Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
593
 

Adım adım Kürdistan - 5

Adım adım Kürdistan - 5
 

Birinci Körfez Savaşı, Kuzey Irka'ta, Güney Kürdistan'ın oluşumuna katkı yaptı yaptı.


Bu bölümde biraz daha yakın bir zamanı hatırlayacağımız için, hatırladıklarımızı "DÜN" başlığı altında sıralayalım ve yine yeri ve zamanı geldiğinde, yukarıda yaptığım gibi, güncelliğe yönelik bazı değerlendirmelerde de bulunalım.

DÜN :

Bir önceki bloğumda da belirttiğim gibi, Lozan'da geçersiz kılınan Sevr Antlaşması, bazılarının dediği gibi yırtılıp çöp sepetine atılmadı. Yalnızca derlendi, toparlandı ve rafa kaldırıldı... Aradan yıllar, onyıllar geçti... Fırat ve Dicle'nin üzerindeki köprülerin altından çok sular aktı... Sevr dosyası ucundan ıslandı, biraz yosunlandı ama yeşillenmedi..

80'li yıllarda - biraz daha geriye çekeyim - 70'li yıllarda, ucu hafifçe ıslanmış ve biraz da yosunlanmış dosya raftan indirildi... Sayfaları açılıp yeniden okunmaya başlandı... Uygulanma yöntemleri zaman ve mekan koşullarına uygun hale getirilmeye başlandı ve düğmeye basıldı.

İlk başlangıç şöyle oldu.

Amerikan Yardım Kuruluşu'ndan bir heyet, Kürtçe bir alfabe hazırlar ve bu alfabeyi Güneydoğu Anadolu'da denemek ister. Bunun için Genelkurmay Başkanlığı'na başvurur. O sıralarda, Alparslan Türkeş, Genelkurmay Başkanlığı'nda NATO Şübe Müdürü olarak görev yapar... Bu istek, doğal olarak reddedilir.(1)

Reddedilir ama, ABD geri adım atmaz... Bu kez de, sözüm ona, "Barış Gönüllüleri" adı altında, özellikle Güneydoğu Anadolu insanına - geri kalmışlığı dolayısıyla- sosyal yaşamlarında yardımcı olacak ekipler gönderir. Bunlar, dünyanın, özellikle de Ortadoğu'nun bazı ülkelerine -Suriye, Irak gibi - de gönderildiği için bu kez bunlara izin verilir. Bu çalışmalar sırasında, medyaya yansımaz ama bunların bir şekilde Kürt insanlarımıza Kürtçe alfabe öğrettiklerinden eminim. Çünkü özel kanıtlarım var.

1962-1972 yılları arasında Türkiye'de 1000-1500 Barış Gönüllüsü'nün çalıştığı o günlerin medyasında yazılmıştır.

Bu bir çeşit altyapı çalışmalarından sonra ABD, PKK'yı devreye sokar.

Ve, bu yıllardan sonra da PKK eylemleri ufak ufak kendini göstermeye başlar. İlk eylemler, 1978 de başlar ve 1979'da tekrar edilir. İlk büyük eylem ise 15 Ağustos 1984'te yapılır. Bu eylemde, Siirt'in Eruh ilçesinde 2 jandarma karokoluna ve Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde de bir subay gazinosuna saldırılır... 1 şehit verilir ve 12 er yaralanır.(2)

Başlangıçta küçümsenen ve önemsiz görülen bu PKK saldırıları, ABD ve Batılı devletler tarafından bir "hak arayışı" olarak değerlendirilir ve bakış açısı, ülkemizin aklı evvel bazı entelektüelleri tarafından da desteklenir.

Saldırılar, aralıklarla devam eder... Türk Silahlı Kuvvetleri, yeni karşılaştığı bu tür eylemlerin yabancısıdır... Saldırı inisiyatifi PKK'nın elindedir ve TSK savunmadadır.

PKK'nın saldırı inisiyatifi, 90'lı yılların ilk yarısına kadar süren... PKK ve yandaşları ABD ve bazı Avrupa devletlerinden aldıkları siyasi destek ile "hak arayışları"nı biraz daha köşelendirirler ve "kültürel ve siyasi özgürlük" gibi kavramları dillendirmeye başlarlar.

17 Ocak1991'de ABD, Irak'ı işgal eder ve 1.Körfez Savaşı başlar... Bu savaşın Irak'a demokrasi getirceği söylenir. Aslında, getirilecek olan demokrasi yalnızca Kuzey Irak içindir. Amaç, burada, 90 yıl önce düşünülenin gerçekleştirilmesidir. 90 yıl önce, İngiltere burada kendine bağlı bir yönetim kurmak istemişti; şimdi de ABD aynı şeyi istiyordu... Ne yazık ki, kendimizden bazı insanlarımız da ABD'nin, getirmek istediği demokrasiyi ciddiye almışlar ve bu savaşta ABD yanlısı bir tutum takınmışlardır.

Aynı yılın Temmuz ayında, ABD+İngiltere+Fransa birliklerinden oluşan ve adına da "Çekiç Güç" denen bir kuvvet oluşturulur. Bu kuvvetin görünürdeki amacı; savaş nedeni ile Kuzey Irak'tan Türkiye'ye iltica etmek isteyen mültecileri korumalktır. Ama bu gücün asıl amacı, Kuzey Irak'ı kontrol altına almak ve bu bölgede, yukarıda değindiğim gibi, 90 yıl öncesinde kuramadıkları "Kürt devleti"nin oloşumuna zemin hazırlamaktı... Ayrıca, bu güç, Türkiye'de konuşlandığı 1991 ve konuşlanmanın bitirildiği 2003 yılına kadar, gerek ülkemizdeki gerekse Kuzey Irak'taki PKK'ya da silah, mühimmat, araç, gereç yardımı yapmaktan geri kalmamıştır.(O sıralarda Güneydoğu'da askerlik yapanların çoğu, Çekiç Güç helikopterleri ile PKK'lılara sandık sandık malzemenin paraşütle atıldığına tanık olmuşlardır)

Not : Yeri gelmişken burada önemli bir açıklama yapmak istiyorum..."Çekiç Güç"ün oluşumunu sağlayan ABD, Kuzey Irak'taki Kürt varlığını kabul ederken, bölgedeki Türkmen varlığını hiç dikkate almamıştır. Çünkü, nüfüsunun büyük bir bölümü Türklerden oluşan Musul, Körfez Savaşı sonrasında teşkil edilen 36. paralelin güvenlik bölgesine dahil edilmezken nüfusunun büyük bölümü Kürtlerden oluşan Süleymaniye ve civarı 36. paralelin güneyinde yer aldığı halde güvenlik bölgesine dahil edilmiştir.(3)

Özeti şu; Kürtlerin yaşadığı bölge ve Kürtler, Saddam kuvvetleri tarafından yapılacak bir saldırıya karşı Çekiç Güç tarafından korunuyor; ama Türkmenlerin yaşadığı bölge ve Türkmenler Saddam kuvvetlerinin saldırılarına açık bırakılıyordu.

Kaptırdık gidiyoruz... Sonra devam ederiz; olmaz mı?

cdenizkent

_______________ :

(1) Bu bilgi, tuttuğum özel arşivimde kayıtlıdır. Nerden aktardığımı not etmemişim. Ama doğruluğundan eminim. Yıılarca aklımda kaldığına göre...Belki o yılların gazetelerinde bulunabilir.

(2) Milliyet Gazete Arşivi, 18 Ağustos 1984

(3) Özel arşivimde bulunan bir not... Belki medyada da çıkmıştır... Arama motorlarına girerseniz, bu konuda bazı bilgilere ulaşabilirsiniz..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Amerikanın Türkiye üzerinde oyunları olduğu malum...

Kerim Korkut 
 29.01.2017 15:30
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Sanırım bu dizi dokuzuncu da bitecek...Bir de "Fırat'ın doğusunda ne oldu, ne oluyor ve ne olacak" başlığı taşıyan sanırım 22 blogluk bir dizim var. Suriye ve Irak'taki olaylar başlayınca devam etmedim...Olaylar nasıl gelişirse gelişsin, sonucun lehimize olacağını düşünüyorum. Bu düşüncemin iktidarlarla bir ilişkisi yoktur. Bu iş, Türkiye'ni jeopolitik gereğidir...Türkiye'ni genişlemeye yönelik bir çizgisidir...Yaşarsak görürüz...Teşekkürler ve selamlar.  29.01.2017 17:21
 

Bu olaylar hazırlanırken, her zaman bizim oyalanmamız için önümüze birşeyler attılar, biz bu çekişmelerle birbirimizi kırarken, dış güçler uzun vadeli planlarını tatbik için çalışıyorlardı. Saygılarımla..

Hasan Göksu PBahçe 
 31.12.2009 0:23
Cevap :
Merhaba...Bunda da haklısınız...Hep böyle olmuyor mu? Biz günlük politikalarla birbirimizi yerken, bazıları tarhten gelen ve geçici bir süre için askıya aldıkları emellerini uygulamak için ortam hazırlıyorlar...Selamlar.  31.12.2009 12:12
 

HArika bir dizi...bitirnde istifade edelim ... Yüreğinize sağlık. Mutlu yıllar dilerim size...saygılarımla...

Metin TOPÇU 
 29.12.2009 12:52
Cevap :
Merhaba...İlginize teşekkür ederim...Bir iki dizi kaldı... Ben de sizin yeni yılınızı kutlar, sağlıklı ve mutlu yıllar dilerim. Selamlar.  29.12.2009 16:38
 

..sağlanması için İ. İnönü zamanında Kürtçe konuşmak yasaklanmıştı konuşan 10 lira cezaya çarptırılıyordu. Menderes hükümetiyle birlikte bu yasak kalktı. Bir devletin vatandaşları arasında dil birliği olmayınca elbette paylaşılması gereken pek çok şey birlikte paylaşılamazdı. Çok köyümüzde okul olmadığı için Türkçe öğrenimi de gerçekleşemedi. Zaman içerisinde istenmese de anlaşmazlıklar doğdu.

Yüksel ÖNAÇAN 
 29.12.2009 4:49
Cevap :
Merhaba...Katkınıza teşekkür ederim.Hatırlar mısınız bilmem, bir zamanlar bu ülkede Rumca ve Ermenice konuşmak da yasaktı..."Türkçe konuş vatandaş!" sloganlarını bilmem hatırlar mısınız...Dil birliğine tamam ama; bu kadarı da fazla gelmişti bana...Selamlar.  29.12.2009 7:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 907
Toplam yorum
: 2394
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1314
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster