Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '08

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
4394
 

Adam arıyorum adam

Adam arıyorum adam
 

Sinoplu Diyojen gündüz aydınlığında elinde bir fenerle kalabalığın arasında dolaşırken yüksek sesle bağırır. “adam arıyorum adam” diye. Çevresindekiler şaşkınlık içinde sorarlar, “bu aydınlıkta bu fener neden? Ve bu kadar kalabalıkta bir sürü adam arasında kimseyi göremiyor musun? Diyojen yüksek sesle devam eder “adam arıyorum adammmmmmmmm”

Kinik yaşam biçimini benimseyen Stoacı filozof Diyojen, bir fıçıda yaşamaktadır. Tek sahip olduğu mal varlığı su içmek için kullandığı tası imiş. Bir gün kaynağın başında avuçlarını birleştirerek su içen bir çocuğu görünce, tasını fırlatıp atar. “artık sana da bağımlı değilim” der. Sadeliği özgürlük, sahip olmayı da, sahip olunana kölelik olarak düşünen filozofu, Aristo’nun öğrencisi ve her fethettiği yerdeki filozofları ziyareti ile bilinen Büyük İskender Anadolu’ya gelişi sırasında ziyaret etmek ister. Yanına vardığında Diyojen üstündeki bir parça paçavra ile toprağa uzanmış güneşlenmektedir. Büyük hükümdarın şatafatlı gelişine hiç aldırış etmez. Üzerine düşen gölgeden rahatsız olan filozof ile İskender aralarında şöyle bir diyalog geçtiği rivayet edilir.

İskender: bir isteğin var mı?

Diyojen: var, gölge etme başka ihsan istemem.

Biz de adam arıyoruz.

(buradaki adamdan sadece erkek anlaşılmasın, cinsiyet ayırımı yapmadan kadın ve erkek kastedilmektedir)

Elbette biz kendimizi Stoacı büyük filozofla karşılaştırmıyoruz. Bizim ideallerimiz onunki gibi bütün bağlardan kurtulup mutlak özgürlüğe, insan-ı kamile ulaşmak değil. Kendi çapımıza göre, sadece bir il ve sonra bölge ile ve oranın geleceği ile ilgilidir. Buradaki yoksulluk ve yoksulluğa bağlı eğitimsizlik, sağlıksızlık, gelecek güvencesinden yoksunluk, yönetişimsizlik, iletişimsizlik, organizasyonsuzluk gibi bağların bir kısmını değiştirmeye dönüktür.

Biz bölgemizin geleceğini birlikte değiştirecek adamlar arıyoruz.

Ekibimize katılacak, aynı ideale hizmet edecek, kendi gücü oranında elini taşın altına koyacak adam(lar).

O düğünde, taziyede, vb. iyi/kötü bütün günlerde birbirine kenetlenen, düşkünün yanında olan, haksızlığa karşı duran, hak yemeyen, aile bağları güçlü olan temiz insanımızdan birkaç idealist arıyoruz.

Dünyanın birçok yerinde kaybolmaya yüz tutmuş yüksek değerleri hala koruyan insanımızın sadece doğru bir amaç etrafında organize edilmesinden başka bir şeye ihtiyacı olmadığına inanıyoruz.

Biz her bireyin içindeki kadim ve zamansız yüksek değerlerin, yine içindeki tembel, eleştiren, atıl taraflarının önüne çıkmasını, onları yönetmesini hatırlatmak ve desteklemek istiyoruz.

Aynı şekilde toplumdaki yüksek değerlere sahip bireylerin, lafazan, yalancı, menfaatçi, köşe dönmeci, uyanıkların önüne çıkmasını, onları yönetmesini istiyoruz. Çocuklarımızın örnek alacakları, özenecekleri, modelleyecekleri iyi prototipler istiyoruz. Kaçakçıya, kara paracıya, yalan dolan ile toplumu sömürene özenmesin ve onların karşısında eziklik duymasın. Ona üretme, okuma, zengin olma, yönetme fırsatı verelim.

Bunun için örgütlenmeli ve bilinçli, kararlı, istikrarlı şekilde çalışmalıyız. Çünkü çalışırsak değişeceğine inanıyoruz.

Bizim gelişmesini istediğimiz ve idealize ettiğimiz prototip özetle aşağıdaki gibidir.

Bencil değil cömert; kanser vücutta bencilce büyüyen ve çoğalan hücrelerden başka bir şey değildir. Toplumsal sistem içinde birey bir hücre gibi görevini yapar, kendisi için istediğini başkası içinde samimi olarak isterse, hem birey hem toplum gelişir. Bilinmeli ki insanın yaptıkları bumerang gibi kendisine misliyle döner.

Cömert, nasihat vermekle yetinmeyip yardım eder. ( Vauvenarques )

Birey ve toplum gelişimine inanan; kendisini sürekli geliştirecek, bu alanda asla bir üst sınır tanımayacak ve kendi gelişimi oranında topluma hizmet edecek, toplumu geliştirecek adam.

Şikayet etmek yerine çözüm üreten adam; Sürekli şikayetçi olan, sürekli eleştiren değil, sürekli geliştiren, çözüm bulan ve sonuç alıncaya kadar kararlılıkla uygulayan adam. Bir sorunla karşılaşınca; küçük insanlar, suçlu arar, eleştirir, şikayet eder, büyük insanlar ise sorumluluk alır ve çözüm geliştirir.

Söylem yerine eylem adamı; süslü söylemler, asla uygulanmayan ve uygulanmadığı için hiç kimsenin derdine derman olmayan muhteşem fikirler geliştirenler değil, akılcı, öngörülü, sağduyulu fikirlerini hayata geçirmek için her şeyini harcayan eylem adamları. Söylemi eylemine dayanan adam.

Aktif siyaset yapan; siyaset toplumu daha iyi bir geleceğe taşıma çabasıdır. Bunun için kuru sözlerden fazlası gerekir. Bu yüzden siyasetle uğraşan gerçek bir eylem adamıdır. Sanat, edebiyat, bilim, ilim, eğitim, kültür, kalkınma, hizmet, teknoloji vb. alanların birinde veya birkaçında topluma değer katar. Sermayesi sadece sözleri olan kişi demagogdur*. Siyasetçi liderdir, lider ise toplumun önünde yürüyendir. Yaptıkları ile, hizmetleri ile, fedakarlıkları ile, öngörüsü ile, kendine hakimiyeti ile…. Zira kendini yönetemeyen kimseyi yönetemez.

Aktif etik sahibi; doğruyu söyler, savunur, herkesin doğruyu yapmasını bekler, yapmayanları şiddetle kınar fakat kendisi yapmaz. Kendi ailesindekilerin namus bekçisi fakat başkasının karısı kızı peşinde Don Juan. Böyle değil elbet. Olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olan. Başkalarının çıkarını kendi çıkarı kadar savunan. Haksızlığa karşı; kişiye ve duruma göre konum değiştirmeyen. Kendi ailesine ve menfaatine gösterdiği hassasiyeti başkasının değerlerine aynı şekilde gösteren adam.

Aktif felsefe yapan; felsefe geniş anlamda bilgelik aşkı, dar anlamda hayata bakış açısıdır. Bilgiyi ve bilgeliği tutkuyla kovalayan, arşetipsel ideleri kendi günlük hayatında uygulamaya çabalayan adam.

**Dürüst; sözüne güven duyulan, özü sözü bir olan, yaptıkları ile savundukları benzer olan.

Kendi hayatının kıyısında değil merkezinde yaşayan; Kendi etrafında olan bitene seyirci, kendi hayatında figüran değil, tam aksine kendi geleceğinin senaryosunu yazan, yöneten ve başrolü oynayan. Kendisinin ve çevresinin, mümkünse bütün gezegenin sorumluluğunu hissedebilen adam. Olaylar karşısında yaptıkları ve yapmadıkları ile kendi sorumluluğunu kabullenebilen. Kaderi dahi doğru dürüst anlamadan, her şeye kader deyip bir kenarda pasif şekilde ölümü beklemek yerine, kendisine verilen değiştirme yetkisini olumlu yönde sonuna kadar kullanabilen adam.

Adam arıyoruz adam;

Çabamıza çaba katacak, iyi niyetli, etkin, ayran gönüllü değil GÖNÜLLÜ adam arıyoruz.

Ayda 5 YTL aidat verebilecek, (veremezse biz onun yerine veririz) kendi yöresine, adına nutuk attığı topluma katacak bir şeyi olduğuna inanan adam.

Haftada 2 saatini yöresi için feda edebilecek adam.

Yapacak hiçbir şeyi yoksa dahi, inandığı şeyin arkasında duruşunu sergileyecek adam. Bu inandığım bir doğrudur ve ben bu doğrunun arkasındayım diyecek adam.

Yaptıklarımızı ve yapmak istediklerimizi doğru buluyorsanız, artık kenarda durmayın, elinizi taşın altına koyun, sorumluluk alın. Kimse sizi esir almayacak, istediğiniz zaman ayrılabileceksiniz J

Sizi “Zümrüd-ü Anka” idealimizi birlikte hayata geçirmek için, “Hizmet Gönüllüleri”ne katılmaya davet ediyoruz.

Sizi yaptığımız güzel işlerin ortağı olmaya davet ediyoruz. İnanın, güvenin ve gerçekleştiğini göreceksiniz.

Yörenin geleceğinde katkınız olsun istiyorsanız bizimle iletişim kurun.

.

***BİR ERDEM: ÇABA

Bir işi yaparken harcanan güç, zorlukları aşmak için sürekli çalışma, sürekli irade gereken mücadele.

¨ Çaba hayatın yasasıdır, sınırlar ve sınırlamalar için panzehirdir. Delia Steinberg Guzman

¨ Çaba, bizim gerçek boyutumuzu kazanmamızı sağlar. Sınırlarımızı aşarak, neyi başarabileceğimizi ve hangi düzeye ulaşabileceğimizi biliriz. Delia Steinberg Guzman

¨ Dehanın yüzde biri ilham, yüzde doksan dokuzu alın teridir. Thomas Edison

¨ Yüce talihin anasıdır çaba, karşıtı olan aylaklıksa, insanı ulaştırmamıştır insanı yürekten istediklerinin hiçbirine. Cervantes

¨ Deha, çabayla büyütülür. Çiçero

¨ Toprak ne kadar zengin olursa olsun, ekilmedikçe mahsul vermez. Kafalar da öyle; ekilmeyen kafalar da fikir üretmez. Seneca

¨ Çabucak koca bir ateş yakmak isteyenler, cılız samanları tutuşturmakla başlarlar. William Shakespeare

¨ Eğitimli insanlar yukarı erişmeye çabalar, küçük insanlar aşağı erişmeye çabalar. Konfüçyus

¨ Yıldızlara böyle gidilir. Vergilius

<ı>

<ı>Kaynakça:

<ı>*Demagoji

<ı>Demagoji, akılcı ve mantıklı çıkarım ve tartışmalardan ziyade, halkın isteklerine, önyargılarına ve korkularına dayalı olarak yapılan siyaset ve destek arayışıdır. Yunanca demos (halk) ve agogos (liderlik yapmak) kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Genellikle üstün bir hitabet ve propaganda yeteneği gerektirir. Çoğunlukla, popülist kavramları kullanarak ve milliyetçilik duygusunu sömürerek yapılır. Demagoji yapan kişiye "demagog" denir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

<ı>

<ı>**(**DÜRÜSTLÜK: Söz ve davranışlarda doğruluktan ayrılmamak.

<ı>Üç çeşit dost yararlı, üç çeşidi ise zararlıdır. Dostlar dürüst, içten ya da bilgili oldukları zaman yararlıdırlar. Sahteci, yaltaklanmacı ya da fırsatçı olduklarında ise, zararlıdırlar. Konfüçyus )<ı>

<ı>***http://www.erdemlersozlugu.org/sayfalar/durustluk.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 629
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

1968 Hakkari doğumluyum. Elektrik Önlisans, Halkla İlişkiler Önlisans, İktisat Lisans, Sosyoloji ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster