Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1293
 

Affetmek üzerine -2

Affetmenin yararlarını öğrenmeden önce affetmemek nedir ve kişiye ne gibi zararları vardır bir araştıralım;

Affetmemek kızgınlık, öfke, nefret, gibi negatif enerjilerin duygu, düşünce ve fizik bedenlerimizde sürekli olarak muhafaza edilmesidir. Bu durumun, sizin dışınızdakilere zararlı etkileri sınırlıdır veya hiç yoktur.

Yaşanan olaylar, problemli olduğunuz kişi/kişilerin sağ veya ölü olmalarından bağımsız olarak, sizi devamlı etkileyecektir. Örneğin dostlarınızla keyifli vakit geçirmek için bir komedi filmine gittiğinizi düşünelim. Filmin başlamasına birkaç dakika kala, affetmediğiniz, hala kızgın olduğunuz şahsın içeriye girdiğini ve ön sıralardan birine oturduğunu farz edelim. Bir anda neşeniz kaçacaktır. Böbrek üstü bezleriniz Adrenalin salgılamaya başlayacak, bu adrenalin kan vasıtasıyla tüm vücudunuza yayılarak tüm salgı bezlerinizi çalıştıracaktır.

Kalbiniz ve nefesiniz hızlanacak, kan basıncınız ve şekeriniz yükselecek, vücut ısınız artacak, adaleleriniz gerilecektir. Bunlar, ormanda vahşi hayvan sesini duyunca, atalarımızın başına da gelen şeylerdir. Bir farkla, bu stres, onların savaşmasını veya kaçmasını kolaylaştırırken, yani onlara faydalı olurken, hareketsiz oturan sizi duygusal, zihinsel ve bedensel olarak tahrip etmektedir. Siz yüzünüz kıpkırmızı kesilmiş bir şekilde geçmişe ve düşüncelere dalmış otururken, sizin kızdığımız insan dahil herkes film süresince gülüp eğlenmekte, yani tam tersine gevşeyip, keyiflenmektedir.

Yukarıdaki durumun benzerleri pek çoğumuzun başına gelmiştir. Görüleceği üzere affetmeme olayı, öncelikle affetmeyeni etkileyen ve herkes gibi eğlenebilme/davranabilme özgürlüğünü elinden alan, tabir caizse onu esir alan bir durumdur. Bu sebeple affetmeyi, bilinçli bir davranış olarak, özgür irademizle seçmek zorundayız. Böylece geçmişteki anılarınızın boyunduruğundan kurtulur ve onların yaşamımızı kontrol altında tutmasına son verebiliriz.

Bu noktada yazarını bilmediğim bir yazıdan alıntı yapmak istiyorum;

Affetmek, o kişiyi sevmek değil.

Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil.

Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil.

Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.

Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil.

Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil.

Affetmek, o kişiyi haklı bulmak değil.

Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değildir.

Affetmek bir seçimdir.

Amacı sizin rahatlamanız, özgürleşmenizdir.

Affetmek, kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır.

Affetmek artık acıyı hissetmemektir.

Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.

"Duygusal unutma" affetmenin diğer adıdır.

Duygusal bir unutmayı bilinçli olarak seçebilir miyiz, bilmiyorum. Bence; Affetmek, o kişiyi/kişileri ve yaşadığımız olayı bir üçüncü şahsın tarafsız, etkilenmez tavrı ile hatırlamayı seçmek (Ki buna incinmez bir “Ruh Bilincinde olmak” da diyebiliriz) ve böylece “şimdi ve burada”mızı etkilemez hale getirmektir.

Sevgilerimle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gercektende bu konuda tam da boyle net bir yazi okumaya ihtiyacim varmis.

OkyanusYolu 
 15.12.2006 7:58
Cevap :
Bir sey degil. Affetmek, yargilamak ve sevgi son zamanlarda sadece tek yonlu anlatilan eylemler. Biraz farklı bir bakış oluşturabiliyorsam ne mutlu bana. Sevgilerimle. Tuncay  15.12.2006 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 4267
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

Ayrik otu tohumu ekip, buğday imajinasyonu yaparak, Buğday  hasatı yapabilir misiniz? Her ne ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster