Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
119
 

Adını Bile Hatırlamadığım Adam

Hangimiz ne zaman gitti bilmiyorum ama bir bir uzaklaştık burdan.
Olduğumuz yerden çok uzaklara gittik. Hemde hiç ardımıza bakmadan.
Sonra ne mi oldu sonra içinden çıkamadığımız duygularımızın sesi bize ağır gelince durup düşündük.
Arkamızda bıraktıklarımızı, kıymetini bilemediklerimizi, olmazsa olmaz sandıklarımızı düşündük. Gençtik o zamanlar bizde bilemezken kendi gücümüzü nasıl ortaya koyacaktık. Kendi aklımızın en doğrusunu bildiğini bilmiyorduk ondan hep sorduk başkalarına. Usul usul kalbimize sığanları sonradan görmekteydik. Yine ses etmeden gidenleri farkettiğimizde aslında kim olduklarını bile hatırlamadan öylece baka kalırdık. Kalbimize bir tutam değmeyenlerin isimleri neydi onu bile bilemeyecektik.

Yaşadıklarımdan yaşayacaklarımdan çekinerek kaçmanın bir anlamı olmadığını, sonradan hatırlamadığım kimlikler sayesinde anlayıp, kaybetmek korkumla da vedalaştım.
Tek derdim kendim olmuştum. Ben kendimle olduğum sürece her şey yolundaydı...

Sıradan bir akşam bir kaç zaman sonra adını bile hatırlamayacağım o adamı düşünürken buldum kendimi. Yine geçmişte kalan deneyimlerimden farklı hissettiğim bir kaç saatte onu hayal dünyamın bir parçası haline getirmeyi başarmıştım. Birini gerçek anlamda istediğim şekle sokmak ve bunun istediğim sonuçları doğuracağını tahmin ettiğim ve kendimi iyi hissettiğim zamandaydım.

Bir kaç kere görüştüğüm ve hayatımın bir parçası haline gelmiş bu adam belki de zamanının onda birini bile bana ayırmıyordu. Öncelikleri olmayı bırak gününün bir kaç dakikası bile benim onu dürttüğüm zamanlarda bana ayrılıyor ve ben bunu bana yapılan iyi bir ayrıcalık olarak görecek kadar zihnimde onun istediğim gibi resimlemiştim. Kalbimle aklım arasındaki çizgide saçma sapan hareket ediyor ve bunu mutluluğa çevirebileceğimi sanıyordum.
Ve bir gün o çizgiden düşene kadar...

Onun bir kızla fotoğrafını görüp düşüncelerim şekil değiştirince hayallerimde belirginliğini yok etmeye başlamıştı.

Sonra başka fotoğraflar sosyal medyada boy göstermeye başlayınca bana ayırılan zamanın on katının paylaşılabilir olduğunu görüp sallanmaya başlamam çok uzun sürmedi.
Ve düştüm evet şimdi aşağıdaydım. Biraz canım acımıştı ama kendimleydim. Boş hayallerim beni kızgın ve üzgün bir şekilde ama arkasına bakmadan terk edip gitmişti.

Şimdi vaktimin çoğunda kaldığım benliğimle olduğuma göre bunu bana kendimden başkası yapmış olamazdı. Bir arada olmadığım birine bir hayat vermeye çalışmanın hatta vermenin tek suçlusu şuan benimleydi. Tıpkı ona değer verdiğim zamanlardaki gibi.

Aklım ne düşünürse bana onu hissettiriyordu. Hayallerim nasılsa ben ona inanıyordum.

Şimdi burda en çok seveceğim kişinin ben olması gerekmez miydi. Kendime kendimi iyi hissettirmek için kendim için ne gerekiyorsa yapmam gerekiyordu. Başkası için düşündüğüm tüm güzel duyguları kendim için düşünecektim. Kendimi zihnimde en güzel şekilde hayal etmem gerekiyordu. Vaktimin çoğunu bunun İçin harcamaya hazırdım.
Çünkü kendimi mutlu edersem başkalarının yaptıklarıyla ilgilenmeyecektim. Yanımda tam anlamıyla olmak isteyen kişiler zaten benimle olacaktı. Sevgi dolu ve mutlu kalbimden zaten yanımdaki herkes nasibini alacaktı.

Bunları yapma zamanıydı şimdi...
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 119
Kayıt tarihi
: 28.08.18
 
 

Bankacılık ve sigortacılık eğitimimi tamamladıktan sonra işletme üzerine lisans yaptım. Bankacılı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster