Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
253
 

Affedilmeyenler

Affedilmeyenler
 

Ne oldu da, o varsayılan şöhretli, tarihi ve büyük hoşgörüyü gömdük bu topraklara. Ne oldu da Anadolu bir yangın yerine döndü. Ne oldu da bir tahammül edemez yaratıklar haline geldik.
En zor şey ülkemde, reddetmek.

Dini reddetmek...
Allahı reddetmek...
Askere gitmeyi reddetmek...
Erkek olduğunu reddetmek... Ya da kadın...

Reddedince küfre hazır ol, aşağılanmaya, hırpalanmaya... Tek ayak üstünde, sınıf kapısının yanında, kızarmış yanaklar ve kan sızan bir dudakla itaat etmeye hazır ol. Hayır dediğinde başka bir seçeneğin olmadığına seni inandırmaya çalışan, inandıramayınca ısırmaya, etini koparmaya çalışan kurt sürüsüne hazır ol. Oysa "Korkma" diye başlıyor kanlarıyla bu bedeli ödeyenlerin hiç farkında olmadığımız marşı. Ama işte korkuyoruz. Ama işte korkutulduk. Aynı cümeleri kurmalıyız. Aynı sınava girmeliyiz. Aynı kapıkulu ordusunun kazanından çorba içmeliyiz. Aynı kapa pislemeliyiz...

Ne kadar namusluyuz ve ne kadar bencil. "Sürüden ayrılanı kurt kapar" atasözünü haklı çıkarmak adına kaç kuşak yetiştirdik. "Allah ıslah etsin", "Allah hidayet versin" öfkeli nidalarıyla kendimizi inkar ettik ve türümüzü. Şimdi Avrupa Birliğinin kabız "Kültürlerin Çeşitliliği" yalanlarında olduğu kadar farklıyız hepimiz. Aslında ülkemde 100 yıl önce genetiğiyle oynandı koyunların. Kopya koyun Dolly, çok eski bir halk masalı. Çevremize baktığımızda yetiştirdiğimiz evlatlarımızda, öğretmenlerimizde, futbolcularımızda, mahalle bakkalımızda görüyoruz kendimizi. Biz aslında aynıyız. Biz aslında "hayır" diyemeyen, biz aslında "reddedemeyen" biz aslında "çok seçenekli test sisteminin" mağdurlarıyız; alnımızda aynı kara yazı.

Hayır artık reddetmek ve çoban olmak istiyoruz....

Çok uzak metal müzik bizim ülkemize ve kültürümüze ama kim hayır diyebilir aşağıdaki sözlerin hayatımızdaki anlamına;

new blood joins this earth
and quikly he's subdued
through constant pain disgrace
the young boy learns their rules

with time the child draws in
this whipping boy done wrong
deprived of all his thoughts
the young man struggles on and on he's known
a vow unto his own
that never from this day
his will they'll take away

what i've felt
what i've known
never shined through in what i've shown
never be
never see
won't see what might have been

what i've felt
what i've known
never shined through in what i've shown
never free
never me
so i dub the unforgiven
*** Metallica, unforgiven, 1991

Türkçe Sözler
Taze bir kan dünyaya katılıyor
Ve hemen boyunduruk altına alınıyor
Durmayan incinmiş kara lekeyle
Genç çocuk onların kurallarını öğreniyor
Zamanla çocuk içine kapanıyor
Bu şamar oğlanı yanlış yaptı
Tüm düşüncelerinden mahrum bırakıldı
Genç adam çabalayıp duruyor ve biliniyor
Kendine edilmiş bir yemin
Bugünden itibaren asla arzusunu uzaklaştıramayacaklar
Hissettiklerim ve bildiklerim
Gösterdiklerimin içinden hiç parlamadı
Asla olmadım asla görmedim
Neler olmuş olabileceğini görmeyeceğim
Hissettiklerim ve bildiklerim
Gösterdiklerimin içinden hiç parlamadı
Hiç özgür olmadım hiç ben olmadım
Bu yüzden size affedilmeyen ismini takıyorum

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle cesaret ve bilgi ister... Ve diğer red edenleri, hangi konularda olursa olsun... olgunca kabullenebilmeyi ister... Red etmek bazen kolaydır zor olan diğer redleri kabullenebilmektir. Aslında bir çok insan bir çok şeyi red eder fakat diğer redcileri sineye çekemez bir türlü... demokrasi... Ne zorlu bir yol... Önümüzdeki yüzyılda, başarabilmek umuduyla... red eden yüreğinize içten sevgi ve saygımla...

yeşilsoğan 
 08.02.2009 10:07
Cevap :
Bence daha fazla reddeden ihtiyacı var bu toprakların. Sorgulayan, arayan, bulan ve değiştiren... Sevgiyle kalın...  09.02.2009 12:27
 

yapın ,çoğu böyle yapmıyor mu?. Bu çok kolay, sadece tavsiye.

Fatma Güneş ERGEN 
 03.02.2009 11:47
Cevap :
Samini olarak teşekkür ederim, öyle anladıysanız öyledir diyorum.. Ama pek de öyle değil..  09.02.2009 12:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 805
Kayıt tarihi
: 15.12.06
 
 

Yaşamak ile çalışmak arasında sıkışmış kalmış bir işkolik olarak İstanbul'da bulunuyorum. 10 yılı aş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster