Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
279
 

Adrasan - 4. Gün

Adrasan - 4. Gün
 

Bu adamlar bunu hak etti!! ;)


Bugün Adrasan'daki 4. ve son günümüzdü. Yapmamız gereken kahvaltıdan sonra "pılımızı pırtımızı" toplayıp kendi çöplüğümüze yani İstanbulumuza gitmek üzere yola koyulmaktı. Otel çıkışımızı yaptığımız 11 suları bizim için her ne kadar buruk dolu bir zaman dilimi olsa da yapacak bir şey yoktu. Her güzel şeyin bir sonu vardı, sonuçta. 

Adrasan ile ilgili bu son yazımda size konakladığımız otelimizle ilgili notlar aktarmak istiyorum, müsadenizle.

Otelimiz "Adrasan RiveR Hotel" ...

Adrasan'da dere kenarına konuşlanmış bir hotel. Yerli halktan biri olan Oğuz bey ve ailesi tarafından işletilmekte. Çalışanların hepsi ailenin bir parçası. Anneli, babalı, çoluklu çocuklu herkes burada ikamet etmekte. Bizlerin konakladığı odaların hemen yan tarafında aile hayatlarını sürdürdükleri evleri var. Dolayısıyla mekanın her bir kenarında köşesinde "hayatın izleri" ile karşılaşabiliyorsunuz. "Yapmacık" hiç bir şey yok orada! 

Otelde hem bungalov hem de normal odalar  bulunmakta. Normal odaların bungalovdan tek farkı, duvarlarının beton olması. Bizim konakladığımız oda da normal odalardan biriydi. Aslında bizim her zaman tercihimiz bungalovlardan yana oluyor ama bu sefer rezervasyonda geç kaldık, maalesef. Ama ilerleyen zaman diliminde de bungalovda konaklamak üzere tekrar gitme düşüncesi içindeyiz, zaten. Malum hem insanlar muhteşemdi, hem okullar henüz tatil olmadığı için sezon açılmamıştı. Sezon açılmadığı için de hediyelik "seyyar tezgahlar" da kurulmamıştı.  Ayrıca görmemiz gereken bir "Gelidonya Feneri" ile önceki blogtan malumunuz bir "Adrasan Kalesi" var. :)

Dediğim gibi konakladığımız otelimiz dere kenarında konuşlanmış ama sivrisineğin esamesi bile yok. Haliyle çok isterseniz geceyi köşklerin üzerinde kestirerek de geçirebilirsiniz. Ördekler, kuşlar ve en önemlisi yıldızlar... Yıldızları görmeyeli çok uzun zaman olmuş meğer! Ahh şu bilinçsizce sürdürdüğümüz betonlaşma çabamız!!

"Yarı pansiyon" ya da "tam pansiyon" şeklinde rezervasyon yaptırabilirsiniz. Yarı pansiyonda konaklama ve kahvaltı; tam pansiyonda ise buna ek olarak akşam yemeği mevcut. Biz her zaman yarı pansiyonu tercih ederiz. Akşam yemeklerimizi tek bir mekana bağlamak, keşif açısından pek bir mantıksız davranış bizim için.

Otelde kahvaltı, açık büfe şeklinde. Akşam yemeği ise menü usulü. Ama kalıplarının dışına çıkabilen bir zihniyetleri var. İstediğiniz şeyi tarif ettiğiniz müddetçe porsiyonlarda da menü içeriğinde de oynama yapabiliyorlar. Bu durumu İstanbul ile kıyaslayarak anlatmam gerekirse...fiyat olarak İstanbul'un ortalama porsiyon fiyatlarıyla aynı. Lakin miktar olarak iki ya da üç misli diyebilirim. Öyle "tepeleme" bir tabak geliyor ki önünüze, bitirin bitirebilirseniz!  Lezzet olarak da muhteşem ötesi! Levent beyin ablası yemeklerdeki lezzetin kahramanı. "Kalamar Kızartması" ve "Alabalık Tava" yı -giderseniz şayet- muhakkak deneyin derim.  

Peki bu görselde adları geçen Levent ve Kahraman beyler kim mi? Levent bey; ilk gün bizi karşılayan, otele girişimi çıkışımızı gerçekleştiren, her sorgumuza sualimize bıkmadan usanmadan cevap veren otel görevlisi. Hem Levent bey hem de Kahraman bey güler yüzleriyle, hoş sohbetleriyle bize hep "İyi ki bu mekanı tercih etmişiz" dedirten yeni "dost" larımız.

O kadar farklı muhitlerde keşfe çıktık, farklı mekanlarda konakladık ve hemen hepsinden de memnuniyetle ayrıldık. Fakat itiraf etmek gerekirse; görseldeki gibi bir "atraksiyon" peşinde hiç koşmadık. Ama buradaki "samimiyet" buradaki "huzur" bize arkamızda -teşekkür mahiyetinde- "küçük bir sürpriz" bırakma isteği uyandırdı. 

Öyle ki Adrasan'da geçirdiğimiz bu 3 - 4 günlük tatilimizde, her günün sonunda eşime şöyle bir uyarı yapardım; "Vakit geç oldu, haydi eve gidelim artık" :) Varın gerisini siz düşünün!

Sevgili Adrasan RiveR Hotel'in başta Levent ve Kahraman beyler olmak üzere tüm çalışanları, konakladığımız bu 4 gün boyunca bize kendimizi "müşteri" gibi değil de "ev sahibi" gibi hissettirdiğiniz için çok çok teşekkür ederiz. İyi ki geldik, iyi ki sizleri tanıdık. Varolun!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 304
Kayıt tarihi
: 13.04.15
 
 

Hep yek! ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster