Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '12

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
45733
 

Adını Feriha Koydum sağ gösterip sol vurdu; "final yapmayacakmış"...

Adını Feriha Koydum sağ gösterip sol vurdu; "final yapmayacakmış"...
 

Kaynak: Show Tv


Feriha dizisinin izleyicileri geçen haftadan beri şaşkın ve de isyanda. Finale bir kala bir anda senaryo yön değiştirdi.

Emir’in büyük aşkı Feriha’dan vaz geçmesi ve yollarının ayrılması ve bugün yayınlanan bölümle de üç yıl sonrasından yaşanan karşılaşmayı konu alan dizi yaklaşık üç hafta öncesinde insanların kafasında sorular yaratmaya başlamıştı.

Hatta eleştirmenler finale bu kadar yakın bir dizi mafyacılık oyununa neden gerek duydu sorularını sormuştu.

Şimdi de başka beraberliklerle seyircinin karşısında.

Fatih Aksoy’un yapımcısı olduğu yapımlar hakkında en doğru ve ilk haberlerin yayınlandığı dizifilm sitesinde yayınlanan bir bilgiye göre Feriha sezon finali yapmıyormuş.

Açıkçası son haftalarda yayınlanan bölümler bende de bu düşünceyi yaratmıştı.

Büyük aşkı için onca şeye katlanan Emir karakterinin, bir anda değişime uğraması 29 Haziran’da finale girecek bir dizi için oldukça riskli bir adımdı. Böyle bir karar almanın nedenleri olmalıydı diye düşünürken tam da böyle bir açıklama ile karşılaştım.

Sitede yayınlanan bilgiye göre Fatih Aksoy, bu sezon sona ereceği söylenen dizinin finaliyle ilgili bir soruya, "Ben böyle bir şey söylemedim, "Adını Feriha Koydum"un final yapacağını nereden çıkardınız?" cevabını vermiş.

Yapımcının bu açıklaması kafalarda sorular oluşturuyor hemen. Final, daha ileri bir tarih, gelecek sezon devam edecek, nabız yoklaması.

Bunlardan herhangi birini yerine koyabiliriz. Yapımcıdan kesin açıklama gelene kadar.

Şu ana kadar basına yansıyan haberler, Vahide Gördüm’ün açıklamaları kafalarda hep bu yıl sezon yapacağını düşündürdü.

Oysa, Vahide Gördüm, hep "son iki bölümde oynayacağını söyledi" açıklamalarında benim hatırladığım kadarıyla tarih vermedi.

Yapımın da direk 29 Haziran’ı gösteren bir açıklaması olmadı.

Ama algıda hep bu yaratıldı.

Senaryosundaki radikal değişimle de bu sinyali veren dizi, şimdi ne zaman bitecek merakıyla gündemi işgal edeceğe benziyor.

Bu yüzden de diyorum; Fatih Aksoy bu piyasanın nabzını iyi tutanlardan ve esintiyi kendisine çevirenlerden biri. "Ne zaman, nerede, hangi hamleyi yapmayı biliyor olmak" bu olsa gerek. Yani “Sağ gösterip sol vurdu”.

Bakalım dizinin fanatikleri bu haberi nasıl karşılayacak ve dizi ne zaman sona erecek. İleriki günlerde hep beraber göreceğiz.

 

Kısa kısa, sıra sıra diziler…

Al yazmalım final yaptı.

Kadir İnanır-Türkan Şoray efsanesini ekranlara taşıyan dizi izleyici tarafından tam benimsenmedi.

Doğrusu oyunculuklarıyla başarılı olan bu dizinin iki sorunu vardı. Birinci sorun böylesine efsaneleşmiş oyuncularla hafızalara yer etmiş bir eserin seyirci karşısında kabulü riskti. Neticede de bu risk olumsuz  sonuçlandı.

İkinci sebep ise başarılı oyunculuklara rağmen kötü bir senaryo kurgusu vardı. İzleyiciyi bu kurgu sarmadı.

Sonuçta ortada.

Final yapan dizi maalesef bomboş bir finalle de veda etti.

Asiye ve İlyas cephesinde ki sonu hepimiz biliyoruz. Ancak, öyle saçma bir kurguyla verildi ki, şu ana kadar izleyen, bırakmayan izleyicisine resmen saygısızlık yapıldı.

İlyas’ın oğlu büyür, İlyas Asiye’yi terk eder uzaklara gider. Üç yıl sonra geldiğinde Asiye’nin oğlu dört yaşındadır. O zamana kadar İlyas’ı resimlerinden tanıyan ve babası olduğunu bilen çocuk İlyas ile karşılaştıkları sahnede; şimdiye kadar Cemşit’e baba dememiş oğlumuz bir anda baba der. Yahu çocuklar baba seçimini yapacak yaşa ne zaman gelirler? İlk kelimeyi ne zaman kullanırlar? Böyle olmadığı kesin.

Asıl hikâyedeki inandırıcılık sevgi-emek ikilemi burada bir anda gerçekliğini yitirmiş oldu. Verilen sahnenin inandırıcılıktan uzak olmasından, yavan bir kurgudan dolayı.

Ve bir diğer eğreti konu da; neredeyse beraber olduğu adam kalmayan Ayça öğretmenimizle Osman’ın evliliği. Mutlu mesut halleri. Osman’ın eski eşiyle Ayça öğretmenimizin kanki halleri. Çoluk çocuk bol mutluluk. Böylesine özgün bir eserin içerisine bunu eklemekle ne anlatmaya çalıştılar bilmiyorum ama kabul edilemez bir ayrıntıyla değerlerimizin ne kadar yozlaştığının kanıtını sergilediler. Gözümüze gözümüze namusunu kurtardım resmiyle.

Ha buradaki namussuzluk; Ayça öğretmenimizin beraberliklerinden beklentileri ve beraberliklere yaklaşım şekli. Hani mağdur olan Ayça hatun değil erkekler. Hemen gerici yaftasına hazırlananlara baştan söyleyeyim de. Sapla samanı karıştırmadan oldukları yerde dursunlar.

Gül Fatma

Sona bir kala senaryosundan taviz vermeyen dizi çizgisini korudu. Gül Fatma sloganıyla yola çıkarak kızımızı güldürdüler. İyi iş çıkardıklarını düşünüyorum. Tecavüz meselesinin altı da, üstü de bir dizide aktarılacak kadar dolduruldu. Fatmagül ekibini tebrik ediyorum.

Önceki bölümde kadına şiddetin başka bir boyutuna da yer veren dizide, annesi koruma talebi alamadan babası tarafından öldürülen bir çocuğun dramına da değinen dizi detaya girmeden konuları gündeme getirmekte başarısına bir başarı daha kattı.

Ve ondan önceki bölümde de Ozan’ın dramına sessiz bir ses olan dizi başka konularda da toplumsal mesajların dizi içerisinde verilebileceğini göstermiş oldu.

Ancak zaman zaman gelgitleri olan dizinin mantık hatalarına da sıkça rastladık. Özellikle bu bölümde seyreden olaylar, sanki sona yazılan yapraklarda bir özensizlik olduğu izlenimi verdi bana.

Geçmişe yapılan dönüşlerde hızlandırılmış olaylar bazı yerlerde rahatsız ediciydi.

Kadı kızında da bu kadar hata olur diyerek tekrar ekibi kutluyorum. Önemli bir yaraya parmak bastılar.

Umarım sarsıcı, etkileyici bir finalle de perdeyi kapatırlar. Zira Hülya Avşar’ın içi boş Fatmagül’ün den çok daha iyi bir iş sergilediler.

Feriha sağ gösterdi sol vurdu dedik ya… Peki ya Lale Devri!..

Asıl KO’yu ( Nakavt ) Lale Devri yaptı. Hedefi çok güzel değiştirip kanal ve dizi çarpık senaryosu üzerine yoğunlaşmış gözleri başka yere çekti. Bakalım o gözlerin içine sokulan resim baktığımız yerde mi yoksa bakılmasını istedikleri yerde mi kalacak? Bekleyip hep beraber göreceğiz.

 

Hafta sonunu benim gibi babalarıyla geçireceklerin de geçiremeyenlerin de babalar günü kutlu olsun.

oyatekin@gmail.com       

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35        

Not: Burada yazılan tüm yazılarım elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılamaz.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 561
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 3696
Kayıt tarihi
: 01.10.06
 
 

Milliyet Bloğa nasıl geldim ve nasıl yerimi aldım bilmiyorum. Sanırım uzun yıllar okuduğum bölüml..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster