Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
479
 

Adaletin bu mu dünya (AHİM)

Adaletin bu mu dünya (AHİM)
 

yargıç


Bize ne oldu da birbirimize bu kadar yabancılaştık. Yoksa bin yıldır birlikte yaşayan bizler değilmiydik. Kendi adalettimiz, mahkemelerimiz dururken birbirimizi Avrupalı'ya şikayet edip tazminat ödeyecek kadar kalitesizleştik. Yüzümüz kızarmadan, burnumuz yanmadan daha düne kadar hem ekonomik, hem siyasal alanda ölçüt olduğumuz bu insanları başımıza baş yaptık. Bu gidişat hayra alamet değil. Bir tarafta köylüye insan pisliği yedirecek kadar pislikleşen insanlar diğer yandan ülkesinin adaletinden umudu kesip Avrupa adaletinden medet uman insanlar. Aklı başında özellikle devlet erkanı her insanın şu soruları kendine sorması lazım? Bizim kendi mahkemelerimiz ve adaletimiz dururken bu insanları bizden çok çok uzakta bir milletler topluluğundan adalet umacak kadar ne yaptık? Hatamız neydi? Günahımız neydi? Bir zamanlar dünyaya adalet dağıtan bir imparatorluğun üyeleri olarak neden şimdi bu haldeyiz? 

Öncelikle şunu belirteyim ki, Adaletin olmadığı bir ülke ne kadar güçlü olursa olsun en önemli tarafı eksik demektir. Nasıl olsa iktidar elimizde, istediğimizi yaparız anlayışı çok yanlış bir anlayıştır. 

Şöyle bir etrafımıza bakalım. Çoğu bir zamanlar Osmanlı idaresinde olan, batıda Yunanistan'dan tutun da Bulgaristan'a kadar ve doğuda Ermenistan'dan tutun Suriye'ye kadar hangi komşumuz bize dost. Yarın dar bir zamanımızda önce komşu sandığımız bu ülkeler bizi yemeye başlayacaktır. Elimizde bir Kürtler kalmıştı seksen yıllık yanlış politikalar yüzünden bu insanlarıda kaybedeceğimizi düşmanlar listesine bir ırkı daha eklemek zorunda kalacağımızı unutmamalıyız. Ben Kürt asıllı bir vatandaş olarak bu gidişatı hiç ama hiç beğenmediğimi üzülerek söylüyorum. Bunun Türklük veya Kürtlükle bir ilgisi yok. Eminim dünyaya Türk olarak da gelseydim fikrim yine aynı olurdu. Sıkılan her kurşun bizi birbirimize daha da yabancılaştırmaktadır. Şu anda yapay durumda olan, dallanıp budaklanmamış bu düşmanlığı gerçekliğe doğru elbirliğiyle körüklemek gibi bir lüksümüz yoktur. 

Batılı insanın onyıllar önce aya ayak bastığı bir dönemde, Kürt var mıdır, yok mudur? Kürtçe diye bir dil var mıdır, yok mudur? Tartışmasının Fatih'in İstanbulu almadan önce papazların kadının ruhu var mıdır, yok mudur? Tartışmasından farksız boş ve yersiz değildir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2266
Kayıt tarihi
: 11.11.10
 
 

Selam arkadaşlar, 1978 doğumluyum. Düşünmeyi ve düşündüklerimi kelimelere dökmeyi seviyorum. Mill..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster