Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '12

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
328
 

Adana

Adana
 

Mutlu olabilmek için (dünyadaki her tür amacın dışında) sadece ve sadece ‘’normal’’ insan olabilmek, daha doğrusu toplum tarafından ‘’normal’’  kabul edilebilmek ideal olabilir mi? Sakatsanız ya da sakatla yaşayan biriyseniz  yani öteki ötesiyseniz bu idealin cennette olmakla eşdeğer olduğunu en baştan kabul etmelisiniz… Bu öyle aşağılık kompleksinin bir çıkarımı, sonucu değildir.  Bu duygu toplumun her tür ötekileştirmesinin bir sonucudur. Kendisinin normal olduğunu bilen, içinde hisseden, her tür ötekileştirmeye karşı yinede engellenemeyen dostlarla bu hafta sonu Adana buluşmamız vardı…

Daha yoldayken güzel şeyler olacağının ilk işaretini Taşucu’na yaklaşırken gördük… Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, büyülü bir güzelliğe kavuşan denizi seyredip gidiyorduk neşe içinde biz dört ‘’genç’’ kafadar… Bir anda bağırdım; Yunusa bakın diye… Otomobili hemen durdurup yunusu seyre daldık… Sonra bunun yunus değil bir yunus ailesi olduğunu anladık… İrili ufaklı beş altı tane yunus vardı. Kıyıya çok da uzak değillerdi. Rahat görülüyordu denize dalıp çıkışları… Yaşamın keyfini çıkarıyorlardı gönüllerince… Uzunca bir süre seyrettik yunusların muhteşem gösterisini…

Onların artık diğer denizlerimizde olmadığı aklıma geldi… Kirlilikten, ortamları uygun olmayan yerlerden kaçıyorlardı… Ya da ölüyorlardı… Ne farkları var sakatlardan dedim? Ortam uygun olunca sakat insanlarda ‘’normal’’ değil mi? Sakatlarda uygun ortam bulmak, yaratmak için koşup gidiyordu işte Adana’ya… Kendilerine uygun yaşam (deniz) bulmak için…

Bir anekdot daha aktaracağım; Dostum Hasan’ı otogara bıraktıktan sonra ,dönüşte kayboldum Adana içinde… Bir polise sordum adresi… Polis ‘’siz epey kaybolmuşsunu bizi takip edin.’’ dedi… Beni beş dakika içinde otelime getirdiler… Yaşam işte böyle bir şey; aradığınız şeyi, yeri bilirseniz çok kolay buluyorsunuz… Bilmiyorsanız arayış işkenceye dönüşüyor… İşte o polislerin yaptığı gibi yapılsa sakat insanlara, darda ve zorda insanlara yaşamları çok kolaylaşacak… Oysa akıl vermekle, yol göstermekle işini yaptığını sanan sorumluların, yapması gereken şey, yaşamı göstermek… İşte buydu Adana buluşması sakat insanlar için… Yaşamı bulmak ve yaşamak… Zaten biliyorlardı içinde olanları…  

Sakatlara gündelik bakış açısı ile bakıp, gündelik ağızlar ile gündelik sorunları konuşmaktan ne zaman vazgeçeceğiz acaba? Yahu bu insanlar yaşamı zorluyorlar… Bizde yaşamak istiyoruz diye her şeyi zorluyorlar… Oraya sadece kendi imkanları ile gelen, sorunlarından bahsetmeyen, tek istekleri yaşamak olan bu insanlar düzeni zorluyorlar… Bu sistem bu sakatların yaşama istemine hazır mı siz onun cevabını verin önce… Bu insanlara bu sistem yeter mi, bu sistem hazır mı onları içinde yaşatmaya?

Restoranlar,  garsonlar hazır mı bu insanlara? Rampaları, tuvaletleri, asansörleri hazır mı? Oteller hazır mı? Müzik, dans hazır mı? Görmeye hazır mı bu toplum onları içlerinde? Gördük ki ne oteller hazır bu insanlara, ne personeller… Sadece iyi niyet var ortada... Çokta işe yaramayan bir iyi niyet… Zorlandığında saldırmaya hazır bir iyi niyet…

Herkes bir yunustu o güzel iki günde… Kendi ortamındaki mutlu bir yunus kadar özgür ve mutluydular… Yaşam alanı olan her canlı gibi rahat ve mutludur zaten… Herkes güzeldi… Herkes kadındı en güzelinden… Herkes erkekti en yakışıklısından… Herkes mutluydu ve herkes ne güzel insanlardı... Hepsine buradan selam ediyorum… İnanın tüm kurumların ve derneklerin yapmak istediklerini siz yapıyorsunuz… Sistemi ve toplumu zorluyorsunuz… Yolumuz açık bizim…  

O güzelim ciğer ve adana kebapları, çorbalar, şalgam suları hediyesi bu yaşamın herkese…  Elbet size de… Ancak o dostluklar ise sadece hak edenlere…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kim normal bu ülkede? önce onu bulmak lazım:) iyi niyet var evet, ama o kadar. Ötesi yok. Ve bu ülkede engelli engelsiz diye bir ayırım ya da bir ötekileştirme de yok bence. Sadece duyarsızlık var. İhmal var.. Bana ne sen de'cilik var. Hazır değill hiç kimse ve olmayacaklar da kanımca. Bundan sonra yapılanmalarda sisteme konulması gerek. Kebaplar, ciğerler.. şalgam suları.. oh afiyet olsun, yarasın:)) sevgilerim ve selamlarımla...

sema öztürk 
 21.03.2012 17:11
Cevap :
Günaydın Yağmur. Haklısın galiba duyarsızlıklar tarihi bizim tarihimiz... Ne yapalım dürtüyoruz bizde işte duyarlı olmaları için. Dilerim sende tadarsın bir gün Adana'yı... Sevgiler.  22.03.2012 9:23
 

Sen bu Adana işini abartıyorsun Hasan Bey bilesin. Ne o sürekli Adana Adana...! Anlatırsın artık kebapları rakıları...Bizde ağzımız açık dinleriz seni! Neyse bol bol eğlenmişsin yine. Darısı başımıza.

Yıldız Nihat 
 21.03.2012 14:01
Cevap :
Merhaba Nihat bey... İnan o baraj çevresinde seninle takılmamız lazım bir. Tatlı su denizi gibi bir şey. Ayrıca çok güzel... Dilerim olur bir gün... Sevgiler...  22.03.2012 9:21
 

Bizim kolayca harcayıverdiğimiz herşey onlar için ne kadar zor değil mi? Selam ve sevgiyle..

Nuray Ors 
 21.03.2012 10:03
Cevap :
Günaydın Lilacan. Altyapı oluşsa, oluşturulsa zor olmaktan çıkacak... Bütün uğraş bu olay üzerine kurgulu şu anda... Sevgiler...   22.03.2012 9:19
 

şalgamın yanında kesin rakı da vardır da es geçmişsin:)) heleki adana kebabını rakısız götürmedin herhal:)...sevgiler

ÇokEskidendi 
 21.03.2012 0:07
Cevap :
Günaydın Beran... Kolestrol inan tavan yaptı... Mersin'de ciğer kebabı ile kahvaltı bile yaptık. Yahu hep et ve sakatat kondu önümüze. Yanında elbet şalgam vardı. Bir yıl kırmızı et yemesem olur artık. Rakı elbet baş tacı... Bir daha olursa kesin çağıracağım sizi... Özlendiniz bilesiniz... Sevgiler...  21.03.2012 10:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 926
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster