Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '09

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
515
 

Ağrı tedavisi

Ağrı vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, organik bir nedene bağlı olan veya olmayan insanın geçmişteki tüm deneyimlerini kapsayan, hoş olmayan bir duyudur. Akut (ani başlangıçlı) ya da kronik (uzun süreli) olabilir. En çok şikâyetçi olunan ağrılar bel, bacak, diz, boyun ve baş ağrılarıdır. Bunları sırt, omuz-kol ağrıları takip eder.

Ayrıca, yüz ağrıları-nevraljiler, damar tıkanıklığına bağlı ağrılar, kanser ağrıları ile nedeni belirlenemeyen ağrılarda sıkça yaşanır. Akut ağrı genellikle, bir doku hasarının, vücuttaki bir bozukluğun ya da bir hastalığın belirtisi şeklindedir. Bu tür ağrılar, vücudun alarm sisteminin çok önemli sinyalleri, hastanın hekime başvurmasını sağlayan habercilerdir. Doğru tanı için hastanın hikâyesini dinleyip iyi bir muayene gereklidir. Labaratuvar ve radyolojik inceleme akut ağrının kaynağına ulaşmada çok yardımcıdır.

Kronik ağrı ise bir hastalığın belirtisi olmaktan çıkıp kendisi başlı başına bir hastalık haline gelmiştir. 6 aydan uzun sürer. Kronik ağrıya çoğu zaman eşlik eden depresyonla beraber olay bir kısır bir döngüye döner. Kişinin kendisini ve çevresini yoran, bıktıran bir sürece girilir. Sonuç olarak kişinin iş ve toplumsal yaşamındaki aktivitelerini sınırlayan, sürekli çekilen eziyetin yanı sıra ciddi boyutlarda sosyal ve ekonomik kayıplara yol açabilen bir durumdur.

Günümüzde ağrı tedavisinde ağrı kesici kullanımı çok yaygındır. Kontrolsüz ve düzensiz bir şekilde kullanılan bu ilaçların birçok yan etkisi mevcuttur. Mide hasarları, karaciğer ve böbreklere verdikleri zararlar bu yan etkilerden en bilinenleridir. Ağrı kesicilerin yetmediği durumlarda girişimsel tedaviler, fizik tedavi veya cerrahi yöntemler uygulanabilir. Kronik ağrı tedavisinde girişimsel yöntemler, anesteziyolojinin çok özel bir alanını oluşturur. Ağrıyı ileten sinir liflerinin blokajı sağlanarak zahmetsiz, kolay ve etkili bir şekilde ağrısızlık sağlanır. Anestezi uzmanları tarafından yapılan, ağrıyı ileten sinirlerin blokajını sağlayan bu yönteme kliniğimizde akupunktur, nöralterapi ve ozon tedavileri de eklenmiştir. Biraraya getirilen tüm bu yöntemlerle ağrı daha ilk uygulamada hem de saniyeler içinde tedavi edilebilmektedir. Kalıcı bir tedavi içinse birkaç seans gerekmektedir. Birçok bel ve boyun fıtığı, diz kireçlenmesi, fibromyalji, migren, romatizmal ağrılar, kanser ağrıları gibi birçok kronik ağrı minimal invazif teknikler, ozon injeksiyonları ve akupunktur (lazer akupunktur, elektroakupunktur...) ile çok iyi seviyede tedavi edilebilmektedir. Unutmayalım ağrısızlık en estetik yaşam biçimidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bölgesel kestiğiniz ağrılar yaklaşık ne kadar zaman sonra geri dönme ihtimali var? Eğer tekrar geri dönerse şiddeti tekrar eskisi kadarmı olur?Teşekkür ederim

pinar koçan 
 29.12.2009 14:19
Cevap :
Yaptığımız tedaviler sadece ağrıyı gidermekle kalmaz. Varolan kemik ve kıkırdak harabiyetlerini önleyici niteliktedirler. Ancak kronik hastalıklarda kişinin problemleriyle doğru orantılı olarak belirli aralıklarla tedaviyi devam ettirmek gerekir. Kronik hastalıklar kanser ağrıları, romatizmal ağrılar gibi ağrılardır.  29.12.2009 23:34
 

Ben pınar.Dr.Sevda Tan ile aynı klinikte çalışıyorum.Beraber çalışmaya başlayalı çok uzun zaman olmadı ama yaşadıklarım ve tanık olduğum olaylar mucize gibi.Ağrı tedavilerinde harikalar yaratan bir doktor kendisi.Kliniğe iki kişi yardımıyla gelip sonra koşarak giden hastalara bizzat kendim şahit oluyorum ve bu kadar kısa zamanda bu nasıl oluyor diye şaşırıyorum.Özellikle yaşlı hastalar.. Klinikte çalışmaya başladığım ilk günlerde Sevda Hanım da bir keramet var diye düşündüğüm bile oldu.Bence gerçekten keramet Sevda Hanımın aklında, ellerinde ve uyguladığı yöntemlerde.Dr.Sevda Tan gibi mucize bir insan ve alanında çok iyi bir uzman varken sorarım size; BOŞUNA AĞRI ÇEKMEK NİYE?

pinar koçan 
 29.12.2009 14:15
Cevap :
Teşekkürler Pınar. Ağrı kesmek tanrı sanatıdır demiş Sokrat. Bu sanatı icra etmeye sizlerinde desteğiyle devam edeceğim. Sevgiyle kalın.  29.12.2009 23:26
 

annemin diz ağrıları çok fazlaydı ve yürürken uyurken çok rahatsız oluyordu. Dr.sevda hanıma getirdim ve yaptığı ozon tedavisi annemi çok rahatlattı. şimdi ağrı olmadığı için çok rahat yürüyebiliyor ve uyuyor. Sevda hanıma çok teşekkür ederiz

pinar koçan 
 29.12.2009 11:07
Cevap :
Bel, boyun ve diz ağrılarında Algoloji, Nöralterapi, Ozonterapi ve tabiiki Akupunktur tedavisini kombine kullanmaktayım. Sonuç gerçekten herkes için yüz güldürücü. Teşekkürler.  29.12.2009 23:29
 

Çok saygı duyduğum bir branşınız var, tebrik ederim. Milliyet Blogküre'ye hoş geldiniz efendim. Selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 27.12.2009 16:14
Cevap :
Teşekkürler. Bilgilendirme yazılarım devam edecektir.  27.12.2009 20:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 1202
Kayıt tarihi
: 25.12.09
 
 

1968 Erzurum doğumluyum. Tıp öğrenimi ile Anestezi-Reanimasyon-Algoloji (ağrı bilimi) ihtisasımı U.Ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster