Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
553
 

Ah! Sevgili ülkem....

Ah! Sevgili ülkem....
 

Senin üzerinde doğduk. Senin topraklarında koşturduk henüz büyümemiş, çocuk ayaklarımızla. Analarımız senden gelen şifa ile emzirdi bizi. Babalarımız Doktordu, subaydı, öğretmendi; sancak gibi taşıdılar üniformalarını. Senin havanı çektik ciğerlerimize, senin suyundan içtik. Çöpteki kedin, sokaktaki köpeğin, kırlardaki kınalı kuzuların ne güzeldi!

Kızların vardı bakmaya doyulamayan. Evlatların yiğit, delikanlıların karanfil bıyıklı, kızların nazlı. Her sabah al bayrağa bakıp söyledik marşımızı, bazen gözlerimiz buğulanırdı. Öyle oluyordu, birden ağlıyorduk senin marşlarını söylerken. Seviyorduk bu ülkeyi. Kutsaldı her karışı, atalarımız seyrederdi bizi yüksek bir yerlerden hissederdik. Gençtik, sevdalıydık, delikanlıydık.

Herkese yetecek denizin, balığın, suyun vardı. Kardeştik. Komşumuz kürt, yengemiz çeçen, arkadaşımız romandı. Seviyorduk bir ekmeği bölüşmeyi. Gök masmavi, aşk kıpkırmızı, sevda pespembeydi. Kavga nedir bilmiyorduk, bütündük, birdik; neden bölünecektik? Büyüyecek ve sana adayacaktık hayatımızı. Her şey daha iyi olsun diye. Akşamları eve yorgun ama mutlu dönmek için.

Çok büyük bir imparatorluğun mirasçısıydık. Atalarımız heybetli, şanlı insanlardı. Ama unutturdular tarihimizi bize. Matematiği modern yaptılar. Türkçe’yi ingilizce’den daha değersiz kıldılar. Kolejler kuruldu kendi ülkemde. Ve o kadar emekten sonra o çocuklar yaban ellere hizmet etmeye gittiler. Anadolu kavruk, boynu bükük, doktorsuz kaldı. Doktor olsun diye yetiştirilen çocuklar, hazır Doktor olup, elin Amerikalısına kaldı.

Biz kızlara bakınca yanaklarımız elma gibi kızarırdı. Kızlar, yanlış bakana okka gibi laf sallardı. Artık, Televizyon’larda Amerikan filmleri, dizileri. Bizi başka bir şeye benzetmeye çalışan kalem oynatıcıları. Liselerde kızları filme almalar, okullarda uyuşturucu satan kantinler. Benzemiyor sanki bize bu çocuklar, hatadan dönme şansımız var mı?

Bizi bize kırdırdılar. Fakir ve yoksul bırakıldık. Okullarımız eski, yollarımız çarpık, arabalarımız yabancı oldu. Uçağımızı, silahımızı yaptırmadılar bize. Darbeler Amerikan’cı, gençler rockçı, ruhumuz aymazcı oldu.

Ah! Benim sevgili ülkem. Senin nazlı yanağını kıskanıyorlar. Evlatlarının mutlu, şehirlerinin huzurlu, Müslümanların ve Türklerin güçlü olmasını istemiyorlar. İçimizdeki hainler, dışımızdaki hainler salkım saçak.

Seni çok seviyoruz inan buna. Hiçbir ülkeyi hiçbir milletin sevmediği kadar çok. Uğruna bu kadar yiğidin öldüğü, uğruna bu kadar çok bebenin öksüz kaldığı, kadınları otuz yaşında dul kalmış , tüm hayatı yüklenmiş başka bir ülke yoktur. Ağlamak güzeldir, ağlıyoruz bazen. Buğulu camların ardında bir resme sarılmış kadınlar ağlıyor. Ocakta fokurdayan su, suyun içinde patates, odada birbirine sarılıp uyumuş iki çocuk. Ağlıyoruz bazen. Zenginler istedi diye bizim hızlı trenlerimiz yok. Onun yerine her yer otobüs, kamyon. Ve daha bugün öldü 33 tane fidan, tren yerine otobüse bindikleri için. Senin uğrunda ölenleri şehit saymıyorlar ‘’kader’’ diyelim diye. İstiyorlar ki senin uğrunda ölmek olmasın, kaçsın insanlar . Kaç kere yanıldılar sen de biliyorsun ya!

Ama devran dönecek bir gün. Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak. Hesabı yazılı bir yerde uyurken öldürülmüş üniversiteli çocukların. Gece, sınırda göğsünden vurulmuş Mehmetçiğin kanının hesabı; yazılı mıh gibi alnımızda. Bize açlığı, fakirliği layık görenlerin yüzü; aklımızda yazılı. Bankalarımızı soyan, ülkeyi soyan şerefsizlerin isimleri defterlerde yazılı.

Biraz vakit, biraz sabır belki. Bu çocuklar yani geleceğimiz değiştirecek inşallah bu oyunu. Nazlı ülkem, gül biraz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yitilen zamanlar geri gelir mi,değişir mi bu düzen?Hala köklerimiz bu toprakta sımsıkı dururken devrilen fidanların yerine binlerce filiz gelir belki değil mi?

Ufaklık 
 17.04.2007 12:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 187
Toplam yorum
: 702
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1240
Kayıt tarihi
: 02.10.06
 
 

İyiye ve güzele götürmeliyiz Dünyayı. Sürekli daha çok kazanmak, daha yukarıdan bakmaya çalışmak,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster