Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '12

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
7079
 

Afganlı çocuk gelin: Seher Gül

Afganlı çocuk gelin: Seher Gül
 

Seher Gül'ün basında yer alan resmi...


Kış gündönümünün soğuk günleri yaşanmakta. Doğa yaban yaşamınındır artık. Afgan Çölü’nün sert yaşam koşullarında gri tepelerin derin vadilerinde hayatlarını devam ettirmeye çalışır insanlar. Soğuk ve yoksulluk iliklerine kadar işler Afganların. Coğrafya acımazsızdır. Himalaya dağlarının uzantısı olan Hindikuş Dağları ile kuzeydeki Pamir Dağları üzerinde kar ve sis eksik olmaz.

Zor coğrafyanın zor yaşam koşulları kadınları vurur en çok burada. Küçük yaşta evlendirilen “çocuk gelin” konumundadır çoğu. Genç olmalarına karşın yaşlı insanların sezgisine sahiptirler. Afgan savaşlarının ve Taliban yönetiminin uygulamalarının sonucu en fazla ezilen de kadınlar olmuştur.

Taliban yönetimden uzaklaşmış, Molla Ömer kayıplara karışmıştır lakin uygulamaları ve zihniyetleri Afgan toplumunda değişmeden devam etmektedir. Burada evlilik ticari bir anlaşmaya da benzetilebilir. Bu düşüncemi neden bu şekilde söylüyorum çünkü orada yaşanan olaylar bu yargıya varmamıza neden oluyor. Evlilik kurumuna yakışmayan durumları gördükçe insan şaşırıyor.

Afgan kızı Seher Gül’ün yaşadığı dram insanı şok ediyor. O bir çocuk gelin. Görmediği işkence yok. Fuhuşu reddettiği için eşinin ailesinden işkence görüyor. Çünkü eşinin ailesi onu fuhuşa zorluyor. O kabul etmiyor. Seher Gül tam altı ay boyunca evin bodrumunda bir tuvalete kapatılıyor. Tırnakları sökülüyor. Kızgın demirle dağlanıyor. Parmakları kırılıyor. Altı ay boyunca sadece yiyebileceği kadar yiyecek ve su veriliyor. Hücrede sanırsın. Sanırsın azılı bir katile bunlar yapılıyor. Gerçi insana yapılmaması gereken davranış bu yapılanlar. Aklın ve mantığın almayacağı bir durum. Hangi vicdan bu işkenceye razı olur. Hangi insan bunu yapar anlaşılır şey değil. Aileyi buna iten nasıl bir duygu ve bakış açısıdır anlamak mümkün değil.

Seher Gül Afganistan’ın kuzeyinde bulunan Baglan vilayetinde Afgan ordusunda bir askerle evlendirilir. O günden sonra başlar kâbus dolu günler. Gördüğü işkenceler sonrası ölmek üzere iken amcasının ihbarı üzerine, polis tarafından yapılan bir operasyonla kurtarılır. Çekilen resimlerde yüzündeki işkence izleri görülmektedir. Afgan doktorlar tedavisi için Hindistan’a gönderilmesi kararını alırlar. Çünkü Afganistan’da tedavi için yeterli olanak ve donanım yoktur.

Seher Gül’ün eşi ve kayınpederi firar eder.  Kocasının kız kardeşi ve kayınvalidesi gözaltına alınır. Afganistan’da bu olay ne ilktir ne de son olacaktır. Sorumluların nadiren adalet önüne çıkarıldığı düşünüldüğünde aksini düşünmek doğru değildir.

Afganistan, Hindistan, Yemen, Pakistan gibi çeşitli toplumlarda kadınların kendi eşlerini seçme hakkı saçmalık ve ahmaklık olarak görülmektedir. Evlilikte sevgiye, bireysel tercihe ve kişisel iradeye yer yoktur. Sağlam bir evliliğin iki kişinin anlaşması ile değil iki ailenin anlaşması ile mümkün olacağı düşünülmektedir.

Alın size sağlam bir evlilik örneği. Seher Gül olayı!

Çocuk yaşta denilecek gelinlerin kendi iradeleri ve istekleri doğrultusunda bir başkası ile evlendirilmelerinin sonucunda görülen Seher Gül olayı benzeri durumlar irdelendiğinde asıl saçmalığın ve ahmaklığın ne olduğu ortaya çıkmaktadır.

Burada Taliban ve benzeri zihniyetin kadına bakış açısını irdelemeye gerek yok. Durumu herkes biliyor. Taliban’da, Afganlı siyaset ve devlet adamları da, batı toplumları da biliyor. Bamyandaki kayalara oyulmuş buda heykelinden hıncını çıkarmaya çalışan ve heykelleri havaya uçurup darmadağın eden zihniyetten kadına şefkatle yaklaşmasını beklemek iyimserlik olacaktır.

Afgan toplumunda durum bu da Türkiye’de kimi yerlerde farklı mı?

Töre, Berdel, aile Meclisi, çocuk gelinler derken ülkemizde yaşananların da kabul edilmesi olası değildir.

Ağrı’nın Eleşkirt ilçesi Cihanbeyli Köyü’nde kurtların kaçırdığı iddia edilen kadın, dört gün sonra babasının evinde bulunuyor. Koca dayağından bıkan 15 yıllık evli kadın S.A. ilginç bir plan uyguluyor. Üç ay boyunca kestiği kümes hayvanlarının kanını biriktiriyor. Kaçacağı gün biriktirdiği kanı yere ve elbiselerinin üzerine döküyor. Elbiselerini parçalayıp evin bahçesinde çeşitli yerlere bırakıyor. Saçını kesip elbise parçalarının yanına bırakıyor ve kurt saldırısı izlenimi veriyor.

S.A. bunu neden yapıyor?

On beş yıldır eşinden gördüğü şiddet nedeni ile yapıyor. Dayanacak gücü kalmamıştır. Tek çıkar yol olarak bu planını uygulamayı görmüştür.

Kadına dayak atan, yerde sürükleyen, söz ve yaşam hakkı vermeyen, tercih hakkı vermeyen bir zihniyetten ne beklenir?

Afganlı Seher Gül eşinin ailesinden işkence görmüş ölmek üzere iken kurtarılmıştır. S.A on beş yıl eşinden dayak yemiş canını kurtarmanın yolunu kurt saldırısı izlenimi veren bir planda görmüştür.

Her iki olayda da kadına yapılan şiddet ve acımasızlık söz konusudur.

Yirmibirinci yüzyılın ilk çeyreğinde farklı toplumlarda benzer olayların yaşanması ilginç değil midir?

Bu durumda hukukun üstünlüğü, adalet anlayışı, insan hak ve özgürlükleri, kadın hakları, çocuk hakları ve sözleşmeleri ne işe yarıyor? 

Erdem Dinseven, Erol İrdelmen bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Afganistan'dan pek bir farkımız yok anlaşılan. Yalnız orada herhalde ileri demokrasi yok :)

Erol İrdelmen 
 25.01.2013 0:56
 

Afganistan’da çocuk gelin Seher Gül’e işkence eden kayınvalidesi, kayınpederi ve kayınbiraderine 10’ar yıl hapis cezası verildi. Eşinin ailesi Afganistan’da 15 yaşındaki çocuk gelin Seher Gül’e işkence edenler 10’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Afganistan Yüksek Mahkemesi Sözcüsü Abdulvekil Ömeri, mahkemenin, Gül’ün kayınpederi, kayınvalidesi ile eşinin kardeşini 10’ar yıl hapis cezasına çarptırdığını söyledi. Ölesiye işkence gören Gül’ün yaşadıkları ve mahkeme süreci sadece Afganistan’da değil ülke dışında da ilgi çekmişti. Tuvalete kilitlenmişti Gül’ün yaşadıklarını mahkeme sürecine taşıyan “Afgan Kadını” adlı insan hakları grubunun yetkilisi Huma Safi, cezadan memnun olmadıklarını belirterek, temyize gideceklerini söyledi. Gül, Afganistan’ın kuzey doğusundaki Bağlan vilayetinde kocasının evinin bodrumunda yakılmış, dövülmüş ve tırnakları sökülmüş halde bulunmuştu. Gül’ün 6 ay boyunca bir tuvalete kilitlendiği belirtilmişti. 06.05.2012 (Basın)

Hüseyin Güzel 
 07.05.2012 0:16
 

Onca kız öğrenci yetiştiren bir eğitimcinin mutlaka diyecek sözü olacaktı, tıpkı sizin olduğu gibi. Yanılmıyorsam dünyadaki en vahşi zulüm; insanın insana yaptığıdır. Saygılar Hocam.

Ünal Şeref 
 13.01.2012 21:25
Cevap :
Sarp Bey, ne de güzel açıklamışsın. "Dünyadaki en vahşi zulüm: insanın insana yaptığıdır" diye. Bir tek eğitimcinin sözü olmamalı yaşanan bu insan hakları ile bağdaşmayan durum karşısında. Toplum tepki vermeli ki, bu olaylar bir daha yaşanmasın. Saygı bizden değerli kardeşim.  14.01.2012 15:29
 

Bütün bu sözleşmeler kâğıt üzerinde kalıyor. Aferin S.A.'ya, nasıl canına tak etti ki böyle akıllıca bir planı sabırla uygulamaya koydu. Acının da acısı bir dram ne yazık ki. Seher Gül de şans eseri kurtulmuş. Sizin de yazdığınız gibi, hiç bir insana uygulanmaması gereken insanlık dışı davranışlar bunlar. Her zamanki duyarlığınızla yazdığınız bu güzel yazı için sizi tebrik ediyorum Hüseyin bey. Selâm ve sevgilerimle.

NURTEN DEMİREL 
 12.01.2012 18:27
Cevap :
Feodal beyinler ne zaman gerçeği görecek. Kadını ne zaman meta olarak görmeyecek....Teşekkürler Nurten Hanım. Selam ve saygı bizden.  13.01.2012 17:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 898
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster