Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
87
 

Afrin, Menbiç ve Ötesi

Afrin, Menbiç ve Ötesi
 

Bugünlerde Suriye'ye ikinci askeri harekatımızı yapıyoruz. İlki olan Fırat Kalkanı başarılı bir sonuç verdi ve Suriye sınırımızda oluşturulmaya çalışılan "Terör Koridoru" akamete uğratıldı. İkinci harekatı ise Afrin'e yapıyoruz. Zeytin Dalı harekatıyla, PKK'nın insan kaynağı, lojistik ve ekonomik anlamda  kalbi sayabileceğimiz Afrin'i terörist unsurlardan temizleme amacındayız.

Clausewitz, "Savaş, politikanın şiddet kullanılarak yapılması halidir." der. Ve ekler, "Stratejiyi sivil iktidar belirler, askerler de bu stratejiyi, çeşitli taktikler kullanarak harp sahasında uygular."

STRATEJİMİZ NE?

Şimdi ordumuz harp sahasında olduğuna göre, onlara sivil iktidar tarafından belirlenmiş bir strateji verilmiş olmalıdır. Peki nedir Türkiye'nin Suriye stratejisi?

Suriye'de iç savaş çıktığından beri, oldukça yalpalayan ve makas değiştiren milli stratejimiz, sonunda olgunlaşmış ve istikrar kazanmış görünüyor. 

Türkiye bir NATO ülkesi olduğuna göre, harp sahasında ne yapılacaksa muhtemelen bu strateji başta ABD olmak üzere sair NATO ülkeleriyle sıcak temas kurmamayı içeriyor. İkincisi Rusya, İran ve Rejim ile anlaşarak Suriye hava sahasını kullanabilmeyi diplomatik kanallarak sağlamayı içeriyor. Muhtemelen üçüncüsü Afrin'de Zeytin Dalı harekatını yaparken, Astana süreci dolayısıyla İdlib için yüklendiğimiz görevleri layıkıyla yerine getirmeyi içeriyor.

İKİ ARADA, BİR DEREDE KALMAK...

Muhtemelen diyorum, çünkü biz terör koridorunu önlemeyi, Afrin'i Pkk'lı teröristlerden temizlemeyi ne kadar iştahla istiyorsak, görünüm o ki İdlib'deki görevlerimiz konusunda pek o kadar istekli değiliz. Çünkü İdlib'e girerken anlaştığımız Heyet Tahrir-ül Şam ve Ahrar'üş Şam gibi örgütlerin İdlib'de imha edilmesini pek de istemiyoruz. 

Astana süreciyle bizim kontrolümüzde olan bölgelerden Rus üslerine yapılan drone saldırılarından sonra dün de bir Rus uçağının düşürülmesi, Ruslarda henüz resmi olarak dışarı vurulmasa da bir hayal kırıklığı yaratmış gibi görünüyor. Rus basını açıktan homurdanmaya ve Türkiye'yi suçlamaya başladı bile. Eğer bu homurtular resmi tepkiye dönüşüp, Suriye hava sahasının bizim uçaklarımıza ve helikopterlerimize kapatılması gibi bir netice doğarsa, bu tüm operasyonu sekteye uğratır ve belki de milli gururumuzu zedeleyecek olaylar yaşanabilir.

NE YAPMALI?

Burada yapılacak iş, operasyonu uzatmadan mümkün olan en kısa sürede bitirmektir. Bunun da en kolay yolu, ABD ile anlaşarak ve onların terör örgütü Pkk üzerindeki nüfuzundan faydalanarak, Afrin'de konuşlu teröristlerin Esad rejimi kontrolündeki topraklardan Menbiç'e ve Fırat'ın doğusuna geçişlerini sağlamaktır.

Bunun daha önce yapıldığını Rakka ve Musul'da gördük. Oradaki İşid militanları anlaşma yoluyla tahliye edilmişlerdi. Bu yöntemi bizim de kullanmamızın kınanacak, ayıplanacak bir tarafı yoktur.

"Cumhurbaşkanı "Afrin'den sonra hedef Menbiç" dedi. Afrin'deki teröristleri Fırat'ın doğusuna geçirmek orada zaten 50-60 bin militanı olan terör örgütüne fazladan 10 bin kişi daha eklemek akıllıca mıdır?" denilebilir.

Akıllıcadır.

Çünkü bizim şu andaki hedefimiz Afrin temizlemek ve bu hedefe en az zayiatla ve sıkıntı yaratacak müttefikler arası  kazalarına yol açmadan ulaşmak ülkemiz için büyük kazanç olacaktır. Ayrıca 50 ile 60 bin arasında, 60 bin ile 70 bin arasında Türkiye'nin askeri gücü göz önüne alındığında öyle aman aman bir fark yoktur.

Menbiç sonraki iş. Fırat'ın doğusunu temizlemek bambaşka ve kapsamlı bir iş. Afrin'in bu şekilde kolayca halledilmesi Fıratın doğusundaki teröristlerin direncini ve psikolojisini zayıflatır. Kerkük'ten sonra Afrin'den de direnmeden çekilmek zorunda kalmak onların savaşma azmini kıracaktır. Ayrıca Menbiç ve Fırat'ın doğusundaki rakibimiz terör örgütü değil, bizzat ABD'nin kendisi olacaktır. Orada bambaşka bir strateji ve o stratejiye uygun taktikler kullanılmak zorunda kalınacaktır.

Fırat Kalkanı da Zeytin Dalı operasyonu da haklı ve milli çıkarlarımıza uygun harekatlardır. Şimdilerde netleşen stratejimiz, bütün Suriye sınırımızı terörist unsurlardan temizlemek olarak açıklanıyor. Fakat bu noktada dünyanın süper gücü olan Amerika'nın Suriye stratejisiyle çatışmak kaçınılmaz görünüyor. Çünkü onun stratejisi de başından beri en azından Fırat'ın doğusunda bir Pkk oluşumunu kurumsallaştırmak, orada özerk, federatif ya da konfederatif bir yapı kurmak olarak görünüyor. Menbiç hedefine de ulaşılabilir ancak iş Fırat'ın doğusuna geldiğinde neler olacağını göreceğiz?

Dananın kuyruğu asıl orada kopacak....

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 452
Kayıt tarihi
: 03.10.17
 
 

Ege Üniversitesi, İletişim Fakültesi mezunuyum. Evliyim, Barlas adında 8 yaşında bir oğlum var. T..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster