Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
1579
 

Adı aşk sebebimin

Adı aşk sebebimin
 

Bir önceki yazımda Gülşen' in "Bu şarkı, insanlığın en aşağılık yerinde duranlara bir manifesto niteliğindedir, onlara ithaf edilmiştir" dediği karaböcükler şarkısına değinmiş ve şarkının günümüz ilişkilerini oldukça net ve açık bir biçimde dile getirdiğinden söz etmiştim.

Bu şarkıdan sonra zaten yabancısı olmadığım Gülşen’i daha bir dikkatle dinlemeye izlemeye ve başladım.

Erol Köse'nin sırf yeni albümünü baltalamak amacıyla, eski demo kayıtlarından oluşan "Mucize" 2007 adında bir albüm hazırlayıp piyasaya sürdüğünü söyleyen Gülşen, "Erol Köse'nin yaptığı haksız rekabettir. Ercan Saatçi'yi ve beni baltalamak için çıkarttı bu albümü dediği albümde, gerçektende birbirinden güzel parçalar var. Eski demo kayıtlarının izinsiz kullanıp albüm yaptığı için Erol Köse'yi bir kez daha mahkemeye vereceğini ve bu albümü toplatacağını dile getiren Gülşen’in bu albümünde birbirinden etkileyici birçok parçasının yanında bir tane parçası var ki; gerçekten sözüyle, bestesiyle, yorumuyla tam on ikiden vuruyor insanı.

Hangisi mi?

Adı aşk sebebimin

Belki de zamansız açtım içimi
Yüreğim şeffaftı aklımsa deli
Ben geldim sen kaçtın hep bana inat
Bir vardın bir yoktun hep masal gibi

Bu sözler size neyi çağrıştırır bilmiyorum ama bana aşkın o deli dolu körüm göz hallerinde alelacele açılmış bir kalbi ve sonrasında yaşanmış kalp kırıklarını anlatıyor. Yaşanan bu durum aşkın olmazsa olmaz kurallarındandır bizatihi. Genellikle karşılıksız olmayan ama beklemeyen böyle bir açılım sonrasında kendini bulunmaz Hint kumaşı zanneden aşığın, aşığına çektirdikleridir söz konusu olan.

Ne karakaşına, ne kara gözüne
Ben tek bir sözüne tutulup kaldım
Değmedi bir kere ellerin yüzüme
Gel gör ki bin yıldır sanki vardın

Peki, tam burada ne demek ister Gülşen. Tutunup kaldığı bir sözden söz eder fakat o nasıl bir sözdür? Gerçekten öyle bir söz sarf edilmiş midir bilinmez. Gülşen’in kendi hayal dünyasında yarattığı bir kurguda olabilir pekala ama aşık ne aşık olunanın karakaşına, ne kara gözüne, ne de sözüne vurgundur aslında. Aşık aşk duygusunun bizzat kendisine aşıktır.

Adı aşk sebebimin
Her hata kalbimin
Hep değerinden, hep gereğinden
Hak ettiğinden çok sevdi

Bu tür durumlarda aşık aşkını hep gereğinden, hep değerinden, hep hak ettiğinden daha fazla sevmez mi zaten? Bu değil midir, aşık olunanın kendini bulunmaz Hint kumaşı zannetmesinin bir diğer nedeni de?

Ne karakaşına, ne kara gözüne
Ben tek bir sözüne tutulup kaldım
Değmedi bir kere ellerin yüzüme
Gel gör ki bin yıldır sanki vardın

Asıl anahtar sözcükte bu son iki mısrada saklı gibi geldi bana.

“Değmedi bir kere ellerin yüzüme/ Gel gör ki bin yıldır sanki vardın”

Aynı zamanda Murathan Mungan’ın “Yalnız Bir Opera” şiirini de adı geçen “Ben sende bütün aşklarımı temize çektim!” mısralarını da anımsatan bu şarkı için ne diyebilirim ki başka. Dört dörtlük bir şarkı işte!

Bazen öyle insanlar çıkar ki karşınıza, daha o insanı görür görmez sanki yüzyıllar öncesinden tanıyormuşsunuz hissine kapılırsınız. Onunla hayatın bambaşka bir boyutunda yıllarca beraber yaşamışsınızdır sanki. Konuşmadan anlaşır, bakmadan görür, duymadan hissedersiniz. Bu güne kadar yaşamadığınız bir karmaşadır yaşadığınız duygunun adı. O sizin bu dünyada yaşadığına inandığınız diğer yarınız, ruh ikizinizdir adeta. Ne karakaştır söz konusu olan, ne kara göz, ne para, ne pul, ne de başka bir değerdir. Yüreğinizin ta içi, en derinidir paylaştığınız.

Hatırlarsınız; Kıraç bir ara sokaktan geçerken yalnızca bir iki saniyeliğine gördüğü bir kızı arıyordu döne döne ve boyunu, posunu, saçını, başını, göz rengini tarif ederek defalarca anons ediyordu televizyon ekranlarından. Bu olay bu durumu gayet net ortaya koyan bir başka çarpıcı örnektir.

Bu tür durumlarda yapılabilecek en güzel şey; belki de her şeyi masal tadında bırakmak ve bir ömür boyu o masalın büyüsüyle yaşamak olacaktır. Ne dersiniz?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yav aynur oldu mu şimdi bu. bu şarkı sözleri buraya yazılır mı, bu yazı böyle yazılır mı :)) belki de dediğin gibi bozulmasın büyüsü diye masallarda bırakmak gerek böylesi bir aşkı...

beenmaya 
 27.08.2007 15:46
Cevap :
Beenmaya biz de masallara ve şarkı sözlerine emanet ettik işte aşkı. Bari masallarda ve şarkılarda yaşasın diye. Teşekkür ederim görüş bildirdiğin için. Sağlıcakla.  27.08.2007 21:09
 

Her şeyi masal tadında bırakmak ve bir ömür boyu o masalın büyüsüyle yaşamak! Uzaktan kulağa ne kadar hoş geliyor, bir bilseniz! Güzel bir yazı olmuş.Gülşen'in şarkısını hiç duymamıştım ama sözleri gerçekten güzelmiş.Sevgiler...

Emel Bahadır 
 26.08.2007 10:34
Cevap :
Evet, sevgili arkadaşım. Kulağa çok hoş geliyor değil mi? Gülşen'in nerdeyse tüm parçalarının sözleri çok güzel, hareketli parçaları dahil. Bu anlamda hak ettiği yerde olmadığını düşünüyorum ben. Galiba biraz da şansı yaver gitmiyor. Eline sağlık. Teşekkürler katkın için.  26.08.2007 11:46
 

Masallar olsun, ama destanlar da...

Engin Allı 
 26.08.2007 0:08
Cevap :
Hadi yine iyiyim desene. Aferin sana:)) Bekle biraz sonra yayına çıkacak olanı oku asıl. Okuyan gözleriniz, yorum yazan elleriniz dert görmesin. Allah ne muradın varsa versin. Üfff be ben de amma yalakalık yaptım aaa… Altı üstü iki satırlık yorum için. Neyse saygılar, sevgiler, en güzel günler sizin olsun efendim. Sağlıcakla.  26.08.2007 0:47
 

İyi der elbette :) (şarkılar süper görsellikte süper, resimlerin üzerinde şarkı sözleri yazılmasaydı daha iyi olurdu çitilicem onları. Buraya kadar.)

sedataydın 
 25.08.2007 22:32
Cevap :
Çitileyebilirsin tabii. Fakat üzeri yazısız kliplerin de var olduğunu da belirteyim you tube da. Ben bu klip’i tercih ettim de. Malum yazıyı seviyoruz:)) Elinize sağlık.  25.08.2007 23:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1445
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster