Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1241
 

Adaletin simgesi H.Z. Ömer (R.A.)

Adaletin simgesi H.Z. Ömer (R.A.)
 

Kıtlık çekilmekteydi yemek yemek isteyen H.Z. Ömer(R.A.)’ın önüne güzel güzel yemekler getirilince “Bunlar da nedir böyle?” diye sordu. Bunun üzerine yemeği getiren oğlu “Açsın günlerdir düzgün bir şey yemiyorsun, çok zayıf düştün baba…” dediğinde H.Z. Ömer(R.A.) hışımla ayağa fırlar ve “Bunları halk yesin bana biraz ekmek ve yağ getir. Halifeyim diye bana bunu yemek düşmez…” Diye buyurdu.

Adalet dediğimiz şey artık günümüzde sıfır hatta sıfırında altında… Hırsızlık, soygunculuk, harama tama etme almış başını gitmiş. Hiç kimse bir başkasının hakkını gözetmiyor. Karnını doyurmak için hiç acımadan başka kişinin lokmasını elinden alabiliyor. Bunun en büyük örneğini de yıllardır açlık ve sefaletle savaşan Afrika ülkelerini gösterebiliriz. O ülkelerin bir kısmı açlık ve sefalet ile sürünürken bir kısmı özellikle de yönetici kısmı lüks içinde bir yaşam sürüyorlar.

H.Z. Ömer(R.A.) Medine'de deve pazarında gezerken çok iri ve besili develer gördü. Oradakilere sordu: "Bu develer kimin?"  Cevap verdiler. "Ya! Ömer o develer senin oğlunundur."  Bunun üzerine oğlunu yanına çağırdı ve dedi ki: "Bu develer neden böyle besili neden böyle kilolu?" Oğlu: "Baba onlar otladı ve beslendiler bu yüzden kilolular..." H.Z. Ömer(R.A.): "Bunları besleyen çobanlar bu develer H.Z. Ömer'in oğlunun deyip çok besletti değil mi?” Oğlu: "Benim bir suçum yok baba..." H.Z. Ömer(R.A.): “O develer satılacak ve sadece hakkın olanı alacaksın artan kısmı müminler arasında pay edeceksin çünkü bu develer onların develerinin yemesi gerekeni yemiştir..."

İşte o adaletin simgesi: H.Z. Ömer(R.A.)

Devletin yöneticisi ve halifesiyken bile kendisine karşı bir öncelik sağlanmasını istememiş, kimsenin hakkını göz dikmemiş, her kulun hakkını göz etmiştir. Gelin görün ki bu gün ülkemizin başta yöneticileri yukarıdan aşağıya doğru nasıl bir damla hak yerim diye bakıyor…

Vekillerin torpillerli, referanslar, haksız kazanç, adaletsizlik, haksız ticaret v.s…

Çok görüyorum! Bir cemaate girip de oradaki kişiler kanalıyla kamu görevlisi olmak için çabalayanı ya da terfi alma çabasında olanı… Koltuk ve makam sevdası için o yeri hak edenlerin haklarını gasp edenleri… Hele ki bunları yapanların “cemaatçiyim ben” demeleri yıkıyor beni… İslam’ı seçip Allah(C.C.)’a ulaşmak için o yolda yürüdüğünü iddia ederek bir cübbe, bir sarık, bir çarşaf giyerek elindeki tespihlerle Rab’i anarken bile sayının hesabını tutan ticaret ehilleri yıkıyor beni…

Bu devirde bize bir sen lazımsın Ya! Ömer(R.A.)… Torpil yapmayı, haram yemeyi, makamını rant için kullanmayı bile helal sayanların yaşadığı bu devirde, senin gibi bir adalete ihtiyacımız var Ya! Ömer(R.A.)…

Adaletin simgesi gözlerine bez bağlanmış elinde bozuk teraziyle duran bir Yunan Tanrıçası değil sen olmalısın Ya! Ömer(R.A.)…

H.Z. Ömer(R.A.)'in oğlu hastalanmıştı. Doktora götürdüler. Doktor ise Yahudi idi. Yahudi “Bakalım halife kendi oğluna da Allah(C.C.)'ın emrini tatbik edecek mi?” diye, H.Z. Ömer(R.A.)'in oğluna sarhoş edici bir madde içirdi. Onu ilâç zannederek içen halifenin oğlu kendinden geçtikten sonra, yahudinin teşvikiyle kızına da zina etti. Muradına eren Yahudi sokağa çıkıp: “Ömer'in oğlu benim kızıma zina etti, diye bağırmaya başladı. “ Dedikodu her tarafa yayılıyordu. H.Z. Ömer(R.A.), meseleyi tahkik ettirdiğinde hakikaten oğlunun Yahudinin kızına zina ettiğine kanaat getirdi ve yüz sopa vurulmasına karar verdi. H.Z. Ömer(R.A.): “Zina eden benim oğlum olduğu için sopayı ben vuracağım.” dedi ve seksen sopa vurunca oğlu öldü. Yirmi sopa da oğlunun ölüsüne vuran halife, ağlamaya başladı. Diğer ashap: “Ya Ömer ağlama, şeriatın emridir.” diye teselli etmeye başladıklarında O(R.A.) “Ben oğlum öldü diye ağlamıyorum. Ben sopayı ona vururken acaba içime babalık merhameti doğdu da, yavaş vurdum mu diye ağlıyorum. Eğer öyle oldu da, yarın Allah(C.C.) bana bunun hesabını sorarsa ne cevap vereceğim diye ağlıyorum.” dedi.

19.08.2012

Engin DİNÇ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teşekkür ederim üstadım. Gerçek bir Türkiye tablosu bu çünkü bende bu tablonun içerisinde yer alan bir çalışanım. Etrafımda gördüğüm bu çirkinlikler hiç de adil değil. Açıkçası her gün daha çok arıyorum H.Z. Ömer(R.A.)'i...

Engin Dinç 
 14.05.2013 21:16
 

Erdinç Bey bence çok güzel bir Türkiye tablosu çizmişsiniz. Sağolun. Var olun.

Ulaş Öcal 
 24.09.2012 22:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 740
Kayıt tarihi
: 27.07.12
 
 

"23 Nisan 1988 İstanbul, Bakırköy doğumluyum. 2005 yılından bu yana yaşımın kimi yazarlara göre k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster