Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
533
 

Ağlatan kitap

Ağlatan kitap
 

Can Dündar’ın “Köy Enstitüleri” adli kitap ve CD’sini en sonunda aldım. Büyük bir heyecanla okumaya başladım. Okudukça gözlerime yaşlar dolmaya başladı, yüzyıllarca karanlık içinde yaşamış bir ulusun büyük emeklerle başlatılmış o aydınlanma sürecinin nasıl söndürüldüğünü okudukça içimi sonsuz bir hüzün kapladı.

Anadolunun günümüzde bulunduğu durumu cahilliği, yoksulluğu ve çaresizliği gördükçe Köy Enstitüleri ile söndürülen o aydınlanma ateşine yanmamak gerçekten de elimden gelmedi. Senede 25 dünya klasiği okuyan, dünya yazarlarından piyesler oynayan, keman ve piyanoyla halk ezgilerini çalan, cumhurbaşkanını bile eleştirmekten kaçınmayan “eşitlik ve özgürlük” fikirleriyle yetiştirilmiş evrensel değerlere sahip bu gençler, yeterince “milliyetçi” ya da “dindar” değiller diye eleştirilmişler. Bu eleştiriler, “komunist” suçlamaları ile doruğa ulaşınca bu aydınlanma ateşi söndürülmüş.

Köylerimizde ne bir tiyatro var bugün, ne dünya klasikleri, ne de eleştirel düşünce. Köy ağaları, toprak sahipleri ve muhafazakar çevreler Atatürk’le başlayan “Türk Aydınlanma” sını söndürmüşler. Öğrencilerin kurdukları matbaa, şimdi mescit olmuş. Güzel Sanatlar binası, Açık hava tiyatrosu ve sınıflar çürümeye terkedilmiş.

Artık komünizm tehlikesi kalmadığını ve cahillikle yoksulluğun ülkemizde hala baki olduğunu göz önüne alırsak, kendi kendini çevirerek köylerimizi aydınlatacak olan bu enstitülerin yeniden kurulmamasına bir gerekçe gösterilebilir mi?

O zaman bizi daha da üzen şu yadsınamaz gerçeğe ulaşıyor insan: eleştirebilen, kulluğu değil “eşitlik ve özgürlük ” ile evrensel değerleri kendilerine ışık seçen böyle aydınlık bireyleri hazmedebilecek Atatürk gibi bir liderin bir daha kolay kolay gelmeyeceğini.

Bir solukta okuduğum kitabı bir köşeye koydum. Eğer Köy Enstitülerini yaşatabilseydik, olabilecek olan 2007 yılının Türkiye’sini hayal ederek kendimi avutmaya çalıştım; sonsuz bir mutluluktu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Köy Ensttitülerini kapatarak köylerimin, Anadolumun kollarını, kanatlarını kırdılar. Tonguç Babayı anlatan bir kitabın özetini yayınlıyorum. "Bir kitap, bir yazar, bir okur" başlıklı günlüğümden başlayarak okuyabilirsiniz. Ben de ağlaya ağlaya okumuştum... Ağlaya ağlaya da yazıyorum. Saygılarımla..

Haluk Seki 
 22.10.2007 16:22
 

benim lisedeki edebiyat dersi hocam. Ben de köy enstitülerinin torunu sayılan anadolu öğretmen liselilerdenim. Bu hâlimizle farklıyız. O zamankilerin durumu aşikar. Büyük bir zevkti ondan ders amak. Anılarını anlatırdı, imrenerek dinler, gaza gelir kendi okulumuzu da yuvaya döndürme hayalleri kurardık. Genelde başardık da. Sevgiyle kalın...

UygarHyt 
 22.10.2007 15:20
 

Merhabalar; kulluk değil, eşitlik ve özgürlük. Haşaaaaaaaaaa efendim. Nedemek, Sakın ha o sözcükleri kullanmayınız. Başınıza taş düşebilir.bir çok Aydın'na düştüğü gibi

Yapukay 
 22.10.2007 14:14
 

Köy Enstitüleri... Çok isterdim yeniden kurulmalarını. Önce kendi değerlerimizi tanımak ve yaşatmak için... Sonra da evrenseli öğretmek ve aydınlanmak için. En büyük düşmanımızın "cahillik" olduğuna uyanacağımız günlere... İnşallah...

Ayse Gulay Hakyemez 
 22.10.2007 13:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 849
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

İnovasyon, Yapay zeka, Eğitim, İngilizce Öğrenimi ve Girişimcilik konularında çalışıyorum. En büyük ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster