OHAL’in bitirilmesini, KHK sürecinin sonlandırılmasını, haksız ve hukuksuz yargı kararlarının derhal gözden geçirilmesini ve sağlık sorunları yaşayan tutukluların durumlarının iyileştirilmesini toplum vicdanı adına talep ediyoruz” yazılı dev bir dilekçe konulmuş. Dilekçenin yanında hukukun evrensel ilkelerini simgeleyen Themis heykeli de resmedilmiş. Ne yazık ki biz aşırı kalabalık nedeniyle bu tarihe geçen dilekçeyi görme şansına sahip olamadık.  

Kavurucu sıcak altında bekleyiş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun alana girmesiyle coşku dolu bir deryaya dönüştü. Vatandaşlar “hak, hukuk, adalet” sloganı ile meydanı inletmeye başladılar. CHP lideri konuşmasına başladı. Bir süre sonra biz sıcaktan ve kalabalıktan bunaldık ve daha fazla dayanamayarak meydanın dışına çıktık; kendimizi çayırların üzerine bıraktık.

Kemal Kılıçdaroğlu bir saati aşkın bir konuşma yaptı. Bu konuşmada 10 maddelik bir manifesto açıkladı. Tabii, iktidar bu manifestonun ne kadarını duydu, ya da ne kadar umurunda oldu bilemeyiz. Ama 25 gün süren Adalet Yürüyüşü ve Adalet Mitingi’nin Türkiye için özellikle de uygulanmakta olan “Adalet sistemi” için bir kırılma noktası olacağını, demokratik eylemlerin devam edeceğini umuyoruz.  

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının bitiminde gemilere binmek üzere Maltepe Limanı’na doğru yürüyüşe geçtik. Gelirken olduğu gibi aynı şekilde kalabalığın içinde zar zor yürüyerek limana ulaştık. Gemiler bizi bekliyordu. Coşku içerisinde güle oynaya evlerimize geri döndük; Bu ülkeye adaletin gelmesi için karınca misali su taşımanın mutluluğu içinde…

**

Adalet Mitingi ile sonuçlanan Adalet Yürüyüşü’nün, halkın üzerine serpilmiş olan ölü toprağını kaldırdığını ümit ediyoruz. CHP yönetiminde son 10 yılda Atatürk’e ve devrimlerine çok da sahip çıkılmadığını düşünenlerdeniz.

Her şeye rağmen 9 Temmuz 2017 tarihi, Türkiye’de adalet adına, özgürlükler adına, bağımsızlık adına gerçekleşmiş bir milattır. Mitinge kaç kişi katıldı tartışmalarını bir yana bırakıp yarattığı etki üzerinde odaklanmak gerekmektedir. Bu arada Sayın İstanbul Valisi’ nin “175 bin kişi katıldı” açıklamasına ise sadece tebessüm ediyoruz. 

Gerek Ankara-İstanbul arasındaki yürüyüşe katılanlar, gerek İstanbul Maçka Parkı’nda Adalet Nöbeti tutanlar ve Maltepe Mitingine katılanlar sıradan, hiçbir çıkar beklemeyen vatandaşlardır. Ben kendi adıma “Adalet” diye kim ortaya çıkarsa, yanında yürümekten çekinmem. CHP ise, elinde hiçbir devlet olanağı olmadan sadece kendi imkânlarıyla organizasyonlarda yer almış, partili- partisiz ayrımı yapmadan vatandaşları taşımış; su ve yiyecek ihtiyaçlarını imkânlar ölçüsünde karşılamaya çalışmıştır.  Bu konuda emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliyoruz.

Sonuç olarak; hiç kimse bu hareketi “kaç kişi katıldı?” gibi sorularla basite indirgemeye çalışmasın. Zira bu hareket gereken etki ve tepkiyi yaratmıştır. En azından biz böyle düşünüyoruz. Gelecek günler yanılıp yanılmadığımızı gösterecektir.

Tülay Hergünlü

10 Temmuz 2017

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorumumda dinsiz olduğumu belirtmemin elbette ki konuyla direk bir ilgisi yoktur. Belirtmemde ki tek amaç sizin beni "dinci" olarak algılayabilmenize mahal vermemekti. Ben objektif ve her türlü ideolojiden bağımsız bir şekilde yazınızı yorumladığımın altını çizmek istedim. Başka bir amacım da yoktur. Teşekkürler, selamlar

Matilla 
 25.07.2017 13:50
 

Tülay hanım, gelecek günler ne mi getirir? Evet, şu anda CHP'nin elinde hiçbir devlet olanağı yoktur.Bütün yetkiler iktidarın elindedir. Ancak ne var 1923-1950 arasında tüm yetkiler tek başına CHP'nin elindeydi. Ama CHP'nin simgesi olan "6 ok" unda ne adaletin, ne hukukun ne de eşitliğin adı bile geçmiyordu. Şimdi ise CHP'nin yakın gelecekte en ufak bir iktidar olma şansı yokken adalet ve hukuku hatırlaması bana hiç ama hiç samimi gelmiyor. Bu arada ben hem dinsizim hemde partisizim ve üstelikte demokrasiden nefret ederim. Yürüyerek, meydanlarda sloganlar atarak, bayrak sallayarak, Zülfü Livaneli dinleyerek adalet gelseydi, çoktan gelirdi. Ben gelecekten çok daha kötü şeyler bekliyorum. CHP'nin bu tür soytarıklarını da kınıyorum. Milleti kandırmasınlar önce 6 oklarını değiştirsinler ve temel ilkeler olarak "eşitlik, adalet, hukukun üstünlüğü, bilimin üstünlüğü ve güçler ayrımı" ilkelerini benimsesinler. O zaman adalet zaten gelir. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 12.07.2017 18:42
Cevap :
Sayın Mustafa Atilla, öncelikle değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Eleştiri getirdiğiniz 1923-1950 dönemine Atatürk'ün 15 yılını da katmanıza anlam veremedim.15 yıllık uygulamaları incelediğiniz de "eşitlik, adalet, hukukun üstünlüğü, bilimin üstünlüğü ve güçler ayrımı" ilkelerinin tamamını hayata geçirecek devrimlerin bizzat Atatürk eliyle oluşturulduğuna şahit olacaksınız. Ne yazık ki 1938'den sonra gelen iktidarlar devrimlerini tamamlamaktan uzak, Batı, özellikle de ABD bağımlısı politikalar izlemişlerdir. CHP'ye gelince; tüm hatalarına rağmen şu anda "adalet" adına adım atan başka bir oluşum bulunmamaktadır. Adalet, partiler üstü bir kavramdır. Hiç bir şey yapmadan eleştirip, binlerce insanın 40 derece sıcakta, ayakları patlayana kadar yürümesini "soytarılık" olarak nitelendirmektense yapılanlara karınca misali destek olmaktan yanayım. Bir şey daha; sizin dinsiz olmanız tamamen sizi bağlar; saygı duyarım. Bunu burada belirtmenizin konuyla ilgisini bağdaştıramadım. İyi günler.  21.07.2017 14:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 483
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1111
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster