Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
659
 

Aferin bana!...

Aferin bana!...
 


“Sevgi sözcüklerini yutmak, ertelemek yanlıştır, kötü sözleri sonraya bırakmak ise erdem!...”

Diye çıkıverdi klavyemden bir anda, “keşke” lerle ilgili bir yazı yazmış arkadaşa gecenin bu saatinde yorum yazarken…

(Umarım daha önce bu ifadeyi kullanan olmamıştır, yoksa duymamışlığımdan dolayı çok utanırım).

“Keşke” lerin çoğunun altında söylenmemiş, söylenememiş sevgiler vardır…

Uzak da olsa, birisini uğurladığımızda, içimizi en acıtan tarafıdır bu ölümün…

Keşke…

Hatalarımızın “keşke” lerine aldırmıyorum bile…

Onlar yaşanmasa idi, bizler kendimizi bulamazdık ki aslında!...

O hatalar ki, bize aslında birer armağan!...

Dikkat edin, bakın, iş yaşamınızda da, en iyi öğrendiğiniz konular, zamanında hata yapmış olduklarınızdır…

İnsanız, elbet hata da yapacağız…

Doğru yaptıklarımız gün gelip hata olabiliyorsa, hatalarımız da doğrularımız olabilir her an, olmasa da, öğrettiği bir şeyler var!

Güzel sözleri ertelememeyi ve de acıtacak sözler etmemeyi çok erken öğrendim ben!

Yedi yaşında bir kız kardeşi, on dört yaşımda kaybettiğimden beri…

Oyun oynardık benden bir yaş küçük kız kardeşimle birlikte en küçüğümüze, o henüz beş yaşında mıydı ne, “ben öldüm oyunu”!

Birimizden birimiz ölü taklidi yapardık, canım Simten’im de ağlardı “n’olur ölme ablaaaa” diye…

Kanında mikroplara karşı direnç maddesi eksikti ve vücuduna giren mikroplarla savaşması muhtemel değildi… Vefatından sonra öğrendik, babama söylemiş doktorlar, yedi yaşına kadar yaşaması bile bir mucize, onda da sevginin ve ihtimamın ve de elbette ki çok zeki ve yaşama bağlı olan kardeşimin payı büyük… Babam, annemle bile paylaşmamış doktorların ölümü kaçınılmaz dediğini…

Hiç unutamadığım bir anım vardır…

Üç kız kardeş evdeyiz, annemle babam sokak sonundaki dayımlardalar…

Simten öksürmeye başlıyor. Ama ne öksürük! Sanıyorum on iki yada on üç yaşındayım, öyle çok öksürüyor ki, aslında içim parçalanıyor, ancak ifadem “yeter! Öksürme artık! diye çıkıyor…

Simten mutfağa gidiyor, kapıyı kapatıyor, kapının ardından kesilmeyen öksürük sesleri… Derken, kızgınlıkla açıp mutfak kapısını, giriyorum içeriye ki, buzdolabının yan boşluğuna sığınmış, sesini saklasın diye, ortada bir kan gölü ve korkulu gözlerle bana bakıyor, “kızma bana abla” der gibi…

Evet, yanılmadınız, bu anımı ağlamadan anlatmam olanaksız…

Ne o biliyordu o an, nede ben, ciğerlerinin iflas etmiş olduğunu…

Şimdi itiraf ediyorum ki, yıllarca kendimi affetmedim!

Ne annemim, ne başkalarının senin bir suçun yoktu demeleri, kendimi suçsuz görmeme yetmedi!

Son anı değildi o an, çok hoş şeyleri de paylaştık sonrasında ama…

Üç yıl önce, bir arkadaşımın “sende çocuktun ki…” demesi bir nebze olsun kendime öfkemi dindirdi…

Çok erken öğretti bana Simten, öfkeyi bastırmayı, insanları kırmamayı, kötü sözler söylemeden insanların farklı düşünceleri paylaştıklarını…

Söylenmeyen güzel sözlerin insanı en çok yaraladığını…

Söylenecek çok şey var ama… Nerede şimdi bende yazacak o yürek!

İzninizle, biraz daha ağlayasım, ağlarken Simten’e gülümseyip teşekkür edesim var!

Gülgün Karaoğlu

Mart,19/08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

size gelen yorumlara neden cevap yazmıyorsunuz acaba???

srkndg 
 22.03.2008 0:00
Cevap :
Doğru bir saptama, teşekkürler... Yorumlara cevap veremiyorum.Vakit değil derdim, onun olduğu da oluyor ama... Nasıl anlatsam, bir yazı yazdığımda düşüncelerimi ifade etmiş oluyorum diye düşünüyorum, farklı gelen yorumları yayınlıyorum, ancak polemiğe girmek gibi olur diye yanıtlamıyorum. Destekler yorumlara yanıt yazmak, konuyu tekrarlamamak adına yalnızca yoruma, emeğe teşekkür anlamında olmalı diye düşünüyorum, kendimce, ama böylece de her yoruma teşekkür etmek de sanki yalakalık gibi geliyor, onu da yakıştıramıyorum kendime... Bu, belki de şiir sitelerinden kaynaklanıyor, güzel çirkin her şiiri alkışlayan, her alkışlayanın şiirine de alkış gönderen bir zihniyet çok rahatsız etmişti beni... Yoksa, hepimiz gibi bende çok önemsiyorum yorumları ve her yorumu teşekkürler kabul ediyorum:) Sevgilerimle...  22.03.2008 15:00
 

Yazınızı okudum,çok fazla üzüldüm ALLAH rahmet eğlesin,kimse böyle acılar görmesin inşallah,yaşam boyu hangimizin başından geçmiyorki böyle acı olaylar,sabırlar diliyorum size,,,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 19.03.2008 18:45
 

zor fakat hayatın gerçeği bunlar.hepimiz birilerini kaybediyoruz, ve günün birinde birileri de bizi kaybedecek... herkes keşkesiz yaşamak ister, ancak insanız ve bunu başarmamız imkansız.be güzel sözlerimi de, (maalesef) kötü sözlerimi de esirgemem.sadece kötü davranışlarıma keşkelenmem.bazen kanı beş para etmez insanlara yaptığım iyiliklerden de pişman olduğum oluyor...

srkndg 
 19.03.2008 12:39
 

Çıkarmak, insan olmanın en büyük kazancıdır Sayın Karaoğlu. Ne utanmak, ne de saklamak gereklidir eski anıları. İnsanın kendisiyle yüzleşmesi kadar gerçek ve doğal bir şey yoktur. "İnsan" olduğunuz görülür. Hem o kullandığınız sözleri, ilk siz kullandınız, ben de duymadım. Mutluluklar diliyorum. Saygılarımla. Ertan KILCIGiL.

Dr. Ertan KILCIGiL 
 19.03.2008 9:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1314
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster