Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '13

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
40
 

Adalet öldü

İsrail’in istekleri doğrultusunda, ABD’nin güdümünde, Türkiye’nin parçalanarak İsrail’in kontrolünde büyük Kürdistan’ın kurulmasına zemin hazırlayan çözüm süreci; terörist başı Abdullah ÖCALAN ile yapılan müzakerelerle başlatılmıştır. Bu sürecin hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hukuka aykırı yaptığı uygulamalar ile bir hukuk devleti olma özelliğini kaybetmiştir. Yürürlükteki yasalar uygulanmamakta ve uygulananlar da daha sonra geri alınmaktadır.  Bu oldubittileri Türk Milleti kabul edemez.

- Ergenekon ve Balyoz davasında sanıkların sahte belgelerle ve PKK’lı gizli tanıklarla suçlanmasını, dinlenmesi talep edilen gerçek tanıkların dinlenmemesini Türk Milletine anlatamazsınız.

- İktidara muhalif asker ve bilim adamları hiçbir somut delil olmadan “terör örgütü elemanı” iddiası ile suçlanmasını hiçbir hukuk kuralına sığdıramaz ve Türk Milletine izah edemezsiniz.

- Ergenekon davası avukatları savunma haklarını kullandıkları için, “mahkemeyi etkiledikleri” gerekçesiyle haklarında dava açılıyor. Avukatın görevi; mahkemeyi etkileyerek müvekkillerini savunmak olması gerekirken bu avukatlar hakkında yasal işlem yapılmasının hukuka uygun olduğunu Türk Milletine izah edemezsiniz..

- Silivri mağdurlarının savunma haklarının gasp edildiğini iddia eden Millet Vekilleri; Başbakan ve Yardımcısı tarafından hedef gösterilerek haklarında teskere hazırlanması konusunda yargıya direktif verilmesi, yargıya müdahale olmuyor da savunma hakkı istemek mi yargıya müdahale oluyor? Bu mantığı anlamak mümkün değil.

- Üniversitelerde; protesto hakkını kullanan öğrencilerin, baskı unsuru olarak, üzerlerine basınçlı su sıkılması, biber gazı ile müdahale edilmesi ve orantısız güç kullanılarak tutuklanmasını hiçbir hukuki kurala sığdıramazsınız.

  • “Anayasa MADDE 10.– Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” İfade edilmesine karşı, her gün etnik kökenler üzerinden Türkiye’yi ayrıştırmaya çalışan Hükümet üyeleri ve BDP’lilerin neden hukuki takibata alınmadığını Türk Milletine anlatamazsınız.
  • Türkiye Cumhuriyeti Devleti; suçluluğu kanıtlanarak mahkum olan terör örgütü lideri ile nasıl görüşebilir? O şahıs nasıl muhatap alınarak yasa dışı bir terör örgütü, yasal duruma getirilebilir? Sonra da PKK terör örgütünün uluslararası terör örgütü listesinde olmasını nasıl isteyebiliriz? Bir terör örgütünü koruyup kollamak hukuken suç değil mi? Bu haliyle bile, bu sürecin Türk Milleti tarafından kabul edilmesini beklemek mümkün değildir.
  • BDP Eş-başkanı Selahattin DEMİRTAŞ’ın illegal bir örgüt olan KCK ile görüştüğünü ve onların verdiği cevabı Hükümete ileteceğini ifade etmesi ile Kürdistan Cumhuriyeti yönetimi olarak tanımlanan KCK’yı zımnen kabullenilmesini Türk Milletine anlatamazsınız.
  • Bağımsız Kürdistan söyleminden geri adım atmayan bir BDP ve KCK yönetimi varken çözüm sürecinin başarıya ulaşması mümkün değildir. Kendini Kürt olarak tanımlayan vatandaşlarımızın, bağımsızlık istekleri olmadığı halde, çözüm süreci ile terör örgütünün düğün - bayram ederek bağımsızlık yolunda önemli bir adım atıldığını iddia etmesini Türk Milleti kabul edemez.
  • KCK sadece Türkiye’de bağımsız bir Kürdistan’dan bahsetmiyor. İran, Irak, Suriye’deki Kürtlerin ortak olarak kuracağı Büyük Kürdistan projesinden bahsederken, bunları Türk Milletine izah edemezsiniz.
  • PKK’lı teröristler; Lice’de Nevruz kutlamasına yüzleri maskeli, eşkiya giysileri ile meydana iniyorlar. Emniyet, asker ve savcılık hiçbir müdahalede bulunmuyor. Bu durumu Türk Milleti kabul edemez.
  • Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında Kürdistan bayrakları dalgalandırılarak “Bağımsız Kürdistan”, “ÖCALAN’a özgürlük” sloganları atıldığı halde, hiçbir hukuki takibat başlatılmamış olmasını Türk Milletine nasıl izah edeceksiniz?
  • Çözüm süreci ile birlikte; hangi hukuki değişiklik oldu da bölücü faaliyetlerde bulunan KCK’liler birer birer tahliye edilmeye başlandı? Bunu Türk Milletine izah edemezsiniz.
  • Şimdi de, suçlu terör örgütü elemanlarının ellerini kollarını sallayarak yurt dışına gitmesine müsaade edilmesi isteniyor. Hangi hukuk devleti suçluları korur, onlara yardım ve yataklık eder? Bu uygulama hukuk ilkelerine uygun mudur? Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti mi? Bunu Türk Milleti kabul edebilir mi?  
  • “Akil adamlar” ve mecliste kurulmak istenen “çözüm komisyonunun” hukuki altyapısı yoktur. Bu kadar olumsuzluk varken, bu komisyonlar hangi hukuksuzluğu giderecek ve Türk Milletine yapılan yanlışları nasıl doğru olarak gösterebilecek? Hükümet yaptığı yanlışın altından kalkamayacağını anlamış ve sorumluluğu üzerinden atmak için arayışa girmiştir. Bunları Türk Milletine anlatamazsınız.

 

Bütün bu olaylar; Türkiye’de hukukun işlemediğine birer örnektir. Hukuk Devleti Yürürlükteki yasaların uygulanması için vardır. Ortada suç olmadığı halde suç icat edilerek, insanlar; Hükümetin icat ettiği özel yetkili mahkemelerde delilsiz, gizli tanıkların ifadeleriyle, gerçek tanıklar dinlenmeden ve savunma hakkı kullanılmadan mahkum ediliyor ve hürriyeti engelleniyorsa, diğer taraftan suçları kanunlarla sabit olan insanlar; tahliye ediliyor ve suçlu terör örgütü üyeleri emniyet güçleri denetiminde kanun denetiminden kaçırılıyorsa, TC. Hukuk Devleti olma iddiasında bulunamaz. Bu durumda da ADALET ÖLMÜŞ demektir.

 

Aşağıdaki hikaye; “Adalet, yönetimin üzerindedir” anlayışını anlatması açısından anlamlıdır:

“ESKİ ÇAĞLARDA KRALLIKLA İDARE EDİLEN BİR ÜLKE VARMIŞ. AMA;  BU ÜLKEDE, HUKUK VE HAKİMLER  DE VARMIŞ.
TÖRELERE GÖRE, BİR VATANDAŞ ÖLDÜĞÜNDE, ŞEHİR MERKEZİNDEKİ  DEV ÇAN BİR DEFA  ÇALINIRMIŞ.
UZUN UZUN  DA YANKILANIRMIŞ. EŞRAFTAN BİRİSİ ÖLÜRSE ÇAN  İKİ DEFA, BÜYÜK BİR DEVLET ADAMI ÖLÜRSE ÜÇ DEFA ÇALINIRMIŞ. YA  KRAL?.. O ÖLDÜĞÜNDE, ÇAN  DÖRT DEFA  ÇALINIRMIŞ.
GEL ZAMAN GİT ZAMAN…  ŞEHİRDE BİR OLAY OLUR, İŞ MAHKEMEYE İNTİKAL EDER. DAVANIN SANIĞI OLARAK MAHKEME HUZURUNA ÇIKARILAN KİŞİNİN MASUMİYETİNİ İSE BÜTÜN VATANDAŞLAR BİLMEKTEDİR. BİR FORMALİTE OLARAK GÖRÜLMESİ VE BERAAT BEKLENEN, DAVADAN SÜRPRİZ BİR KARAR ÇIKAR. SANIK PARA CEZASINA MAHKÛM OLMUŞTUR.
HAKİM SORAR: BİR DİYECEĞİN VAR MI?..  SANIĞIN CEVABI: HAYIR!..
MAHKEME BİTER. DİNLEYİCİLER DAĞILIR. KAFALARDA BİR KAYGI!..
KISA BİR SÜRE SONRA  DEV ÇANIN SESİ DUYULUR. ACABA KİM ÖLDÜ?..
ÇAN BİR DEFA DAHA ÇALAR.  EŞRAFTAN BİRİ ÖLDÜ. ŞEHİR ÇAN SESİ İLE BİR DEFA DAHA İNLER. HIMMMMM… BÜYÜK BİR DEVLET ADAMI, ACABA KİM?..  SORUYA CEVAP ALINMADAN ÇAN BİR DEFA DAHA ÇALAR, YERİ, GÖĞÜ İNLETİR. HERKESTE BİR  FERYAT: EYVAH!..  KRALIMIZ  ÖLDÜ!.. 

ANCAK, TÖREDE GÖRÜLÜP İŞİTİLMEMİŞ BİR ŞEKİLDE ÇAN, BEŞ VE ALTINCI DEFA DA ÇALINIR, YER GÖK İNLER VE  SESLER KESİLİR. HERKES  BUNUN NE ANLAMA GELDİĞİNİ  ÖĞRENMEK İÇİN. ÇAN GÖREVLİSİNE KOŞAR, BİR DE BAKARLAR Kİ ÇANI, HAKSIZ YERE MAHKÛM EDİLEN ADAM ÇALMAKTADIR.

SORARLAR: NE DEMEK BEŞ VE ALTI DEFA ÇAN ÇALMAK?.. KRALDAN DAHA BÜYÜK BİRİSİ Mİ  ÖLDÜ?..

CEVAP ŞAŞIRTICI OLDUĞU KADAR ANLAMLIDIR  DA: EVET, ADALET ÖLDÜ...”

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 266
Kayıt tarihi
: 23.04.12
 
 

İTÜ Makina Fakültesi 1974 mezunuyum. Ankara İTİA İşletme Yönetiminde master yaptım. Mühendislik v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster