Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
993
 

Ademimerkeziyetçi eğitim

Ademimerkeziyetçi eğitim
 

Ademimerkezi bir eğitim sistemi olsa, merkezin işleri azalacağından, bu bina biraz daha küçülmez mi?


TÜRKİYE'DE ADEMİMERKEZİYETÇİ EĞİTİM SİSTEMİ UYGULAMASI...

05-19-2009 günü yayıma giren "1921 Anayasası'nın çağrıştırdığı demokratik açılım" başlıklı bloğumda, bu anayasanın 11. Maddesi'nin, "vilayetlerin, mahalli işlerde manevi şahsiyete ve muhtariyete haiz" olduğunu aktarmış ve mahalli işler arasında sayılan "vakıflar, medreseler, sağlık, ekonomi, ziraat, bayındırlık, sosyal yardım işleri"nin yanında "Eğitim ve Öğretim"in de, bu mahalli işler arasında bulunduğunu vurgulamıştım.

Bakalım, valiliklere verilen bu yerel yetki ya da "ademimerkeziyet(yerinden yönetim), Cumhuriyet döneminde uygulanmış mı?

x x x

Ancak, çoğu kez yaptığım gibi, esas konuya girmeden önce, biraz geri tarihlere gidip "Ademimerkeziyetçilik" konusunda hatırlatıcı kısa bir bilgi sunmanın yararlı olcağını düşünüyorum.

Ademimerkeziyetçilik nedir?(1)

Ademimerkeziyetçilik(yerinden yönetim), Prens Sabahatin'in Türk toplumu için öngördüğü temel ilkelerden biridir. Prens Sabahattin'e göre "bütüncü, kamucu, her şeyi devletten bekleyen, kaderine razı Osmanlı toplumunun gelişebilmesi için bireyci bir yapıya" geçmesi gerekiyordu.

Ademimerkeziyetçilik, bireyci yapıya geçerken "devlet düzeninin yenilenmesi de temel ilke olacaktı"...Uygulama için öngörülen temel ilkeler şunlardı:

Ülkede uygulanacak yenileştirme bütün vatandaşları kapsayacak, "yerinden yönetim" ve "yetki devri ilkeleri" uygulanacak, "seçimle gelecek belediye meclisi üyeleri yerel yönetimde söz sahibi olacak, vilayet meclislerinde azınlıklar nüfusları oranında temsil edilecek, Osmanlı uyrukları arasında ayrıcalıklı hiçbir grup bulunmayacaktı"...Yalnız "vali, mutasarrıf, defterdar, mahkeme reisleri, savcılar", merkezi yönetim tarafından atanacaktı.

Ademimerkeziyet görüş, kimi Jön Türkler tarafından(İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin "merkeziyetçi, seçkinci ve otoriter " olan Ahmet Rıza kanadı, cd.) tepkiyle karşılandı. Prens Sabahattin'in bu görüşünün, "azınlıklara özerklik verilmesi anlamına gelmeyeceği" yolundaki açıklamalarına rağmen, "devleti bölünmeye götürecek bir ilke olarak" değerlendirildi.(MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kulaklarını çınlattık galiba, cd.)

1913'ten sonra, İttihat ve Terakki Partisi'nin iktidarı döneminde muhalif partilerden Ahrar Fırkası, Hürriyet ve İtilaf Fırkası adamimerkeziyetçi görüşü programlarına aldılar.

x x x

1921 Anayasası'nın, yukarıda özetle verdiğim 11.Maddesi ve takip eden 12-13-14. Maddeleri de Ademimerkeziyetçi bir düşüncenin yansımasıdır.(1921 Anyasası'nın verdiğim maddelerini okumanızı öneririm.)

Şimdi konumuza dönebiliriz...

Ademimerkeziyetçi eğitim sisteminin özelliği, okulların ve eğitimi etkileyen politikaların, temelde yerel denetim altında olması ve eğitimin yerel kaynaklarla finanse edilmesidir.

Bu sistemde, merkezci devlet kuruluşu(genelde, eğitim bakanlığı) eğitim için yardımcı ya da özel bir fon sağlayabilir ve yerel eğitim sistemine çok ender durumlarda karışabilir.

Osmanlı döneminde, eğitim sistemi de, ilk zamanlarda, genelde "ademimerkeziyetçi( hatta, yerel yönetimlerin bile kontrolu dışında vakıflar ve yöre halkı tarafından yönetilen ve finanse edilen) bir sistemdi.

XIX. yüzyldan itibaren ülkede uygulanan modern eğitim sistemi, Fransız eğitim sisteminden alındığı için, temelde "merkeziyetçi" idi, Ancak, Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki haberleşme ve ulaşım olanaklarının kısıtlılığı nedeniyle merkeziyetçi bir eğitim sisteminin kurulması zor oluyordu. Bu nedenle de, eğitim işlerinin düzenlenmesi yerel yönetimlere bırakılmış ve uygulama "ademimerkeziyetçi" olmuştur.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında, valilikler ve Eğitim Bakanlığı arasındaki uyuşmazlık nedeniyle kısa bir süre "ademimerkeziyetçi" bir eğitim sistemi uygulanmasına geçilmiş(Yukarıda da belirttiğim gibi bu uygulama, 1921 Anayasası'nın, valiliklere verdiği muhtariyete uygun bir uygulama idi) olsa da, Cumhuriyet döneminde genelde "merkeziyetçi" bir sistem uygulanmıştır.

Bu durumu biraz açalım...

Türkiye, kuruluş yıllarında güç asayiş sorunları yaşamıştı...İç isyanlar ve reformlara karşı gösterilen direnmeler gibi...Bu nedenle İçişleri Bakanlığı, hükümetin en önemli bakanlığı haline gelmişti...Bu durum da, bakanlığın il ve ilçelerdeki en büyük temsilcisi olan valilere ve kaymakamlara büyük yetkiler verilmişti...Bu nedenle de, Eğitim bakanlığı, eğitim işleri ile ilgili yaptırım ve isteklerini il ve ilçelerde yerine getirmekte zorlanıyordu. Çünkü valiler ve kaymakamlar, öncelikle kendi bakanlığından (yani İçişleri Bakanlığı'ndan) gelen emirleri uyguluyorlar, Eğitim Bakanlığı'ndan gelen emirlere aynı özeni göstermiyorlardı. Bu da, eğitim işlerinin aksamasına neden oluyordu.(Bu aksaklılar, 1921 Anayasası'nın valiliklere verdiği "yerinde yönetim" yetkisi ve 1924 Anayasası'nın "merkezi yönetim" yetkisinin hüküm sürdüğü her iki zamanda da görülmüştü).

Bu durum, 1925 yılında Eğitim Bakanı olan Mustafa Necati tarafından karma bir yöntemle çözüme bağlanır gibi oldu. Mustafa Necati, "birkaç ilin birleşmesiyle meydana gelen 'eğitim bölgeleri' teşkil etmiş ve bunların başına da eğitimden sorumlu ve doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı birer 'emin' tayin etmiştir"(2)

SONUÇ :

Ademimerkeziyetçi eğitim sistemi, Türkiye gibi geniş bir coğrafi alana yayılmış bir ülkede, okullaşma ve öğretmen atamaları gibi eğitim hizmetlerinin kısa sürede ve sağlıklı bir şekilde yeriene getirilmesini kolaylaştırması bakımından yararlıdır.

Ancak, üniter devlet yapısının gevşeyeceği şeklindeki düşünceler, bu sistemin Türkiye'de uygulamasını zorlaştırmaktadır. Devletin, ağır bir yükünü yerel yönetimlere devretmesinin üniter yapıyı bozabileceği endişesine pek katılmıyorum. Bugün, Amerika ve birkaç Avrupa ülkesinde bu sistem sıkıntısız bir şekilde uygulanmaktadır.

Türkiye için, bana göre en uygun sistem, şimdilik ya da kısa vadede, bakanlığı sırasında Mustafa Necati'nin uyguladığı "merkezin kontrolu altında ademimerkeziyetçi bir eğitim sistemidir".

cdenizkent

____________ :

(1) "Ademimerkeziyetçilik", Büyük Larousse Sözkük ve Ansiklopedisi, Cilt-1 ,

(2) İlhan Başgöz ve Howard E.Wilson, Türkiye Cumhuriyeti'nde Eğitim ve Atatürk, 1968. ss.89-91

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 917
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1345
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster