Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
39
 

Adam Ol Adam!

Bu coğrafyada; “adamlık”, “adam olmak”, çok önemlidir, çok değerlidir. Genelde erkekler için kullanılan bu vasıflara sahip olmayan hemcinsime de rastlanmaz nedense aramızda?! Kimse kendi adamlığına toz kondurmaz. Ne kadar adam olduğunu düşünen, sorgulayan, tartıya vuran erkek türü bulunmaz ne yazık ki buralarda. Gerçi, “özeleştiri”ye bunca uzak diyarda bu olmuşluğu beklemek, saflık ötesi bir şey ama… İyi niyetli her ferdin insanlardan o olgunluğu beklemesi, en doğal hakkıdır.

Öte yandan, kendisinin ne kadar olduğunu bilmeden, buna aldırmadan en ufak tartışmada muhatabına ayar verir az gelişmiş tip!: “ Adam ol adam! Haddini bil! Kendine gel!”

Siyasetten sanata, edebiyattan spora, günlük yaşamdan en ciddi, en aklı başında konuşmalara kadar en sık, en basit çıkışma şekli, azar biçimi, hizaya getirme yöntemidir söylenen: ”Adam ol adam!”

Hiçbirimizde insan olmak gibi bir dert kalmadı çok şükür(!) İyi insanlığın neredeyse enayilikle eş sayıldığı yurdumda, erliğin ön şartı: adamlık. Ve en yaralayıcı hücum aynı zamanda: “Adam ol adam!” salvosu.

Peki, bu yaklaşım, bu davranış biçimi çözer mi meseleyi? Ne gezer? Aksine direncini artırır karşıdakinin. İşi çözümsüz kılar. Dengesini yitiren diyalog, kişilik yarışına, ego savaşına dönüşür. O anda iletişim kopar. Kör dövüşü, sağırlar diyaloğudur yaşanan. Benim diyen sorunu çözemez artık.

Halbuki suçlayıcı dil yerine uzlaşı aransa, empati denense çok daha hızlı halledilebilir problemlerimiz. Adil, hakkaniyetli davrananların çoğunlukta olduğu bir toplumun varacağı tek bir yer var: Huzur.

Adamlık, erkekliğini kanıtlamaya çalışanların, horoz dövüşüne tutuşanların paspas edip ayakaltına alabileceği kadar ucuz bir sıfat değil. Adam olmak, yalnızca aşağılama aracı olarak kullanılamaz.

Normal şartlarda: İnsancıl mizaçlı, söyleştiği kişiyi iyi dinleyen, anlamaya çalışan, vicdanlı, ucu kendine de dokunsa terazisi eşit, doğruyu savunan, zulme, zalime karşı duran, tavır alan, insaflı, öfkesine hakim, sağduyulu, fikirlerini uygun dille, açıkça söyleyen, eleştiriye açık, özgüvenli her kişi; “adam”dır.

Adamlık, adam olmak, kimsenin tekelinde değil üstelik. Kimseyi bu nitelemeler üzerinden kantara vurma hakkımız da yok yetkinliğimiz de. Yiğit olan, mert insan, önce kendini ölçer. Adamlığı da dahil.

 Ben adamsam, herkes adamdır. Ötesi laf. Dinleyeni/müşterisi bolsa da; hiçkimseyi adam olmamakla suçlamamak gerek. Bunu yapan önce nefsine baksın. Çünkü en büyük yanlışın, eksikliğin sahibidir kendisi.

jale kasap, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1340
Toplam yorum
: 3600
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1666
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster