Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '11

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
338
 

Adaletin bu mu dünya?

Adaletin bu mu dünya?
 

Darbecilere avukatlık yapıp, darbe karşıtı olmak mümkün mü?


Muharrem İnce’yi kutlamak gerek; ilk kez, uzun süredir “sahalarda görmeyi özlediğimiz” bir “araştırmacı-muhalif” örneği sergiledi ve AKP’nin “yaman çelişkileri”inden birini ifşa etti. Darbe karşıtlığını ifrattan tefrite vardıran AKP’nin “İyimaya”sının Kenan Evren’e avukatlık yaptığını açığa çıkardı. Aziz Nesin, “darbeci” diyerek Evren’e darbe açmış; şimdilerin Anayasa Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya da, muhtemelen, “hayır O darbeci değil, vatan kurtaran Evren” diyerek avukatlığını üstlenmiş. 

Bahse konu tarih, Marmaris yılları değil; Evren’in Cumhurbaşkanı; Özal’ın Başbakan olduğu yıllar. Paşa’nın kudreti yerinde yani! Darbe davasının kabul edilmesi; edilse bile Evren’in darbeci olduğunun hükme bağlanması mucize kabilinde. Nesin, ’82 Anayasası’na yüzde 92 oranında verilen evet oylarının günü geldiğinde hiç kimsenin üstlenmeyeceği o günden görmüş olacak ki, tarihin kendisine yüklediği sorumluluğu yerine getirecek bir adım atmış. Evren’in yargılanması için açmış davayı. 

Evlere şenlik kabul gerekçesi 

Evren’e dava açılmasına konu olan olay, Aydınlar Dilekçesi olarak bilinen başvurudan sonra gelişmişti. Evren, “Vahdettin de aydındı ama vatan hainiydi” deyince, Nesin yargı yoluna başvurdu. Kendisine bir avukat lazım geldiğini düşünen Evren, “beşibiryerde” iken “sütübozuk” ifadesini çok kullandığı için “iyimaya” araması da normal. İyimaya’nın kabul gerekçesiyse evlere şenlik! 

İyimaya, Evren’in avukatlığını yapmasını“Bir darbe yapmış insanın, hukuktan yardım isteme talebine, aynı 1960 darbesinden sonra, kimi baroların 'Ben bunların avukatlığını alamam' diye karar verdiğinde, Ankara Barosunun bir savunma yıldızı gibi yükselip, 'savunmayı yaparım' dediği gibi ben de davayı aldım, avukatlık yaptım” sözleriyle savunmuş. ’60 darbesinden sonra tutuklananların davasını almakla darbe sonucu Cumhurbaşkanı olan bir kişinin davası arasında benzerlik kurmak için bu kadar zorlanmanın altında ikbal yatıyor olmasın! Dikkatinizi çekerim; zarfın içindeki 500 TL cezaevinden değil, Çankaya’dan geliyor. 

Nesin’e karşı Evren’den yana olmak! 

“Almadım” diyor ya bence de almamıştır! Ancak, “almıyorum, iade ediyorum”u öyle üst perdeden söylediğine ilişkin kuvvetli kuşkularım var. Bu iade işine en uygun cümle, “rica ederim, lafı bile olmaz” daha uygun gibi! Zira sonraki hayatı da gösteriyor ki, “kaz gelecek yerden tavuk esirgememiş”. 

İnsanın aklına binlerce soru geliyor. Mesela İyimaya, Evren’i savunurken ne demiş olabilir? Bu sorunun cevabı, 12 Eylül mağdurlarının yükünü karşılıksız çeken Emin Değer’in arşivinde bulunabilir. Mesela, İyimaya, “Kenan Evren darbeci değildir” demiş midir? “Aydınlar vatan hainidir” demesi akla daha mı yatkın? Nesin ve arkadaşlarının, “Ülkemizin, insan haklarının güvenceleri yurt dışında tartışılır bir ülke durumuna düşürülmüş olmasını onur kırıcı buluyoruz” demelerini “bölücülük” olarak mı adlandırmıştır? Sahi, İyimaya Evren’i nasıl savunmuştur? 

Burada duralım ve referandum öncesinde Evren’in, “Ben, kendi işimi kendim hallederim” açıklamasını hatırlayalım. Ben o zaman telaşlanmış; “Evren’i koruyalım” başlıklı yazılar bile yazmıştım. Oysa Evren, “Onlara beni yargılama zevki tattırmam” derken bir bildiği varmış demek ki! 

İyimaya’nın “günah keçisi”ne dönüşmesini de istemem ama darbecinin avukatını Adalet Komisyonu başkanı yapmak nasıl bir hissiyattır? “Adaletin bu mu dünya” deme hakkımız yok mudur? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu ülkede ister sivil siyasette isterse bürokraside bir yere gelmek için, devletin sahipleriyle her zaman iyi geçinmek kuraldır. Devletin sahipleri kimler? Darbe yapıp başarılı olmuş generaller, darbe yapmayıp muktedir olmuş generaller ve devlet içindeki işbirlikçileri. İyimaya belki Evren'e avukatlık yaparken "iyi ihtimal Ankara Barosuna başkan olmayı hedeflediği için para almamış, kaz gelecek yerden tavuğu esirgememiş herhalde" ama gün gelip de sözumona darbe karşıtı bir partide Adalet komisyonu başkanı olabileceğini kendisi bile hayal etmemiştir bence.:) Türkiyede işler böyle yürüyor işte. Sistem, günü gelince kendisini koruyacak en iyi adamı her zaman bulur.

Başak ALTIN 
 24.02.2011 12:37
 

Deve tellal iken pire berber iken diye bir masal girizgahı vardır, gerçeği sürrealize eder. Onun gibi şimdi ülkede darbe mağdurları darbeci; darbe yandaşları ya da arka bahçecileri güya darbe karşıtı konumuna geldi. Bu perde önündeki oyun, perde arkasındaki senaryo ise kendini laikliğin koruyucusu ilan etmiş askeri ve bu görüşteki sivil ve siyasal gücü paralize etmektir.

Erdal Aydın 
 24.02.2011 1:31
 

Yazının konusu dikkatimi çektiği için okudum ama stilinizi çok beğendim, öncelikle onu belirtmek isterim. Bundan sonra da yazılarınızı takip edeceğim. İkincisi konunun içeriği ile ilgili ufak bir ekleme yapmak istiyorum. İyimaya'nın soruyu yanıtlarken konuşmasının çoğunu ayırdığı, küçükken çektiği acılar gibi konunun özüne dair(?) açıklamaları sizin de içinizi sızlattı mı memleketin vaziyeti hususunda? Ve bunu dinleyip gaza gelene bir kitle olması? Tekrar tebrikler...

Pierre Pathelin 
 23.02.2011 20:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 67
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 674
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

8 Ocak 1961'de doğdu. Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster