Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
330
 

Ah! Mona Lisa!

Ah! Mona Lisa!
 

Söze nereden nasıl başlayayım bilemedim. Dün akşam kafamı uzun zamandır meşgul eden  bir soruya bir anda cevap buldum. Nasıl mı? Sadece bir filmle…

“Özel Bir Kadın” ile kendisini bizlere sevdiren Julia Roberts’in başrolde olduğu MONA LISA GÜLÜŞÜ…

Muhafazakar düşünce ile barışık olamadığımdan ve gelenekçi kurallarla eğitim almayı reddettiğimden bu sıra dışı kadına hayran kaldım. Büyüklere sevgi ve saygıda, insanlıkta, kardeşlikte gelenekçi olmaktan yanayım.

Akademik başarısıyla ün yapmış bir kız kolejinde işe başlıyorsunuz. Öyle her öğretmeni bu koleje de almıyorlar. Büyük bir hevesle işinize başlıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. İzledikçe yanıldığımızı görüyoruz. O en kaliteli eğitimlerin ve başarının sadece bir amacı var. Başarının tek ölçütü ne kadar iyi bir evlilik yaptığınız. Gelişmiş ülkelerde böyle bir düşünce olduğuna inanmak istememişimdir. Sanırsınız ki bu tür düşünce  yapısı sadece gelişmemiş ülkelerde olur. Skolastik Düşünce hala günümüzde de devam etmekte. Bu sıra dışı kadının tek isteği öğrencilerine şunu göstermek. Evlenmenizde problem yok. Okurken de evlilik yapabilirsiniz. Ne evlilik okumanıza engel ne de okumak, evlilik yapmanıza ve çocuklarınız olmasına. Bir senenin sonunda kadına bu okulda kalmak istiyorsa eğer, bir takım kurallara uymak şartıyla okulda kalabileceği yazılı olarak bildiriliyor.

Ve kadın tabi ki gidiyor arkasında onun gibi düşünmeye başlayan sağlıklı beyinler güzel yürekler bırakarak. Son sahnesi gerçekten güzeldi. İzlenmeye değerdi…

Görünüşte kaybetmek, derinde kazanmak...

Bu konu üzerinden çalışan ve üreten kadının daha sağlıklı bireyler yetiştirdiğine değinmek istiyorum.

Bazı bazı iş hayatından bunalıp, evde oturup çocuğuma bakayım dediğim zamanlar da olmuyor değil hani. Kızım, bazen ‘Hep evde kal annecim hep diye’ ağlıyor. Haftasonu gün boyu anlaşıp da herhangi bir konuda uzlaşamadığımızda ise;

 ‘Annecim bence sen çalışmalısın’ diyor…:)

Çalışmaya alışmış biri olarak evde durmak bana göre değil. Hayat şartları ve zamanın aleyhimize işlemesi, çalışmayı maalesef zorunlu kılıyor. Yine de her şeyin kişiliğimizle ve hayata bakışımızla ilgili olduğunu düşünüyorum.

Yolumuzu düşünceleriyle aydınlatan öğretmenlerimize buradan selam ediyorum.

Ne evlilik okumanıza engel ne de okumak, evlilik yapmanıza ve çocuklarınız olmasına…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 278
Kayıt tarihi
: 02.07.11
 
 

1980 yılının buhranlı Ankara' sında gözlerimi dünyaya açmışım. Babamın işi nedeniyle çocukluk yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster