Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '07

 
Kategori
Hızlı Tüketim
Okunma Sayısı
746
 

Ah! Bu tv dizileri

Ah! Bu tv dizileri
 

Bir zamanlar Brezilya dizileri, genellikle hanımları, ekrana kilitlerdi. Sonra Dallaslı, Jeyar’ lı, Kaçaklı dizilerin heyecanlı bölümlerinde, sokaklar tenhalaşırdı. Niye kendimiz kendi kültürümüze uygun diziler yapıp bu el dizilerinden kurtulmuyoruz ki şikayetlerimiz başladı.

Özel kanallar bollaşınca da, yerli dizilerden geçilmez oldu. Kanallarımızda bir dizi furyası başladıki akla ziyan. Seksenin üzerinde dizi sürüp gidermiş.

Bir toplumun kültürü; gelenek ve göreneklerinin bozulmadan nesilden nesile aktarılmasıyla devam edeceği bilinen bir gerçektir.. Reyting uğruna dejenere yaşam öykülerini devamlı izleyen bireylerin şuuraltına yeni olgular eklenecektir. Yaşamın temel doğruları, dizilerde çarpıtılıp, çarpıtılıp önümüze sürülmektedir. Allahın bile yaratmadığı ve yaratmayacağı sanal tipleri seyretmekteyiz. Toplumun nesilden nesile genleri ile gelen ezberi bozulmaktadır. Aklın ve vicdanın kabul etmiyeceği karakter tipleri oluşturulmakta. Toplum vicdanının temel doğrularıyle örtüşmeyen karekterlerden kahramanlar üretilmektedir.

Dizinin bir bölümünde, dizinin kahramanının, pırasa doğrar gibi yirmi kişinin canını aldığını seyrediyoruz. Kötüler zaten hep patır, patır adam öldürmekte. Ölenin öldürenin hesabı belli değil. Eski kovboy filimlerinde bile bu kadar katliam olmazdı. Adam öldürmenin, ölmenin kolay işlerden olduğu kanaatı, gençlerin beyninde yavaş, yavaş yer etmesine sebeb olduğu gerçeği, inkar edilemez. Kültürümüzde pek rastlanmayan aşk, güç ve parasal entrikaların, yeni eğitim sahaları ve kötü tohumlar ekilen tarlaların kazanılmasına da katkı sağlamaktadır.

Geri zekalı, aklı kıt karekterler toplumumuzda pirim yapıyor olmalıki, bir komedi dizisinde bir çift var, hanım despot, kocanın aklı beş yaşındaki çocuk kadar. Arkadaşının nişanlısı hanım ise dört yaşındaki çocuk kadar bile zekaya sahip değil.. Zeka noksanlığı sebebiyle sağlık yardımı alması gereken kişilerin devamlı ayni karekteri oynamasının ne kadar komikliği kalır ve seyredilir tarafı kalır. Kalır diye düşünen yapımcılar; izleyiciyi de yarattıkları o tiplerin yerine koymuş olmalılar.

Kimi birbirinin tekrarı,kimi kendi tekrarı, çoğunluğu REYTİNG UĞRUNA, kendi kültürüne ters düşen konular ve karekterlerin dizi furyasında en çok çocuklar etkilenecektir. Bir düşünür ’’ ÇOCUKLAR DONMAMIŞ BETON GİBİDİR, üzerlerine ne düşerse izi kalır ’’ demiş ki doğruluğu tartışılamaz. Şuça meyilli karekter yapısındakilere devamlı ilham kaynağı olmaktalar... Bütün mankenlerin oyuncu olduğu,iki dizide meşhurlar sırasına geçip, Televole medyasında baş köşeye oturma olayları bize mahsus olup, bir konu yetmez.!!

Toplumumuzda; bir kadını hem soyup, hem tecavüz edip hemde öldüren genç suçlulara eski zamanlarda rastlanıldığı pek duyulmamıştır. Şimdi olaylar liselere kadar yayıldı.

" Her şey önceden söylendi, kimse dinlemediği için her şeye yeniden başlamak gerekiyor ’’ demiş Andre Gide. Güzel söylemişte, insan yaşamında olsun, toplum yaşamında olsun yeniden başlamak zamanı heba etmekten başka nedir ki?.

Vasfi Ayaz

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 551
Kayıt tarihi
: 12.12.06
 
 

Yedi iklim beş deniz dolaşmış emekli bir denizciyim, şiiri, edebiyatı .tasavvuf ve klasik Türk musik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster