Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '19

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
115
 

Adenauer

Konrad Adenauer 1917-1933 yıllarında Almanya Köln şehrinin Belediye Başkanlığını yapmıştır. Birinci Dünya savaşı yenilgisi sonrasında da Renanya  bölgesi (Rheinland) Aralık 1918’de İngilizler tarafından  işgale uğramıştı. Adenauer  Belediye Başkanlığına devam ederek Köln’de Ren nehri üzerinde  yeni liman tesisleri, yeni yeşil alanlar, spor alanları ve sergi alanları kurmuş ve 1919'da Köln Üniversitesi'nin yenilenmesini desteklemişti.

Adenauer; Nazi Partisi tarafından sevilmedi. İftira kampanyası ile Belediye kaynaklarını kötüye kullandığı, Siyonistlere sempatisi olduğu söylendi. 1933’de Hitler iktidara geldikten sonra şehri ziyaret ederken gamalı haçlarla şehri süslemedi ve kusurlu bulundu.  Makamından kovuldu. Banka hesabı donduruldu. Evsiz ve parasızdı. Yaşamı arkadaşları ve Kilise’nin merhametine kaldı. Sessiz kalmasına rağmen savaşta birkaç kez sorgulandı. Hitler’e karşı 1944’de başarısız olan suikast sonrası Köln’deki Gestapo hapishanesine konuldu. Ancak sağ kalmayı başardı.

Hitler döneminden (1933-1945)  sonra Almanya harabeye dönmüş ve harbi kazananlar Almanya’yı iki kez Dünya savaşına yol açtığından dolayı aşağılamak ve cezalandırmak istiyorlardı. Almanya 4 parçaya bölündü.  Ruslar Doğu Almanya’yı komünist yaptı. Kalan 3 parça zaman içinde birleşerek Federal Almanya Cumhuriyeti’ni veya Batı Almanya’yı oluşturdu.

Ayrıca, savaşı kazananlar ilk intikam hırsları geçtikten sonra özellikle Amerikan komutanlar halkın açlık derecesine varan yoksulluğunu, Almanya’nın harabe halini görüp Almanya halkının da yaşama hakkı var noktasına gelmişti.

Adenauer’u Amerikalılar tekrar Köln Belediye Başkanı yaptı. Ancak paylaşım sonrası Köln İngiliz bölgesi olunca İngilizler onu istemedi.

Adenauer Hıristiyan Demokratik Birliği Partisinin (CDU) kurucu üyesi oldu. Sıkı bir anti-komünist olarak Almanya’nın idaresine talip oldu. Roma Katolikleri ve Protestanlar ile ortak bir cephe kurdu. Geçici anayasanın hazırlanmasına katkıda bulundu ve 1949 yılında Batı Almanya’da yapılan seçimlere CDU’nun  başkanı olarak katıldı. Seçim sonrası kurduğu koalisyon hükümeti bir oy farkla güvenoyu aldı ve şansölye oldu.

1876 doğumlu Adenauer, babası gibi, Hukuk tahsili yapmıştı. 1949’da şansölye olduğunda 73 yaşındaydı. Çok sayıda insan için emeklilik zamanında Adenauer’ın şansölye kariyeri başladı. 87 yaşına kadar 14 yıl Almanya’ya hizmet verdi. Almanya’nın genç bir (41 yaşında) Belediye Başkanı, en yaşlı (73) Başbakanıydı. Lakabı “Der Alte - İhtiyar”dı. Yalana karşıydı. Çalışkan, kararlı, gerçekçi ve fikirleri berraktı.

Almanya yenik, yorgun ve açlık eşiğindeydi. Hitler sonrası miras alınan Almanya yıkık, evlerin %25’i bombalanmış ve harabe,  ulaşım yolları tahrip edilmiş, fabrikalar yıkılmış durumdaydı. Halk aç kalma noktasında 1100 -1550 kalori /gün ile yaşamaya çalışıyordu (Normal kalori ihtiyacı 30 kalori kg başına; 70 kg kişi için 2100 kalori  gerekli 30x70=2100).

Ayrıca harbi kazananlar Almanya’yı işgal etmişti. İktidar Almanya’yı yenen güçlerin elindeydi. Alman cephane, silah fabrikaları yok edildi. 4 milyon Alman; Fransa, Belçika ve İngiltere’de karın tokluğuna savaş tazminatı için çalıştırıldı. Mayın temizlediler, her türlü riskli işi yaptılar.  Gelen yardımlar Alman olmayan halka, azınlıklara,  yabancı esirlere ulaştı. Alman teknolojisi ve entelektüel gücü, tasarımlar, patentler bedava batıya ve Rusya’ya transfer edildi. Marshall yardımı Almanya’dan çok diğer Avrupa ülkelerine gitti. Almanlar her yıl savaş tazminatı ve Almanya’daki yabancı kuvvetlerin yıllık ordu masrafını ödemek zorunda kaldılar.

Adenauer’un kişiliği:  Adenauer sosyalist fikirlere karşıydı ve eşitlikçi bir kitle toplumu fikrini reddetti.  Ona göre hukuk devleti kuralları altında bireycilik ve rekabet geçerli olmalıydı.  Devletin vatandaşlarına mahkemelerde eşitlik sağlaması, eğitim ve sağlık desteği sağlaması yeterliydi. Bireyler kendi ekonomik faaliyetlerine karar vermeliydi. Hükümetin girişimciliği ve rekabeti desteklemesi yeterliydi. O komünizme karşıydı. Hümanist Hıristiyan öğretileri ile komünist sosyal rejim arasındaki farkları uzlaşmaz olarak görüyordu. Kurduğu parti sadece işçi, çiftçi, memur, iş adamından herhangi bir kesimin değil toplumun tüm bu kesimlerin,  insanların partisiydi.

Yaptıkları:Adenauer, Ludwig Erhard’ı Ekonomi Bakanı yaptı. Alman ekonomisinin canlandırılması uzun dönemde Alman mucizesi olarak adlandırıldı.  Yapılanlar basit ama kararlılık içeren faaliyetlerdi.

Savaş sonrası Alman parası değersizdi. Halk savaş boyunca ABD ve Britanya’da olduğu gibi fiyat kontrolü ve karne ile yaşamıştı.  Alman ekonomistler, Freiburg ekolü, piyasada para miktarı ve mal miktarı arasında uyum gerektiğini fark etmişti. Çok para, az mal enflasyonu tetikliyordu. İşçiler haftada 9,5 saat devamsızdı. Bu süreyi işçiler ellerindeki eşyaları kırsal kesime götürüp sebze, meyve, tahıl, yumurta takası yapmak için kullanıyorlardı. Ekonominin üçte birden fazlası (1/3) takas ekonomisi olmuştu ve verimsizdi.

Yapılanlara bakarsak; Para miktarı kısıldı ve yeni bir paraya (Deutsche Mark) geçildi Bir gecede fiyat kontrolünü, karneyi kaldırdılar. Üretim yapan, para kazanacaktı. Ayrıca vergi oranını oldukça düşürdüler. Kişiler ve şirketler daha az vergi ödeyecekti. 

Fiyatları piyasa şartları belirleyecekti.  Önce fiyatlar arttı. Sabır gösterdiler. Bir yıllık bir süre sonra işçiler takas için taşraya, kırsal kesime gitmediler. İşçilerin devamsızlığı haftada 4,2 saate düştü. Artan 5,3 saatte   (9.5-4.2=5.3 saat), çalışıp üretim yapmaya ve para kazanmaya çalışıyorlardı.

Üreticiler ise serbest bırakılan fiyatlardan dolayı daha çok kazanmaya başladıklarından, kazançlarını artırmak amacıyla daha çok üretmeye başlamışlar ve ürünlerini şehre getirme mekanizmasını kurmuşlardı. Artan ürünler sebebiyle fiyatlar zamanla istikrar kazanmıştı. Arz-talep yasası çalışmıştı.

Sistemin yerleşmesi mücadele gerektirmişti. Amerikalı komutan Erhard’a “ Herr Erhard, Benim danışmanlar çok büyük bir hata yaptığınızı fiyatları serbest bıraktığınızı söylüyorlar”. Erhard; “Önemsemeyin. Benimkiler de bana aynı hatayı yaptığımı söylüyorlar”. Başka bir askeri yönetici “Gıda maddeleri yokluğu varken Bizim karne sistemini nasıl gevşetirsiniz?  Erhard  “Albayım, gevşetmedim. Kaldırdım. Eskiden verdiğimiz karne bileti artık yok. Şimdi Mark bulabilen ürün alabilecek. Onu bulmak, kazanmak daha zor. Daha çok çalışacaklar. Bekleyin. Birlikte göreceğiz”.  

Adenauer Batı taraftarı bir politika izledi ama Ruslarla da ilişkilerini iyi tuttu. 1955’te 9 bin Alman asker esirinin Batı Almanya’ya dönmesini sağladı. Dışarıdan,  Polonya, Çekoslovakya ve Doğu Almanya’dan gelen 9,4 milyon göçmen Alman,  Federal Almanya’ya yerleşti.

Almanya 1949-1963 döneminde her yıl  %9-10 bandında bir gelişme gösterdi. İşsizlik oranı %1,2 civarındaydı.

Adenauer Avrupa’da barışın daimi olması için Avrupa Birliği’ne inanıyordu.

Batı Almanya’yı, Batı Dünyasına entegre etti. Öncelikle bir zamanlar baş düşman sayılan Fransa ile uzlaştı ve yakınlaştı. Almanya; 1951’de  Avrupa Konseyi Üyesi,1952’de Avrupa Kömür ve Çelik Birliği Üyesi (Çekirdek AB) ve 1955’de NATO üyesi oldu. Fransa ile 1963’de dostluk antlaşması yaptı.  Musevilerle iyi ilişkiler tesis etti. Hitler dönemi sırasında zarar gören, öldürülen Musevi ailelerin mirasçılarına tazminat ödedi.  Bizdeki gibi kendisine “Amerikan uşağı” “Harbi Kazananların Başbakanı” yaftası konmasına aldırmadı. Sovyetler Birliği karşısında güçlü olmak gerekir düşüncesindeydi.

Bazı kişiler Almanya’nın birleşmesine çalışmadı dediler. O bu konuyu Almanya’yı dörde bölenler çözmeli diyerek problemin ortak problem olduğunu belirtti. Çözüm için muhtemelen zaman gerektiğini düşünüyordu. Stalin 1952 yılında nötr-tampon-tarafsız bir Almanya karşılığında iki Almanya’nın birleşmesini teklif etti. ABD, Fransa ve İngiltere bu teklifi reddetti. Stalin’den sonra Kruşçev bu teklifi yok saydı ve birleşmeye karşı çıktı.

1950’de 250 bin km2 alanlı 50 milyon nüfuslu Federal Almanya zamanla kalabalıklaştı. Almanların geliri arttı. 1950’de kişi başı yıllık gelir ABD’de 9 573 $, Batı Almanya’da 4 281$, 1963’e gelindiğinde ABD’de 16 182 $, Batı Almanya’da 12 788 $ oldu. 1950’de Almanın geliri Amerikalıya göre %44   (4281/9573)  iken 1963’te %79 oldu (12 788/16 182) . Başarının rakamsal yansıması Amerikalı gelirini 1,7 kat, Alman ise 3 kat artırmayı başardı.

1991’de Almanya birleştiğinde Doğu Almanya komünist sistemin en ileri ülkesiydi. Ama Batı Almanya’dan en az 30 yıl gerideydi. Buna sebep aynı ulusun iki halkının son 45 yıllık dönemde “Çalışma metotlarının farklı olmasıydı”. Açıkçası komünist sistem fakirlikte eşitlik sağlıyor ama zenginliği ve girişimciliği sağlayamıyordu.  Zaten Sovyetler Birliği 1989 sonunda dağıldı.

Son söz:Belediye Başkanlığından başbakan, cumhurbaşkanı olan çok sayıda kişi var. Konrad Adenauer için bazı yazarlar onun Alman Birliğini kuran Bismark’dan daha büyük tarihi bir kişi olduğunu söylemektedir.

Kaynaklar:

The library of Economics and Liberty; German Economic Miracle by David R. Henderson

The Editors of Encyclopedia Britannica Konrad Adenauer Jan1, 2019 See Article History

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1741
Kayıt tarihi
: 14.10.12
 
 

Elektronik Y.Mühendisiyim. Teknik alan dışında Tasarruf ve tutumlu yaşam, Kişisel Finans Yönetimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster