Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
75
 

Adalet tanrıçası Themis Tuanna'nın kardeşi ve acı...

Acı ile yaşamayı öğrendik. Acı ile yaşamayı öyle bir  kanıksadık  ki, bu durumu normal ve doğal görür olduk çaresizce. Sonra kulaktan kulağa fısıldadık  “hangimiz yaşamıyoruz “  diye enjekte ederiz. Büyüklerimizin nasihatleri arasında  bu marifet ballandırıla ballandırıla anlatılır.

Acı, ilk içimizde yeşertiriz sonrasında ailemizde, çevre, toplum derken farklı vizyon-boyutlarda nesilden nesillere sürdürüp devamını getiririz. Teolojide ilk insan ile başlar mirasını devraldığımız acıyı. Felsefe dalında ise insanın var olma ekseninde sorularla bu yükü yüklenir.  Acı her çağda bin bir şekliyle karşımıza çıkar;  ama dilde, dinde, fikirde, dramaya göre renk değiştirir. Acının muhatabı göreceli bakar, acının yaşatanı gene görecelidir. Adem’in derdi neyse Antik Yunan  düşünce erbaplarından Aristoteles’in yerinde oturamaması da aynıydı belki de. Veyahut Şarkın Tıp bilimcisi İbni Sina ile Adalet Tanrıçası Themıs Tuanna’nın kardeşinin eşiyle didişmesi de kim bilir aynı mı bakılıyordur muzdariplerce?  Ama kuşkusuz değildir. Herkesin çektiği acının bir amacı olmalıdır. (Acı amaç olduysa diri diri toprağa gömülmektir)  Kiminin acısı insanlığa fedailiğindendir. Nitekim kiminin kendisini kendisine  adamışlığındandır. Kimi çekememezliğinden, kıskançlık, boş boğazlık, anlamsızlığı anlamlandırmasından, kimi geri zekalılığından, kimi organlarının gevşekliğinden ama kimi dünyayı sırtladığından dertlidir. Kimi fiziki engellidir kafası, ruhu, düşüncesi, fikri –zikriyle mükemmeliğin doruğunda iken dertli (yüreğime tahtını kurdu benliğimin efendisi), kimi aklın feylesofluğundan, kimi zulme, haksızlığa  isyancı olduğundan dertli… Kimi böyle kimi öyle derken herkes acının tadını bir ömür damağında hisseder.

Fakat hepimizin ilk acı ile tanışması olmuştur. Benim Kerbela ile başladı ve sonrası hiç kabullenmediğim bu durum dikkatimi çekmiş Orta Doğu, Müslüman ülkelerde kaosların kader olmadığını,  tamamen buralara ait bireylerin  karakter, kimyasının özünden olduğu kanısına varmıştım. Derken acı bütün hünerleriyle sarmaladı.

Kim çekmez…

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"acı amaç olduysa diri diri toprağa gömülmektir" Bu kadar doğru bir cümle olamaz!

Kerim Korkut 
 20.11.2018 8:44
Cevap :
Şükranlarımı sunuyorum .. Ve eğer bu nüansı aynı payda da yakalatabiliyorsam ne mutlu   20.11.2018 11:17
 

Sevgili Tuanna, Balzac der ki; "İnsan, ya acılarını unutmasını ya da mezarını kazmasını bilmelidir.", Shakespeare der ki, "Bazı acılar, ilaç yerine geçer.", Goethe ise; "Acı çekerek, çok şey öğreniyorum." der, Nietzsche ise; "Beni öldürmeyen acı güçlendirir." der, güçlü ol emmi, sevgi ile.

Nizamettin BİBER 
 02.07.2016 23:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 106
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 143
Kayıt tarihi
: 22.04.16
 
 

Sorgulamakla meşgulum, her şeyi sorguluyorum. İzmir / Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster