Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
2212
 

Adli bilimlerde ve aşkta: ne asla, ne daima...

Adli bilimlerde ve aşkta: ne asla, ne daima...
 

Benim tepkim:)


Efendim bunu bir eski Türk hekimimiz söylemiş: "Tıpta ve aşkta ne asla, ne daima..." Yani meali: "tıpta kesinlikle şu durumlar altında bu olur ya da asla olmaz" denmez. Aynı aşkta da "asla falanca gibi birini sevmem, şu kadın/adam gibi yapmam, onunla mı? asla" gibi cümlelerinin geçerli olmayacağı ya da "seni daima seveceğim" in garantisi olmadığı gibi... Adli bilimlerde bu durumu 2 katla çarpın.

Adli bilimlerde bu güzel atasözünü söyleten 2 prensip şu:

1. İnsanlar anormal şartlar altında, normalde yapılamayan ya da yapılamayacağı düşünülen her şeyi yapabilirler.
2. İnsanlar "anormal" olan herşeyi kendilerine yapabilirler.

Şimdi sorular:

1. İnsan öpüşürken sevgilisinin dilini koparabilir mi?

Evet, koparan varmış. "kuduz! neydi zorun o denli?" demek de var ama kanunlar işte...Bu vakadaki suç unsuru, taksir (hata) sayılsa da, ben o kadının yerinde olsam dava açarım. N'apayım öyle adamı ben? bugün öpüşürken dilimi koparan, yarın daha ileriye gittiğinde kim bilir neler yapar diye düşünemeden edemiyor insan.

2. Bir kişi, elinde pornografik yayın ve çıplak vaziyette kendini asar mı?

Böyle intihar mı olur, demeyin. İntihar değil tabi ki. Kim melankolik bir kriz bir anında elinde pornografik yayın bulundurur? (hani, çooook yalnızsa bilemem tabi ama) Hemen atladım sınıfta: "Cinayetttttir hocammmm!".

Meğerse, asarmış. Cinsel hazzı arttırmak için ne halt edeceğini bilmeyen günümüz insanı şunu keşfetmiş: Hipoksi (soluksuz kalma), korteksi (yani evrimle gelişen üst beyni) baskılıyor ve alt beyin işlevlerini harekete geçiriyor. Bu bilinen birşey de, bunun cinsel haz almak için kullanımını yeni duydum.

Ama peki neden ölüyor bu insanlar? diye soracaksınız. Çünkü amaç kendini öldürmek değil, daha fazla zevk almak. Bu aklı evvel zatlar, genelde bunu yaparken tek oluyorlar (nadiren de, sadist-mazoşist ilişkilerde çift olunabiliyor ama o zaman da vaka "ası" olmuyor zaten, sağ kalan için ceza yolu görünüyor).

Aslında bu türden ciddi bir hipoksi şoku anında, kişinin yanında biri olmalı ki, ani bayılmada kurtarsın. Çünkü, nefessiz kalmanızdan 1 ila 1.5 dakika sonra bilinç kayboluyor ve kişi o esnada ayağı kayar ya da hatalı bir şekilde sağa sola düşerse, kendini kurtaramıyor ve ölüyor. Tıbbi Adı: OTOEROTİK ASFİKSİ

3. Peki kafasında poşet, tüm yüzü bantlı şekilde ölü bulunan bir vaka cinayet midir değil midir?

Kimisi kendini asmıyormuş da, yine aynı sebepten (hay cinselliğiniz batsın) kafaya poşet geçirip, bir de boğazından düğüm atıp sıkıyormuş. Ya da tüm yüzünü (burnunu ve ağzını dahil) koli bandıyla bağlamayı tercih ediyormuş. Bazı vakalarda ise eller de bağlı oluyormuş, kişi durumu fark etse bile o anki panikle, elini de çözemiyor ve farkında olarak boğuluyormuş.

Küçük bir not: kişi kendi elini bağlamadan önce, kafaya poşet geçiriyor tabi. burada el bağları mutlaka gevşek olmalı. Sıkı bağlandıysa, vakaya karışmış ama ortadan kaybolmuş bir başkasının olması muhtemeldir

4. Olay yerinde bulunanlar neler olabilir?:

Vibratör (özellikle erkeklerde), pornografik yayınlar, kelepçe, zincir ve elektirik süpürgesi. Yanlış duymadınız. ben derste "Hocaaam!" diye parmak kaldırdım "öbürleri tamam da, elektirik süpürgesini anlayamadııım" dedim. hoca da "anlatamam evladım burada" deyince, dank etti. İnsanlarda hayal gücü sınırsız. gerçekten...

Son söz:

Şöyle ölü bulunmayı kim ister? yanı başınızda elektirik süpürgesi, çıplak, elleriniz bağlı, kafanızda poşet... Ailesi nasıl anlatır meftanın ardından eşe dosta bu ölümü? Gözyaşı bile dökülmez buna. Tamamen bir b.k yoluna ölüm sözkonusu çünkü.

Ya da durumdan haberi olan bir imam "nasıl bilirdiniiiiiizzzz?" diye sorarken kendi sorusuna gülüp " sapık bilirdik, cehennemde yanasınca zındığııı!" demez mi? Allah düşmanımın başına vermesin.

Neyse... cinselliği normal yollardan yaşayalım, ele güne rezil olmayalım derim ben.

Bir Adli Tıp Doktora Öğrencisi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gülme krizinden aydığımda aslında yazdıklarının insanı anlattığını yeni fark ettim. İşte insanın hikâyesi:trajikomik. Bilgileri paylaştığın için teşekkür ederim. Saygılar

murat ertaş 
 26.12.2007 20:35
Cevap :
teşekkür ederim Murat bey. sevgilerimle  26.12.2007 22:34
 

Yahu eda, senin bu doktora bayağı keyifli bir hal almaya başladı okuyanların için... Bakıyorum da bu yazdıklarından ne ilginç tez konuları çıkar:)) Hocan ne komik; "anlatamam evladım":))) Bide nasıl bilirsinizden aklıma geldi, namazı kıldıran hoca ne sıkıntılıdır değil mi:)(bence mefta hakkında hocaya bilgi vermemek lazım yoksa kalbini temiz tutamayabilir o an) İyi de namaza da kimse gelmez be ya da tanınmamak için örterler yüzlerini iyice, "yok biz hiç tanımayız merhumu, burdan geçiyorduk namaz kılacak kimse olsun diye geldik, sevabına":) Yaz sen bunları canım arkadaşım, sınavlardan önce stress yaptığında açıp okursun iyi gelir...

Serdar Özdemir 
 25.12.2007 19:04
Cevap :
Serdarcım, bu konunun anlatıldığı derste hoca yanında ası materyali getirmişti:)))Aslen kardiyolog/adli tıpçı. Koskoca urganı çantadan çıkarınca "Aman hocam bir sakatlık olmasın" dedim ters ters baktı ama, arada bir boynunu da baya bi sıktı, ben gülmemek için dudaklarımı sırdım durdum:))))). Böyle bilim aşkı olan adamlara hastayım ben, sonsuz saygı duyuyorum. Adamcağız her farklı telem (boyundaki ası izi) izini anlatmak için, koskoca ilmeği boynundan geçirip geçirip durduğunda, benim yüreğim ağzıma geldi gerçi. Sevgilerimle.  25.12.2007 19:15
 

Diyecek bir şey bulamıyorum.Nutkum tutuldu.Yanlız üslübunuza bayıldım.Elinize sağlık.

serifsoner 
 25.12.2007 17:16
Cevap :
teşekkür ederim. Sevgilerimle.  25.12.2007 17:56
 

Sevgili Kwan Yin konunun uzmanı olmadğım için kesinlikle söylediklerini baz alacağım ama neden "sağ lob" yazdığımı da açıklayayım izninle. Bir "solak" olarak yıllarca büyüklerimden "kızım sağ elini kullan" uyarıları alıp, üç kişilik sıralarda diğerlerinin koluna çarpa çarpa bu halimden bezdim. Daha sonra öğrendiğime göre solaklar sanatçı ve yaratıcı olurlar; duygusal ifade zenginliği taşırlarmış. Bir de sol el, sağ lob tarafından; sağ el de sol lob tarafından daha iyi kullanılırmış. Çapraz bir ilişki. Bütün bu bilgilerin ışığında demek sağ lob duygularımıza ve yaratıcılığımıza hükmediyor diye düşündüm. Yaratıcılğının sağ lob'un bir eseri olduğunu söylemek istedim. E o zaman uzmanların söylediği bütün bu bilgiler yanlış mı? Ama dediğim gibi senin söylediklerin doğrudur mutlaka. Sevgiyle kal...

vakayinüvis 
 25.12.2007 15:59
Cevap :
Doğrudur. Yaratıcılık sağ lobda ama orada kastedilen, dile ve söz yansımayan daha ziyade duygulardan beslenen bir yaratıcılık... yani müzik, resim, güzel sanatlardaki yaratıcılık gibi. Ama yazı yazmak ya da mizah daha ziyade sol beyin işlevleridir. Neyse, artık holistik görüş hakim bu alanda da. Bu denli keskin ayrımlar yok yeni araştırmalarla, beynin ağ şeklinde çalıştığına inanılmakta. benim sizin bu sözüne atfım, sizi düzeltmek için değil, bende başka bir noktaya temas ettiği içindi. Yeniden yorumuuz için çok teşekkürler, sevgilerime sayın vakayinüvis.  25.12.2007 18:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 194
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 12840
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Blogumun amacı; sağlıklı ruhsal yaşam ve psikoloji; özel ilgi alanım olan ruhsal (spiritüel) geli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster